~
.
.
.
Maya birkaç saniye boyunca George’un yüzüne baktı.
Küçük kızın fotoğrafı hâlâ elindeydi.
George’un kız kardeşi.
Kaybolmuştu.
Ve George o gece terk edilmiş binadaydı.
Maya’nın zihninde parçalar yavaş yavaş birleşmeye başlıyordu.
Tam konuşacakken koridordan hafif bir ses geldi.
Bir ayak sesi.
Maya başını kapıya çevirdi.
George da aynı anda sustu.
İkisi birbirine baktı.
George’un yüzündeki ifade bir anda değişti.
Sakinliği gitmişti.
“Burada kal.”
Maya şaşkınlıkla ona baktı.
“Ne?”
George kapıya doğru ilerledi.
“Burada kal, Maya.”
Kapıyı açtı.
Koridor boştu.
Ama yerde küçük bir şey vardı.
George eğilip onu aldı.
Siyah bir eldiven.
Maya kapıya yaklaştı.
“Kimdi?”
George eldivene bakarken cevap vermedi.
Maya onun elindeki şeyi gördü.
“Bu sana mı ait?”
“Hayır.”
George eldiveni çevirdi.
İç kısmında küçük beyaz bir harf vardı.
W
Maya kaşlarını çattı.
“Walker.”
George başını kaldırdı.
“Hayır.”
Sesi bu kez çok daha ciddiydi.
“Bu, benim ailemin baş harfi.”
Maya’nın içi ürperdi.
“Yani?”
George eldiveni cebine koydu.
“Yani biri bana geçmişimi hatırlatmaya çalışıyor.”
Maya ona baktı.
“Belki de sana değil.”
George sustu.
Maya devam etti.
“Belki bana.”
George’un bakışları Maya’nın üzerinde durdu.
“Sen neden böyle düşünüyorsun?”
“Çünkü beni de o binada gördü.”
George bir adım yaklaştı.
“Ve seni gördüğünü biliyor.”
Maya’nın kalbi hızlandı.
“Kim?”
George cevap vermedi.
Bunun yerine odadaki fotoğraflara baktı.
“Buradan çıkmalıyız.”
“Hayır.”
Maya başını iki yana salladı.
“Artık kaçmayacağım.”
George ona baktı.
“Ne yapacaksın?”
“Gerçeği bulacağım.”
George hafifçe gülümsedi.
Ama bu gülümsemede eğlence yoktu.
“Seni durdurmam gerektiğini söylemem gerekirdi.”
Maya kaşlarını çattı.
“Ama söylemeyeceksin.”
“Hayır.”
George kapıya yöneldi.
“Çünkü artık sen de bu hikâyenin içindesin.”
Maya peşinden çıktı.
Koridorda ilerlerken okulun ışıkları bir anda söndü.
Maya irkildi.
“George?”
“Buradayım.”
Karanlığın içinde George’un sesi sakin geliyordu.
Sonra telefonunun ışığı açıldı.
George’un yüzü aydınlandı.
Maya tam rahatlayacakken karşı duvardaki camda bir gölge gördü.
Birisi onları izliyordu.
Maya dönüp baktığında koridor yine boştu.
George da görmüştü.
Bu kez hiçbir şey söylemedi.
Sadece Maya’nın bileğini tutup onu koridorun diğer tarafına çekti.
Maya şaşkınlıkla ona baktı.
“Ne yapıyorsun?”
“Buradan gitmelisin.”
“Sen?”
“Ben hallederim.”
Maya elini çekti.
“Hayır, George.”
George ona baktı.
İlk kez gözlerinde açıkça korku vardı.
Ama korktuğu şey kendisi değildi.
Maya’ydı.
“Sen anlamıyorsun.”
“Anlat o zaman.”
George bir süre sustu.
Sonunda fısıldadı:
“Beş yıl önce kız kardeşim kaybolduğunda, bunu yapan kişinin hâlâ hayatta olduğunu öğrendim.”
Maya’nın yüzü değişti.
“Ve o kişi seni gördü.”
George başını eğdi.
“Hayır.”
Maya şaşırdı.
George gözlerini ona çevirdi.
“Artık seni de izliyor.”
----
Ertesi sabah Maya okula gittiğinde George ortada yoktu.
Ders boyunca gözleri kapıya takıldı.
Öğretmen konuşuyor ama Maya hiçbir şey dinlemiyordu.
George neden gelmemişti?
Ve daha önemlisi, dün gece kim onları izliyordu?
Ders bittiğinde Maya doğrudan kütüphaneye gitti.
Eski gazeteleri tekrar açtı.
Bu kez George’un kız kardeşini araştırıyordu.
Adı Emily Walker’dı.
Sekiz yıl önce kaybolmuştu.
Maya gazeteleri tek tek incelerken bir fotoğraf buldu.
Fotoğrafta Emily’nin yanında bir adam vardı.
Maya adamın yüzüne baktığında nefesi kesildi.
Adamı tanıyordu.
Çünkü onu daha önce okulda görmüştü.
Müdür yardımcısı.
Maya fotoğrafı elinde sımsıkı tuttu.
“Bu olamaz.”
Tam o sırada arkasından bir ses geldi.
“Sonunda buldun.”
Maya hızla döndü.
George oradaydı.
Ama bu kez yüzünde o sakin ifade yoktu.
“Sen nereden çıktın?”
“Bir süredir buradayım.”
Maya fotoğrafı ona uzattı.
“Bu adam kim?”
George fotoğrafa baktı.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
Sonra sandalyeye oturdu.
“Emily kaybolduğunda bu adam polisle birlikte çalışıyordu.”
Maya’nın gözleri büyüdü.
“Ve sen onun yaptığını mı düşünüyorsun?”
“Ben düşünmüyorum.”
George fotoğrafı masaya bıraktı.
“Ben biliyorum.”
Maya sessiz kaldı.
George devam etti:
“Emily kaybolmadan önce bana bir şey söylemişti.”
“Ne?”
“Birinin onu takip ettiğini.”
Maya’nın kalbi hızlandı.
“Kim olduğunu biliyor muydu?”
“Hayır.”
George başını kaldırdı.
“Ama bana bir isim vermişti.”
Maya bekledi.
“Walker.”
Maya şaşkınlıkla ona baktı.
“Senin soyadın.”
George başını salladı.
“Emily, kendi ailesinden birinin ona zarar vereceğini düşünüyordu.”
Maya yavaşça ayağa kalktı.
“Yani senin ailenden biri?”
George cevap vermedi.
Maya bir anda başka bir şeyi fark etti.
“George?”
“Ne?”
“Sen neden yıllardır ortadan kayboldun?”
George’un yüzündeki ifade değişti.
“Çünkü ben de o gece ortadan kaybolmak zorunda kaldım.”
Maya sessizce onu dinledi.
“Emily’yi bulmaya çalıştım.”
George’un sesi ilk kez kırılmıştı.
“Ve sonunda bir şey öğrendim.”
“Neyi?”
“Emily ölmedi.”
Maya’nın gözleri büyüdü.
“Ne?”
George ayağa kalktı.
“Beş yıl önce herkes onun öldüğünü düşündü.”
Maya nefesini tuttu.
“Ama ben onun yaşadığını gösteren bir kanıt buldum.”
“Ne kanıtı?”
George cebinden eski bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafta terk edilmiş binanın önünde duran bir kız vardı.
Yüzü net değildi.
Ama kıyafetleri seçiliyordu.
Maya fotoğrafa dikkatlice baktı.
Sonra yüzü bembeyaz oldu.
Çünkü kızın boynunda küçük bir kolye vardı.
Aynı kolyeyi dün okulda birinin üzerinde görmüştü.
Müdür yardımcısının boynunda.
Maya başını kaldırdı.
“George?”
George ona baktı.
“Galiba kardeşinin nerede olduğunu biliyorum.”
George’un gözleri karardı.
“Ben de biliyorum, Maya.”
Maya şaşkınlıkla baktı.
“Ne?”
George telefonunu çıkardı.
Ekranda tek bir fotoğraf vardı.
Maya’nın fotoğrafı.
Ama fotoğraf yeni çekilmişti.
Maya’nın yüzü düştü.
“Bu fotoğrafı kim çekti?”
George cevap vermedi.
Telefonuna yeni bir mesaj geldi.
George mesajı açtı.
Tek bir cümle yazıyordu:
“Kardeşini arıyorsan, Maya’yı takip et.”
George’un yüzündeki bütün ifade kayboldu.
Maya mesajı gördü.
“Bu ne demek?”
George telefonunu kapattı.
“Demek ki artık sadece beni değil, seni de kullanıyorlar.”
Maya ona baktı.
“Kim?”
George gözlerini Maya’dan ayırmadı.
“Henüz bilmiyorum.”
Sonra telefonu tekrar titreşti.
Bu kez gelen mesaj çok daha kısaydı:
“Terk edilmiş binaya geri dönün.”
Maya ve George birbirlerine baktılar.
İkisi de aynı şeyi düşünüyordu.
Bu bir tuzak olabilirdi.
Ama George’un yıllardır aradığı cevap belki de oradaydı.
Ve Maya artık geri dönmekten korkmuyordu.
Çünkü bu kez yalnız değildi.
.
.
.
.
Okuduğunuz için teşekkür ecderim.
Yazım hataları varsa lütfen mazur görün.
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.🫶🏻