İçeriğe geç

SESSİZ GÖZLER | DARK ROMANCE

Bölüm 6 · 4 dk okuma

SESSİZ GÖZLER | DARK ROMANCE

Bölüm 6

Emily

~

.

.

.

Gece yarısına birkaç dakika kalmıştı.

Maya, arabanın camından dışarı bakıyordu.

Yağmur yeniden başlamıştı.

George direksiyondaydı.

İkisi de konuşmuyordu.

Terk edilmiş binaya yaklaştıkça Maya’nın içindeki huzursuzluk artıyordu.

Birkaç dakika sonra bina karşılarında belirdi.

Maya derin bir nefes aldı.

“Buraya tekrar gelmek gerçekten iyi bir fikir mi?”

George arabayı durdurdu.

“Hayır.”

Maya ona baktı.

“Güzel. En azından bunu kabul ediyorsun.”

George hafifçe gülümsedi.

“Ama başka seçeneğimiz yok.”

Arabadan indiler.

Binanın kapısı bu kez açıktı.

Maya durdu.

“Daha önce kapalıydı.”

George kapıya baktı.

“Biliyorum.”

İçeri girdiler.

Telefonlarının ışığı dışında hiçbir şey görünmüyordu.

Maya bir anda yerde bir şey fark etti.

Küçük bir anahtar.

Eğilip aldı.

Anahtarın üzerinde bir numara vardı.

17

George anahtara baktı.

“Bunu daha önce görmedim.”

“Belki de bizim için bırakıldı.”

George cevap vermedi.

Üst kata çıktılar.

Koridorun sonunda daha önce görmedikleri bir kapı vardı.

Kapının üzerinde 17 yazıyordu.

Maya anahtarı kilide yerleştirdi.

Kapı açıldı.

Oda tamamen boştu.

Ortada yalnızca eski bir masa vardı.

Masanın üzerinde bir zarf duruyordu.

Zarfın üzerinde tek bir isim vardı.

Maya

Maya’nın kalbi hızlandı.

George elini uzatıp zarfı almak istedi.

Maya onu durdurdu.

“Hayır.”

Zarfı kendisi aldı.

İçinden eski bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta küçük Emily vardı.

Yanında ise başka bir çocuk duruyordu.

Maya fotoğrafa dikkatlice baktı.

“Bu George değil.”

George fotoğrafı eline aldı.

Yüzü bir anda değişti.

“Bu...”

“Kim?”

George cevap vermedi.

Fotoğrafın arkasını çevirdi.

Orada bir tarih ve bir isim yazıyordu.

Daniel

Maya kaşlarını çattı.

“Daniel kim?”

George’un yüzündeki ifade sertleşti.

“Kuzenim.”

Maya bir şey söyleyecekken odanın dışından bir ses geldi.

Kapı yavaşça kapandı.

Maya ve George birbirlerine baktılar.

George hemen kapıya yöneldi.

Kapı kilitlenmişti.

Maya’nın nefesi hızlandı.

“George...”

“Geri çekil.”

George kapıyı zorlamaya çalıştı.

Tam o sırada odadaki eski televizyon çalışmaya başladı.

Ekran önce karıncalandı.

Sonra bir görüntü belirdi.

Emily.

Maya’nın gözleri büyüdü.

Emily kameraya bakıyordu.

Ve birkaç saniye sonra konuşmaya başladı.

“George, eğer bunu izliyorsan beni hâlâ arıyorsun demektir.”

George olduğu yerde dondu.

“Emily...”

Kayıttaki Emily devam etti.

“Bana inanmadın.”

George’un gözleri doldu.

“Çünkü sana söylemem gereken şeyi söyleyemedim.”

Görüntü birkaç saniye kesildi.

Sonra Emily tekrar göründü.

“Beni arıyorsan, ailemize güvenme.”

Ekran karardı.

Kapı bir anda açıldı.

Koridor boştu.

George dışarı çıktı.

Maya peşinden gitti.

Ama George birkaç adım sonra durdu.

Yerde yeni bir fotoğraf vardı.

Fotoğrafta Maya vardı.

Bu kez fotoğrafın arkasında tek bir cümle yazıyordu:

“Sıradaki kişi sensin.”

Maya fotoğrafı elinde tutarken konuşamıyordu.

George fotoğrafı aldı.

Yüzündeki öfke artık saklanamayacak kadar belirgindi.

“Bunu yapan kişiyi bulacağım.”

Maya ona baktı.

“Ya seni bulmadan önce bizi bulursa?”

George cevap vermedi.

İkisi binadan ayrıldı.

Ama eve dönmediler.

George, Maya’yı şehrin dışındaki küçük bir eve götürdü.

Maya içeri girdiğinde etrafa baktı.

“Burası neresi?”

“Güvende olduğum yer.”

“Senin mi?”

“Hayır.”

Maya şaşkınlıkla ona baktı.

“Peki kimin?”

George cevap vermedi.

Salondaki masaya yöneldi.

Üzerinde onlarca fotoğraf ve dosya vardı.

Maya yaklaşıp fotoğraflara baktı.

Emily.

Yıllar boyunca çekilmiş fotoğraflar.

Farklı şehirler.

Farklı tarihler.

Ama bir şey dikkatini çekti.

Fotoğrafların bazıları Emily kaybolduktan yıllar sonrasına aitti.

Maya bir fotoğrafı eline aldı.

“George...”

“Ne?”

“Bu fotoğraf kaç yıl önce çekilmiş?”

George fotoğrafa baktı.

“Üç yıl önce.”

Maya’nın gözleri büyüdü.

“Yani Emily üç yıl önce hâlâ hayattaydı.”

George başını salladı.

“Evet.”

“Peki neden kimseye söylemedin?”

George sessiz kaldı.

Maya ona döndü.

“George?”

“Çünkü onu bulduğumda bana bir şart koştu.”

“Ne şartı?”

George’un gözleri Maya’nın gözlerine çevrildi.

“Kimseye güvenmememi söyledi.”

Maya’nın sesi yumuşadı.

“Sen ona güvendin.”

“Evet.”

“Peki şimdi nerede?”

George masanın üzerindeki son dosyayı açtı.

İçinden bir adres çıktı.

Maya adrese baktı.

“Burası neresi?”

“Eski bir hastane.”

Maya şaşkınlıkla ona baktı.

“Emily orada mı?”

George başını kaldırdı.

“Bilmiyorum.”

Tam o sırada kapının önünden bir araba geçti.

İkisi de sustu.

Araba birkaç saniye sonra geri döndü.

George perdeyi hafifçe araladı.

Arabanın içinde birini gördü.

Sonra perdeyi kapattı.

“Maya.”

“Ne?”

“Buradan çıkmamız gerekiyor.”

“Niye?”

George cevap vermeden masadaki fotoğraflardan birini Maya’ya uzattı.

Fotoğrafta aynı araba vardı.

Ve fotoğrafın altında bir tarih yazıyordu.

Bugün.

Maya’nın yüzü soldu.

“Bizi bulmuşlar.”

George kapıya yöneldi.

Maya arkasından yürüdü.

Ama kapıyı açmadan önce George durdu.

“Maya.”

“Nee!?”

“Bundan sonra ne olursa olsun bana inanma.”

Maya şaşkınlıkla ona baktı.

“Ne demek istiyorsun?”

George gözlerini kaçırdı.

“Çünkü sana anlatmadığım bir şey daha var.”

Maya’nın kalbi hızlandı.

“Ne?”

George kapının kolunu tuttu.

“Emily kaybolduğu gece yalnız değildi.”

Maya dondu.

“Kim vardı yanında?”

George yavaşça ona baktı.

“Ben.”

Ve o anda dışarıdan bir ses duyuldu.

Kapı kolu hareket ediyordu.

Birisi dışarıdaydı.

George Maya’ya baktı.

Maya ise ilk kez onun gözlerinde korkudan daha güçlü bir şey gördü.

Pişmanlık.

.

.

.

.

Okuduğunuz için teşekkür ecderim.

Yazım hataları varsa lütfen mazur görün.

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.🫶🏻

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.