İçeriğe geç

Sessiz Küller

Bölüm 20 · 2 dk okuma

Sessiz Küller

Bölüm 20

20. Bölüm

~Yıkılan Sığınaklar~

Hastanede yaşanan geceden sonra devlet, "Karanlık Çember" örgütüne karşı cumhuriyet tarihinin en büyük süpürme operasyonunu başlattı. Ancak örgütün hapisdeki kurucusu Kartal, son kartını oynamaya hazırlanıyordu.

Musa Müdür cezaevinde özel bir hücrede tutuluyordu. Fakat Kartal’ın cezaevindeki nüfuzu sayesinde Musa Müdür bir gece hücresinde ölü bulundu. Kartal, konuşmasından korktuğu eski ortağının biletini kesmişti.

Eren ve Leyla ise artık emniyet bünyesinde kurulan özel bir intikam ve adalet timinin başına getirilmişlerdi. Eren’e resmi rozeti ve silahı iade edilmişti. Ancak Eren için rozetin bir anlamı yoktu; o sadece bu kâbusun son perdesini kapatmak istiyordu.

Eren, emniyetin toplantı salonunda dev ekrana bakıyordu. Ekran üzerinde Kartal’ın cezaevinden kaçış planı ve örgütün son sığınağı olan Kızıl Köşk’ün krokisi duruyordu.

"Kartal yarın sabah sağlık sorunları gerekçesiyle tam teşekküllü hastaneye sevk edilecek," dedi Leyla ekrana bakarak. "Yolda nakil aracına saldırıp onu kaçıracaklar."

Eren masaya yaslandı: "Kaçırmalarına izin vereceğiz."

Salondaki diğer polisler şaşkınlıkla baktı.

"Nasıl yani Komiserim?" dedi genç bir polis. "Kartal’ın kaçmasına izin mi vereceğiz?"

"Kartal kaçtığını sanacak," dedi Eren, gözlerinde keskin bir zekayla. "Onu izleyeceğiz. Bizi örgütün ana merkezine, Kızıl Köşk’e götürmesine izin vereceğiz. Yıllardır bu şehri zehirleyen o yılanın inini tamamen yakacağız."

Leyla Eren’in yanına geldi: "Bu çok tehlikeli Eren. Kartal felçli falan değil. Bütün bu felç raporları sahteydi. O hâlâ son derece tehlikeli bir canavar."

"Biliyorum Leyla," dedi Eren. "Ama benim kaybedecek bir şeyim kalmadı demiştim ya... Artık korumam gereken tek şey sen ve bu şehrin geleceği."

Eren ve Leyla, gece yarısı gizli operasyon için hazırlandılar. Çelik yeleklerini giydiler, uzun namlulu silahlarını aldılar.

Ancak operasyondan önce Eren, Ceylan’ın mezarına gitti. Mezardaki taze toprağa dokundu, cebinden çıkardığı siyah karanfili toprağa bıraktı.

"Az kaldı güzelim..." dedi Eren fısıltıyla. "Seni vuran elleri, bu oyunu kuran zihinleri tamamen yok etmeme az kaldı. Ağabeyin sözünü tutacak."

Leyla arkasında durmuş, sessizce dua ediyordu.

İki kahraman, son sığınakların da yıkılacağı, geri dönüşü olmayan o büyük savaşa doğru yola çıktılar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.