İçeriğe geç

SESİ DİNLE

Bölüm 2 · 6 dk okuma

SESİ DİNLE

Bölüm 2

2. BÖLÜM

Bugün okulun 2. günü olucaktı.

Yine mükemmel olan alarm sesimle anında uyandım, ve uyanır uyanmaz telefonumu elime aldım.

Melek: Günaydın! Uyandın mı?

MESAJ GÖNDERİLDİ.

Hemen yataktan kalkıp lavaboya doğru ilerledim. Musluğu aceleci bir şekilde açıp yüzüme suyu çarptım. Aynaya baktım ve gülümsedim. Kendime gülümsedim.

Neden bu kadar mutlu hissettiğimi bilmiyorum, ama aşırı heyecanlı ve enerjiktim. Dilan Polat gibi ENERCİİ diye bağırasım var, ama bağırmayacağım tabi ki...

İçeriden komidinimin üzerindeki telefonumun sert bir şekilde titrediğini duydum.

Aşırı hızlı bir şekilde telefona doğru koşmaya başladım ve koşarken parmağımın ucunu kapıya çarptım. Canım çok yandı.

İçeriden annemin koşarken sesini duydum.

"Kızım! Noldu, iyi misin!?"

"İyiyim anne! Sadece ayağımı çarptım, yok birşey."

Kapımın önünde belirdi ve tek kaşını havaya kaldırıp beni iyice süzdü.

"Ne bu heyecan?" diye sordu.

"Ne heyecanı annişkom okula yetişmek için acele ediyordum."

"Allah Allah..."

"Anneee! Gerçekten!"

"Peki, bu sefer öyle olsun bakalım." diyip hafifçe tebessüm etti.

Sonra odadan çıkınca hemen kapıyı kapattım ve telefonumu elime aldım.

1 YENİ MESAJ

Kerem: Sanada Günaydın, Melek! Evet şimdi uyandım, Hazırlanıyorum! Bugün çok enerjiğim.

Melek: Biliyor musun? Bende bugün aşırı enerjiğim! Dilan Polat olup ENERCİİ diye bağırasım var!

MESAJ GÖNDERİLDİ.

Kalkıp kıyafetlerimi giydim. Daha sonra ise lavaboya gidip dişlerimi fırçaladım. Ağzımı temizledim ve tam çıkacakken kendimle göz göze geldim. Gülümsedim.

Ardından odama girip telefonumla çantamı aldım, ve evden çıktım.

Elimde telefonumun titrediğini hissettim.

KEREM ARIYOR...

"Alo!"

"Alo! Melek, Günaydın!"

"Günaydınn! Ben şimdi evden çıktım tam şimdi seni arayacaktım."

"Bende şimdi evden çıktım, metroya doğru yürüyorum. Orda buluşalım."

"Tamam, görüşürüz!"

"Görüşürüz!"

Yaklaşık 2-3 dakika daha yürüdükten sonra metronun önünde onu gördüm. Oda beni görünce ela gözleriyle gülümsedi.

Yanına ilerledim.

"Merhaba, Kerem!"

"Merhaba, Melek!"

Beraber metroya bindikten sonra sohbet ettik ve çabucak okula vardık.

Beraber sınıfa girip yerimize oturduk. Daha sonra ise yanımızda birden Yusuf belirdi.

"Günaydın, arkadaşlar!"

Kerem ile beraber ikimizde aynı anda;

"Günaydın." dedik.

"Ben Yusuf, gerçi beni dünden dolayı hatırlıyorsunuzdur. Ama tanışalım istedim."

"Bende, Melek. Memnun oldum."

Elini sıktım.

Kerem'de aynı şekilde;

"Bende, Kerem. Bende memnun oldum."

Oda onun elini sıktı.

Daha sonra Yusuf söze girdi.

"Hoca WhatsApp grubu kurulması için beni görevlendirdi, ve bende herkesin numaralarını alıyorum."

Çantasından bir sınıf listesi çıkardı.

"Rica etsem burda isimlerinizin karşısına numaralarınızı yazabilir misiniz?"

İkimizde; "Tabii." diyerek listeyi aldık ve numaralarımızı yazdık.

Daha sonra ise Yusuf şunları söyledi;

"Bu arada bende bu ders önünüzde oturuyorum. Önlerde oturmaktan hoşlanmıyorum." Dediğinde bende söze atladım;

"Biliyor musun, Yusuf? Bende hiç önlerde oturmayı sevmem. Hocanın gözünün önünde olmak biraz rahatsız edici birşey."

"Aynen Yaaa!" Diye yandan Irmak (aşko-kuşko olan kız) bağırınca başlarımız ona döndü.

"Ay ayıp olmazsa yanınıza gelebilir miyim!?"

Birden bunu sorunca üçümüz de birbirimize baktık.

"Tabii gel!" diyerek söze atladım.

Oda sevinçle çantasını alıp yanımıza geldi.

Oda Yusuf'un yanına oturunca hepimiz birbirimize değişik bir şekilde bakmaya başladık. Ortam sessizleşmişti...

"Niye böyle bir sessizlik oluştu?" Diye sordu Irmak.

Yine birbirimize şapşalca bakarken hoca içeriye girdi.

Hepimiz ayağa kalktık ve hocanın izniyle oturduk.

Bu hocanın dersinden sonra Emine Hoca'nın dersi vardı. Emine Hoca'yı sevmiştim. Bu yüzden onun dersi için heyecanlıydım.

~

Hocanın dersi bittikten sonra tenefüse girdik.

"Hadi, dışarı çıkalım!" Diye bağırdı heyecanla Irmak.

Hepsi ayağa kalkınca ben kalkmadım.

"Neden kalkmıyorsun Helin?" Diye sordu Yusuf.

"Hiç halim yok yaa, siz gidin. Öbür tenefüste çıkarız artık." Dedim.

"Peki, öyle olsun."

Onlar gittikten sonra elimi çeneme koyup öylece durdum.

Daha sonra ise gözüme Gizem battı. Bu kız dün Emine Hoca'ya kendini tanıtmamıştı, zamanla birbirimizi zaten tanıyacağımızı söylemişti.

Peki. Gidip onunla konuşacağım.

Ayağa kalktım ve yanına doğru ilerledim.

Yanına yaklaşınca sevimli gözükmeye çalışan bir şekilde "Merhaba!" dedim.

Oda bana döndü ve kendini gülümsemeye zorlayarak;

"Merhaba." Dedi.

Sonra birbirimize öylece baktık, diyecek birşey bulamıyordum.

En son da aklıma ilk gelen şeyi söyledim.

"Nasılsın?" diye sorunca kaşlarını çatarak;

"İyiyim, sen nasılsın?" Diye sordu.

"Teşekkür ederim, seninle tanışmak istedim. O yüzden geldim. Ben Melek..." Dedim ve elimi uzattım.

Oda elimi sıktı.

"Bende Gizem, memnun oldum."

Gülümsemeye çalışıyordu. Sanırım birşeye morali bozuktu. Sorsam anlatmaz gibiydi.

"Bende çok memnun oldum, Gizem. Zamanla iyi arkadaş olacağımıza inanıyorum. Bende şimdi sırama geçeyim. Zil çaldı..."

Başını sallayarak gülümsemeyi başardı, ve bende sırama geçip oturdum.

Daha sonra oturduğum yerde telefonumun titrediğini hissettim.

+90 552 7** ** ** NUMARASININ AÇTIĞI "ALLAH'IN ÇARPILMIŞ KULLARI" GRUBUNA ALINDINIZ.

Bu ne biçim bir isimdi..? Hemen sohbet sayfasına girdim. Benim gibi Kerem'de gruba eklenmişti, ve grupta iki kişi daha vardı.

+90 552 7** ** **: Hey, Melek! Ben Yusuf, bu benim numaram. Öbür yabancı numara'da Irmak'a ait.

Melek: Tamam, hemen kaydediyorum... :))

+90 552 7** ** ** NUMARASINI "YUSUF" DİYE KAYDETTİNİZ.

+90 542 8** ** ** NUMARASINI "IRMAK" DİYE KAYDETTİNİZ.

Irmak: Grubun ismi şakamığğ?

Yusuf: Ne varmış be!? Aaaaa cık cık cık!

Melek: Cık cık cık ne oluyor be Yusufi? :D

Yusuf: Tı tı tı yapıyorum yaniğ. 😒

Yusuf: Cahıllar!

Kerem: NFNFKKFKFKFJFKKFKFKFJJF

Yusuf: Komik mi? 🤨

Kerem: Evet-

Yusuf: Ha ha ha! 😒

Irmak: Arklar, zil çaldı. Şu telefonları bırakıp sınıfa hızla ilerleyin! OK???

Yusuf: BİZ NE YAPIYORUZ ŞU ANDA IRMAK!???

Yusuf'un bu mesajını okuduktan sonra gülümsedim, ve o sırada hepsi ellerinde telefonlara bakarak içeri girdi.

Beni görünce telefonlarını ceplerine gülümseyerek koydular. Sonrada yerlerine oturdular.

Onlar yerlerine oturduktan 1-2 dakika sonra Emine Hoca içeri girdi, ve hepimiz ayağa kalktık.

"Oturabilirsiniz gençler." Dedikten sonra biz otururken kendisi de yerine oturdu.

"Evet, gençler! Çok yakışıklı arkadaşınız Yusuf numaralarınızı aldıysa şimdi grubu kurabilir mi?" Diyerek gülümsedi.

"Tamam hocam hemen kuruyorum." Dedi Yusuf ve hemen telefonunu çıkardı.

Daha sonra da telefonum titredi.

YUSUF ADLI KİŞİNİN AÇTIĞI "11/A" GRUBUNA ALINDINIZ.

~

Tüm gün eğlenceli geçmişti, ve şimdi de okulun zili çalmış, artık evlerimize gitme vakti gelmişti.

"Çıkışta birşeyler mi yapsak?" Diye sordu heyecanla Yusuf.

"Aslında olabilir, siz ne dersiniz kızlar?" Diye sordu Kerem. Sonra Irmak'la göz göze geldik.

"Oluuuur." Dedi Irmak Kerem'e gülümseyerek.

Tüm gözler bana dönünce bende onayladım ve okulun karşısında ki sahile çıktık.

Orda bir tane kafeye girip oturduk, ve hepimiz kahve siparişi verdik.

Irmak, Kerem'in yanında oturuyordu. Yusuf ile ben de karşılarına geçmiştik ve Yusuf bana doğru dönüp tek kaşını kaldırmış, komik bir ifadeyle bana bakıyordu.

O sırada telefonumun titrediğini hissettim ve cebimden çıkarıp kimin mesaj attığına baktım.

Yusuf: Melek, bu Irmak ne ayakta Kerem'in dibinden ayrılmıyor?

Bana özelden yolladığı bu mesajı okuyunca kaşlarımı çatıp Yusuf'a baktım. O sırada Kerem ve Irmak aralarında ders hakkında sohbet ediyordu.

Hemen cevap yazdım.

Melek: Bilmem ki... Ondan hoşlanmış olabilir mi?

Bunu yazdıktan sonra da Kerem'in o güzel ela gözlerine baktım. Ardından bu düşünce beni rahatsız etti.

Melek: Yok yaa, öyle bişey olamaz.

Yusuf: Emin miyiz Melek, yoksa sen bu düşünceden mi rahatsız oldunn? :))

Dışarıdan ikimizde telefonlarımızla ilgileniyormuş gibi görünüyorduk.

Melek: NE RAHATSIZ OLACAĞIM BE!? İSTEDİKLERİNİ YAPSINLAR...

Yusuf: Niye bu kadar sinirlendin, Melek? 😈

Melek: Yusuf! Uğraşma benimle.

Yusuf: Melek, farkettiysen aşırı sinirlendin.

Bir saniye... Ben niye bu kadar sinirlendim? Bu gayette normal birşey. Flört edebilirler, sevgili olabilirler. Bunların düşüncesi niye beni bu kadar sinir ediyor ki..?

Melek: Evet yaa, ben niye bu kadar sinirlendiğmmm?

Yusuf: Yoksa seennn, Kerem'den mi hoşlanıyorsunn? Ayy sizi çok yakıştırıyordumm!

Melek: Saçmalama Yusuf.

Tam bunu yazdıktan sonra kahvelerimiz geldi.

Hepimiz garsona teşekkür ederek kahvelerimizi aldıktan sonra sohbet etmeye başladık.

Ve tüm gün boyunca Irmak yine Kerem'in dibinden ayrılmadı, ve ben neden olduğunu bilmediğim halde bundan rahatsız oluyordum.

Yoksa ben... Gerçekten Kerem'den hoşlanıyor muydum..?

~

Merhabalarrr ben yazarınızz! Romanımı 2-3 kişi beğendiğini söyledi ve bende devam ediyorum. Şuanda bu romanı okuyan 2-3 kişi var ama bunun giderek artacağına inanıyorum. Bu kitaptaki karakterlerde hep kendimden bir parça var, bunu bilerek okursanız sevinirim. Ve ayrıca kitap hakkında yorumlarınızı bekliyorum. Sevgiyle kalın!

Bölüm sonu

1 yorum