Hayatımda yaşayabileceğim en saçma andı. Sormam gereken sorular vardı, Allarick denen bu adamdan gerçekten birşeylerin cevabını almalıydım. Elindeki kılıç ne içindi, üstünde neden bu kadar kan lekesi vardı, savaştan çıkmış gibi görünüyordu. "Sakıncası yoksa neden elinde bir kılıçla karşımda dikiliyorsun?" dedim bir anda bu gerçekten biraz kabacaydı. "Hanımefendi ben bir avcıyım, senin gibileri korumak için canla başla savaşıyorum." açık konuşacağım gerçekten bu kadar sert beklemiyordum, yüz ifadesi ve sesi ciddileşmişti. Ayrıca senin gibileri derken ne demek istemişti?
"Hadi ama, hiçbir bok anlamıyorum. Neyin avcısı olduğunu düzgün bir şekilde anlatsan ölür müsün?" dedim. Çok içtendi, ama gerçekten hiçbir şey anlamamıştım. " Neden bu kadar detay istiyorsun, senin gibiler neden böyle? Ayrıca savaştan yeni çıkan birine bu kadar çok soru sorma. " dedi ve ekledi" Ben ruh avcısıyım, senin gibi mal mal oturanları korumak için götümüzü yırta yırta savaşıp çalışıyoruz. " Neden bu kadar kırıcı sözler söylemişti. Gerçekten sinirimi çok pis bozmuştu."Pardon beyefendi ama ben sizin münecciniz değilim, hayatımda ilk defa duyduğum bu 'avcı' şeysini bana daha kibar bir şekilde anlatabilirsiniz." PİÇ KURUSU
"Hanımefendi anlatmamı okadar istiyorsanız dinleyin, bizim avcı olduğumuz şeyler aslında intikam için ruhlarını mavi yasunlu kabuklara saklayan o ruhları yok etmek. Aksi takdirde bütün insanları tüketirler. Bu ruhlar cinayet mağdurlarının ruhları. Anlatabildiysem ne mutlu bana"
Nasıl yani belki de benim kardeşimde bunlardan biridir diye heyecanlanmıştım hayatımda yaşama amacım sadece ölen kız kardeşimin ruhunu yaşatmaktı. Ama sorun kardeşim bir canavarımsı birşeydi. Ama değerdi. Bende avcı olacaktım, ne kadar zor olursa olsun kardeşimi tekrar görmek için canımı verirdim, o bir kabukta ruhtu ama ben onun ruhunun canavarlaşmış halini bile tekrar görmek için herşeyi yapardım.
