İçeriğe geç

SESSİZ AŞK

Bölüm 13 · 2 dk okuma

SESSİZ AŞK

Bölüm 13

13. BÖLÜM KIRILAN DENGE

13. BÖLÜM KIRILAN DENGE

Sabah uyandığımda ilk işim telefona bakmak oldu.

Ekranda herhangi bir mesaj yoktu.

Bir süre yatağın içinde öylece kaldım. Sonra dün gece yaşananları düşünmeye başladım.

Özellikle de Berk'in o bakışını...

Neden bana öyle bakmıştı?

Telefonumu komodinin üzerine bırakıp yataktan kalktım.

Gün içinde biraz oyalanmış, akşamın gelmesini beklemiştim.

Saat dokuzu geçtiğinde telefonum çaldı.

Ekranda Ateş'in adı yazıyordu.

Aramayı açtım.

"Efendim?"

"Ne yapıyorsun?"

"Evdeyim. Sen?"

"Ben de hazırlanıyorum."

"Bir yere mi gideceksin?"

"Seninle buluşmaya."

Şaşırarak güldüm.

"Benimle mi?"

"Evet."

"Ne zaman karar verdik buna?"

"Şimdi karar verdik."

Sesindeki sakinlikten dolayı yine güldüm.

"Peki nereye gidiyoruz?"

"Yarış alanına."

"Yine mi?"

"Bu sefer yarış yok."

"Ee, ne yapacağız?"

"İkimiz olacağız. Biraz sohbet ederiz."

Bir an düşündüm.

"Tamam."

"O zaman saat onda hazır ol. Seni almaya geleceğim."

"Tamam, bekliyorum."

Telefonu kapattıktan sonra hazırlanmaya başladım.

Saat tam ona yaklaşırken aşağı indim.

Birkaç dakika sonra Ateş'in arabası evimin önünde durdu.

Arabaya bindim.

"Geç kaldın."

"İki dakika."

"İki dakika bile geç."

Ateş gülerek arabayı çalıştırdı.

Yol boyunca biraz konuştuk.

Bu sefer gerçekten sakin bir akşamdı. Yarış, arabalar ya da diğerleri hakkında konuşmak yerine birbirimizi daha yakından tanımaya çalışıyorduk.

Bir süre sonra yarışların yapıldığı alana geldik.

Ateş arabasını kenara çekip durdu.

İkimiz de arabadan indik.

Hava serindi.

Ateş arabanın yanında durup bir şey anlatmaya başladı.

Ben de arabanın kapısına yaslandım.

Bir süre onu dinledim.

Tam o sırada uzaktan bir arabanın sesi duyuldu.

---

Berk'in anlatımıyla

Ben arabamla yarış alanına giriyordum.

Gözlerim ileride duran iki kişiye takıldı.

Naz...

Ve Ateş.

Naz, Ateş'in arabasının kapısına yaslanmıştı. Ateş ise tam karşısında durmuş, onunla konuşuyordu.

Bir süre ne gördüğümü anlamaya çalıştım.

Burada ne işleri vardı?

Ne konuştuklarını duyamıyordum ama onları böyle yan yana görmek hoşuma gitmemişti.

Arabayı biraz ileride durdurdum.

Ellerimi direksiyondan çekip birkaç saniye onları izledim.

Sonra daha fazla beklemeden kapıyı açıp arabadan indim.

Gözlerimi ikisinden ayırmadan yanlarına doğru yürüdüm.

Naz hâlâ beni fark etmemişti.

Ateş ise beni gördü.

Yanlarına geldiğimde Naz başını çevirip bana baktı.

"Berk?"

Cevap vermeden Ateş'e döndüm.

"Siz ne yapıyorsunuz burada, ikiniz?"

Ateş kaşlarını çattı.

"Ne yaptığımızı mı soruyorsun?"

"Onunla ne işin var?"

Naz hemen araya girdi.

"Berk, yanlış anlıyorsun."

Ona baktım.

"Ben gördüğümü yanlış anlamıyorum."

Naz başını iki yana salladı.

"Berk, şu an saçmalıyorsun. Tamam mı? Yeter."

Ateş'e döndüm.

"Sen iyi misin?"

Ateş birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra sakin bir şekilde konuştu.

"Gayet iyiyim. Ama Berk'in iyi olduğundan emin değilim."

Bu cevap sinirimi daha da bozdu.

Bir adım ona doğru yaklaştım.

"Benimle dalga geçmeyi bırak."

Ateş de yerinden kıpırdamadı.

"Dalga geçmiyorum. Sadece önce ne olduğunu öğren diyorum."

Bu cümleden sonra birkaç saniye ona baktım.

Sonra düşünmeden bir adım öne çıkıp yumruğumu Ateş'in yüzüne geçirdim.

Ateş darbenin etkisiyle birkaç adım geriye sendeledi.

Naz'ın sesi arkamdan yükseldi.

"Berk!"

Ateş toparlanıp bana döndü. Yüzündeki sakin ifade gitmişti.

"Sen ne yaptığını sanıyorsun?"

Cevap vermedim.

Sadece ona baktım.

Çünkü biraz önce gördüğüm görüntü hâlâ gözümün önündeydi.

Naz ve Ateş.

Yan yana.

Ve ben bunun neden bu kadar canımı sıktığını kendime bile açıklayamıyordum.

Bölüm sonu

5 yorum