İçeriğe geç

Seri Katilim

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Seri Katilim

Bölüm 8

Taburcu günü

Sara, hastanede geçirdiği birkaç günün ardından nihayet taburcu olacağı için derin bir heyecan hissediyordu, ancak aynı zamanda içinde tarif edemediği bir tedirginlik de vardı. Tam o sırada hemşire odaya girdi ve yüzünde nazik bir gülümsemeyle sordu:

" Sara Hanım, bugünkü tüm işlemlerinizi tamamladık. Artık çıkmaya hazır mısınız?"

Sara, yorgunluğuna rağmen yataktan kalkmakta biraz zorlandı.

"Evet, hazırım, dedi. Sesindeki yorgunluk belirgindi, ama yine de güçlü ve toparlanmış görünmeye çalışıyordu. Hastanedeki ilk zamanlar, kaza sonrası yaşadığı şiddetli korku ve bilinmezlik, zihninde hâlâ canlılığını koruyordu."

Hemşire, taburcu kağıtlarını masanın üzerine düzenli bir şekilde yerleştirirken güvence verdi:

" İçiniz tamamen rahat olsun, tıbbi olarak her şey yolunda. Eğer evde herhangi bir rahatsızlık veya beklenmedik bir durum hissederseniz, lütfen hiç vakit kaybetmeden bize bildirin."

Sara, hemşireye kısaca teşekkür etti.

"Tabii, çok teşekkür ederim."

Sonra odanın köşesinde, biraz geride duran Ayhan'a baktı. Ayhan, dışarıda bekleyebilirdi ama Sara'nın içini rahatlatan ve güven veren tek kişi oydu. Onun orada, yakınında olması, hastanedeki zorlu ve kaygılı günlerde Sara'nın en büyük psikolojik desteği olmuştu.

Ayhan, Sara'nın bakışlarını görünce yavaşça odaya girmeye başladı ve yüzünde hafif bir gülümsemeyle sordu:

"Hazır mısın?"

Sara, başını onaylar gibi salladı ama sesinde kısa bir tereddüt belirdi:

" Evet, ama... arabayı nasıl kullanacağız? Benim aracıma hâlâ el konulmuş durumda veya kullanılamaz halde."

Kaza anı ve o anki korkusu, bu soruyla birlikte Ayhan'a fark ettirmeden Sara'nın içinden hızla gelip geçmişti.

Ayhan, ciddiyetle yaklaştı ve ona nazikçe elini uzattı.

"Endişelenme. taksiyle gideceğiz. Eğer senin için uygunsa ve kendini iyi hissediyorsan, hemen şimdi çıkabiliriz."

Sara, başını eğip onayladı.

"Peki, gidelim."

Ancak, zihninde hala huzursuz eden bir düşünce vardı: Tekrar bir arabanın içine binmek... Kaza anı ve o dehşet verici hisler tekrar zihninde canlanıyordu.

Kısa süre sonra Sara, Ayhan'ın evine gelmişti. Ayhan, onu hemen dinlenmesi için kalacağı odaya götürdü.

"İşte, senin odan burası, dedi Ayhan kapıyı açarken ve yüzünde hafif bir gülümseme vardı. Umarım burayı beğenirsin ve rahat edersin."

Sara, odaya adımını atar atmaz gözleri şaşkınlıkla büyüdü. Geniş, sade bir tarzda döşenmiş ama genel atmosferi sıcak hissettiren odayı incelerken, başını iki yana çevirdi.

"Ne kadar büyük ve ferah bir oda burası, dedi, dudaklarını hafifçe ısırarak. Sesi, hem şaşkınlık hem de çekingenlik taşıyordu."

Ayhan, odanın kapı eşiğinde durdu.

"Evet, biraz geniş olduğu doğru. Ama senin burada rahat etmen benim için en önemlisi. Şimdilik burası senin de geçici evin sayılır, dedi, gözlerinde yumuşak ve anlayışlı bir ifade vardı."

Sara, gözlerini tavana kaldırıp bir an sessiz kaldı.

"Peki... Burada ne kadar süre kalacağım? diye sordu, sesi neredeyse bir fısıltı kadar alçaktı."

Ayhan, bu soruyu beklemiyordu. Bir an duraksadı.

"Tamamen iyileşene kadar. Ne zaman kendini tamamen hazır hissedersen, o zaman karar veririz, dedi, yavaş ve düşünceli bir tavırla."

Sara başını sallayarak yatağa doğru yürüdü. Ayhan, onu hâlâ dikkatle izliyordu.

"Yani... şimdilik burası güvenli, değil mi? diye sordu Sara, aniden yüzüne yayılan bir endişeyle."

Ayhan, yavaş adımlarla ilerledi ve ona birkaç adım yaklaştı.

"Evet, Sara. Sana burada kimse zarar veremez. Sana söz veriyorum."

Sara, yatağın kenarına oturdu. Ellerini dizlerinin üzerine koymuş, başını hafifçe öne eğmişti.

"Her şey çok hızlı gelişti, Ayhan. Bazen sanki bütün bunlar bana değil, başka birine oluyormuş gibi hissediyorum, dedi."

Ayhan, onun yanına eğilerek diz çöktü.

"Biliyorum. Ama gerçek şu ki, sen buradasın ve güvendesin. Artık yalnız değilsin, bunu asla unutma, tamam mı?"

Sara, gözlerini hafifçe kaldırıp Ayhan'ın yüzüne baktı.

"Peki sen? Sen hiç... kendini yalnız hissetmiyor musun? diye sordu beklenmedik bir anda."

Ayhan bir anlığına durdu. Sonra hafifçe gülümsedi.

"Sen buradayken kendimi yalnız hissetmem oldukça zor, dedi, ayağa kalkarak."

" Tamam, sen şimdi biraz yerleş, ben de işimi halledip geri dönerim. İyi dinlenmene bak."

Sara başını salladı.

" Tamam. Ayhan... gerçekten teşekkür ederim, dedi, sesi bu kez daha içten ve minnettardı."

Ayhan odadan çıkmak için durdu, kapının eşiğinde arkasına dönüp son bir kez Sara'ya baktı.

"Bir şeye ihtiyacın olursa veya bir şey olursa, sadece seslenmen yeterli."

Sara başını salladı ama gözleri hâlâ odanın içindeki yeni ve yabancı eşyalar arasında dolaşıyordu. Kendini hâlâ her şeye yabancı hissediyordu.

Ayhan kapıyı hafifçe kapatıp dışarı çıktı. Sara yatağa doğru ilerledi ve bir süre sadece düşündü. Gözleri yavaşça tavana kaydı. Ardından, bütün günün ve kazanın karmaşasından, üzerindeki tüm yükten uzaklaşmak istercesine, hiçbir düşünceye takılmadan yatağa kendini bıraktı. Bedenini yastığa koyunca derin bir nefes aldı. Gözleri ağırlaştı. Belki de ilk kez, biraz huzura yakın bir duygu hissediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.