Bölüm 7
Ertesi gün mahallede her şey normal görünüyordu.
Ama Kemal için artık “normal” diye bir şey yoktu.
Sabah erkenden dışarı çıktı.
Hava kapalıydı.
Ceviz ağacının altında kısa bir süre durdu.
Karşı evin önünde hâlâ emlakçının tabelası vardı.
“SATILIK”
Sarı şeritler çoktan kaldırılmıştı.
Ama o ev, hâlâ boş gibiydi.
Sanki içi hiç dolmayacakmış gibi.
Öğleden sonra Murat tekrar geldi.
Bu kez yanında iki kişi daha vardı.
Bir erkek ve bir kadın.
Evi geziyorlardı.
Pencereler açıldı.
Kapılar kontrol edildi.
Gülüşmeler duyuluyordu.
“Çok güzel,” dedi kadın.
“Çok sessiz,” dedi adam.
Murat gülümsedi.
“Mahallenin en sakin evi.”
Kemal bunu duyunca istemsizce pencereye daha çok yaklaştı.
“Sakin…” diye mırıldandı.
Gece olduğunda Kemal uyuyamadı.
Saat gece 02.00’ye yaklaşırken dışarı çıktı.
Sokak bomboştu.
Karşı ev karanlıktı.
Sadece bir sokak lambası yanıyordu.
Kemal birkaç dakika yürüdü.
Sonra bir şey fark etti.
Evlerin hepsi birbirine çok benziyordu.
Ama bir detay…
Arka tarafta, bahçelerin hizasında küçük bir boşluk vardı.
Daha önce fark etmemişti.
Sanki yer altında bir bağlantı gibi.
Kaşlarını çattı.
“Bu ne…?”