İçeriğe geç

SESSİZ DOSYA

Bölüm 2 · 3 dk okuma

SESSİZ DOSYA

Bölüm 2

Fısıltılar

Telefonumun ekranına birkaç saniye daha baktım.

"Seni izliyorum."

Yazan kişi hâlâ "Bilinmeyen Numara" olarak görünüyordu.

Parmaklarım buz kesmişti.

Hızla sohbetten çıktım, numaraya bastım. Aradım.

"Aradığınız numaraya ulaşılamıyor."

Kalbim göğsümden çıkacak gibiydi.

Derin bir nefes aldım.

"Saçmalık..." dedim kendi kendime.

"Birisi benimle dalga geçiyor."

Ama içimde garip bir his vardı.

Sanki bu sadece bir şaka değildi.

Telefonu yatağın üzerine bıraktım.

Tam perdeyi kapatacaktım ki karşı apartmanın en üst katında bir gölge gördüm.

Bir insan silueti.

Hiç kıpırdamıyordu.

Bana bakıyordu.

Nefesimi tuttum.

Gözlerimi kırptım.

Bir saniye...

İki saniye...

Üç...

Siluet yok olmuştu.

Perdeyi hızla kapattım.

"Yeter."

Kendi kendime bunu söylemeye çalışıyordum ama sesim bile titriyordu.

Gece boyunca doğru düzgün uyuyamadım.

Her küçük seste irkilerek gözlerimi açıyordum.

Saat tam 03.17 olduğunda telefonum tekrar titredi.

Yeni mesaj.

Bu kez sadece iki kelime yazıyordu.

"Pencereye bak."

Telefon elimden düşecek gibi oldu.

Bakmayacaktım.

Kesinlikle bakmayacaktım.

Ama insanın merakı...

Yavaşça perdeyi araladım.

Sokak bomboştu.

Kimse yoktu.

Tam rahatlamıştım ki...

Karşı kaldırımda siyah kapüşonlu biri duruyordu.

Yüzünü göremiyordum.

Başını yavaşça kaldırdı.

Kalbim duracak sandım.

Bir anda sokak lambası söndü.

Sadece iki saniyeliğine.

Işık tekrar geldiğinde...

Adam yoktu.

Sanki hiç orada olmamıştı.

Perdeyi kapatıp odanın ortasına çöktüm.

Artık bunun normal olmadığını biliyordum.

Sabah alarm çaldığında gözlerimin altı mosmordu.

Annem mutfaktan seslendi.

"Eylül! Okula geç kalacaksın."

"Geliyorum."

Sesimin yorgun çıktığını ben bile fark ettim.

Kahvaltı boyunca telefonu elime bile almadım.

Annem bana baktı.

"İyi misin?"

"Biraz uykusuzum."

"Ders çalışmaktan mı?"

Başımı salladım.

Gerçeği anlatsam bana inanmazdı.

Okula vardığımda her şey normal görünüyordu.

Koridorlar kalabalıktı.

Arkadaşlar gülüyor, öğretmenler sınıflara giriyordu.

Ben ise sürekli arkamı kontrol ediyordum.

Birinin beni izlediğini hissediyordum.

En yakın arkadaşım Duru yanıma geldi.

"İyi misin sen?"

"Evet."

"Yalan söyleme."

"Gerçekten iyiyim."

Duru kaşlarını çattı.

"Gözlerinin altı çökmüş."

"Biraz uykusuzum."

Konuyu değiştirdim.

İlk ders boyunca dikkatim hiç toplanmadı.

Defterime sürekli aynı şeyi çiziyordum.

Bir göz.

Tek bir göz.

Ders bitince defteri kapattım.

O sırada içinden küçük katlanmış bir kâğıt düştü.

Şaşkınlıkla yerden aldım.

Üzerinde tek cümle vardı.

"Bugün eve yalnız gitme."

Bir anda elim titremeye başladı.

Bunu kim koymuştu?

Duru'ya gösterdim.

"Oha."

"Şaka mı bu?"

"Bilmiyorum."

"Kim yaptı?"

Omuz silktim.

İkimiz de sınıfa baktık.

Herkes kendi işiyle meşguldü.

Kimsenin yüzünde garip bir ifade yoktu.

Sanki hiçbir şey olmamış gibiydi.

Okul çıkışında Duru benimle yürümek istedi.

"Tek gitme."

İçimden "Keşke hep yanımda kalsan." diye geçirdim.

Yolda yürürken telefonum yine titredi.

Mesaj.

"Arkadaşın seni koruyamaz."

Kanım dondu.

Mesajın geldiği saniyede etrafıma baktım.

Kimse telefona bakmıyordu.

Kimse beni izlemiyor gibi görünüyordu.

Ama biri kesinlikle biliyordu.

Nerede olduğumu.

Kiminle olduğumu.

Ne yaptığımı.

Eve vardığımda kapının önünde küçük siyah bir kutu duruyordu.

Üzerinde ismim yazıyordu.

Ne annemin ne de babamın.

Sadece benim.

Kutuyu elime aldım.

Çok hafifti.

İçeri girdim.

Annem salondaydı.

"Kapıda biri mi vardı?"

"Hayır."

"Bu kutu?"

"Bilmiyorum."

Annem omuz silkti.

"Aç bakalım."

Kutunun kapağını kaldırdım.

İçinde eski bir fotoğraf vardı.

Yaklaşık on yıl önce çekilmişti.

Fotoğrafta çocukluğum vardı.

Annem.

Babam.

Ve...

Tanımadığım küçük bir kız.

Fotoğrafın arkasında tek bir cümle yazıyordu.

"Onu neden unuttun?"

Fotoğraf elimden yere düştü.

Küçük kızın yüzüne tekrar baktım.

Nedense...

Çok tanıdık geliyordu.

Ama onu nereden tanıdığımı hatırlamıyordum.

O sırada telefonum son kez titredi.

Yeni mesaj.

"Hatırlamaya başlıyorsun."

Ve ekran, ben hiçbir şeye dokunmadan, kendiliğinden karardı.

Bölüm Sonu...

Bölüm sonu

1 yorum