İçeriğe geç

Seri Katilim

Bölüm 6 · 4 dk okuma

Seri Katilim

Bölüm 6

O Adam Kim?

Ayhan derin bir nefes aldı. Hızla kapıdan çıkıp hastane koridorlarına yöneldi. O odadan hiçbir bilgi alamamıştı. Zaman çok daralıyordu ve artık tek bir amacı vardı: Sara'yı korumak. Ne pahasına olursa olsun onu tek başına bırakmayacaktı. Adımları, Sara'nın odasına doğru koşarcasına hızlandı.

Dedektif Ayhan, gergin bir sessizliğin ortasında Sara'nın yanına gelmek için odanın kapısından usulca süzüldü. İçeride, loş ışık altında bir hemşire Sara'nın başucunda özenle bekliyordu. Ayhan durumu bozmamaya gayret ederek nazik bir tonda hemşireye seslendi. "Çok teşekkür ederim değerli hemşire hanım, ancak şimdi Sara ile yalnız ve özel bir konuşma yapmamız gerekiyor." Hemşire, durumu anlayışla karşıladığını belirten hafif bir baş sallamasıyla sessiz adımlarla odadan dışarı çıktı. Ayhan hemen yatağa yaklaştı ve tam konuya giriş yapacakken, Sara ondan daha hızlı davrandı. Sesi endişeli ve telaşlıydı.

"Onu yakalamayı başardın mı?" Ayhan derin bir nefes alarak omuzlarındaki ağırlığı hissetti. "Hayır, henüz başaramadık ancak sana söz veriyorum, en kısa zamanda yakalayacağım." Bu umutlu ama kesin olmayan söz üzerine Sara'nın yüzündeki ifade anında soldu; dudaklarından kısık, hayal kırıklığı dolu bir "Hmm..." sesi döküldü. Ayhan durumu ciddileştirerek konuşmasına devam etti.

"Sara, bu çok önemli. Lütfen şimdi sana ne sorarsam sorayım, bana tüm samimiyetinle ve dürüstlüğünle cevap ver. Şu anda elimizdeki en kıymetli ve neredeyse tek ipucu sensin."

Sara yardım etmeye kararlı bir şekilde başını onaylayarak salladı. "Elbette, size elimden gelen her türlü yardımı seve seve yapacağım." Ayhan cebinden küçük not defterini ve kalemini çıkararak ilk can alıcı sorusunu sordu. "Saldırganın yüzünü herhangi bir şekilde seçebilmiş miydin?" Sara gözlerini hafifçe kısarak o anı zihninde canlandırmaya çalıştı. "Hayır, maalesef net bir şekilde yüzünü gözlemleyemedim."

"Peki, o anlık karmaşa ve şok içinde fark ettiğin başka, en ufak bir detay dahi var mıydı?"

Sara uzunca bir süre zihnini zorladı, sonra gözleri aniden hafifçe büyüdü. "Evet... Sanırım bir dövmesi vardı." Sara bu cümleyi kurduğu an Ayhan'ın ifadesi aniden dondu. Bakışları keskinleşti ve dudakları gerilerek düz bir çizgi halini aldı. Bu şaşkınlık ve beraberinde gelen o ağır sessizlik odadaki havayı bir anda değiştirdi. Ayhan hızla kalemini kâğıda yaklaştırırken detayı netleştirmek istedi. "Ne tür bir dövmeydi? Şeklini hatırlayabiliyor musun?"

"Elinin üst kısmında olduğunu sanıyorum ama maalesef tam olarak nasıl göründüğünü hatırlayamıyorum. O kargaşada dikkat etmemiştim." Ayhan kaşlarını hafifçe kaldırıp her kelimeyi dikkatle not alıyordu. "Peki, onu diğer insanlardan ayıran, belirgin bir fiziksel veya davranışsal özelliği var mıydı?"

Sara başını hafifçe yana eğip derinlemesine düşündü. "Evet, vardı. İğneyi tutarken sol elini kullanıyordu. Yani, büyük ihtimalle solaktı."

Ayhan bu önemli detayı not defterine kaydettikten sonra yazmayı bıraktı. Göz teması kurarak soruyu tamamen farklı bir yöne çevirdi. "Peki, o kaza tam olarak nasıl gerçekleşti? O anı bana tekrar anlatır mısın?"

Sara, gözlerini Ayhan'ın gözlerinden kaçırmadan o korkunç anları anlatmaya başladı. "Ara sıra yanımı kontrol ediyor, yani sana bakıyordum. Ardından önümdeki araç aniden ve sert bir şekilde durdu. Ona çarpmaktan kaçınmak için direksiyonu hızla sağa doğru kırdım. Arabanın şiddetli sarsılmasıyla başımı hızla direksiyona çarptım. Sonrasında... Sonrasında olan hiçbir şeyi net olarak hatırlamıyorum." Ayhan'ın aklına birdenbire önemli bir şey gelmiş gibi gözleri büyüdü ve birden canlandı. "Ah! Şimdi hatırladım! Sen başını direksiyona çarptıktan hemen sonra... Siyahlar içinde, maskeli ve şapkalı bir adam gelmişti. Sanki senin durumunu, seni kontrol etmeye gelmiş gibiydi. Ama ben o an senin yaralı halini görünce başka bir şey düşünemedim, onu pek umursamamıştım. Ama... Demek ki buraya gelen gizemli adam, tam olarak o kişiymiş." Sara'nın gözleri sakince bakarken, "O adam kimdi, Ayhan?"

Ayhan, çaresizce başını iki yana salladı. "Bilmiyorum... Henüz bilmiyoruz." İç çekerken içinden, 'Aslında biliyorum,' diye geçirdi.

Odayı kısa ve gergin bir sessizlik kapladı. Ayhan'ın iç sesi devreye girmişti; düşünceleri boğazına düğümlenmiş gibiydi. Neden? Bu kişi neden Sara'yı öldürmeye çalıştı? Sara'nın bu kadar büyük bir kinin hedefi olmasını gerektirecek ne suçu olabilir ki? Bir dakika, suç derken aklıma gelen Sara zaten.

Sara, Ayhan'ın derin düşüncelere daldığını fark etti ve ona biraz daha yaklaşarak sessizce sordu. "Ayhan, sen ne düşünüyorsun? Bunu sana daha önce söyleyememiştim ama... O adam... O gerçekten çok tekti. Gözlerindeki ifade bir garipti." Ayhan kaşlarını çatıp gözlerini Sara'ya sabitledi. "Ne garipti, Sara? Gözlerinde tam olarak ne vardı?"

Sara, sesi hafifçe titreyerek yanıt vermeye çalıştı: "Beni sürekli izliyordu, sanki her hareketimi, her adımımı önceden biliyordu. Bu kadar dikkatli ve planlı olması, tüm bu olayın büyük bir planın parçası olduğu anlamına mı geliyor?"

Ayhan bu detayı not aldıktan sonra hızla sordu: "Bunu olayın hemen ardından mı düşündün, yoksa tam o an fark ettiğin bir şey miydi?" Sara başını iki yana salladı. "O an fark etmedim, yani bana iğne yapacak bir doktor olarak düşündüm sadece... Ama senin öyle girişin beni biraz korkuttu. Çekip gitmesini, oradan uzaklaşmasını çok istedim ama o adam hiçbir şey yapmadı. Hiçbir şey söylemedi, sadece... Sessizce beni izledi." Ayhan notlarını tamamlarken başını kaldırıp Sara'ya baktı. "Peki, sence o adam bir tehdit miydi? Yoksa sadece seni merakla izleyen, uzaktan gelen biri miydi?"

Sara derin bir nefes alıp bakışlarını Ayhan'dan kaçırdı. Parmakları, zihnindeki karmaşaya eşlik edercesine masanın üzerinde hızlı ritimlerle tıkırdıyordu. "Ayhan, bu nasıl soru Allah aşkına?" dedi sesi hafifçe titreyerek. "Birileri bana zarar vermeye çalışıyor, sence de kendimi tehdit altında hissetmem normal değil mi? Aslında... Sen o kapıdan girene kadar sadece bir doktorun muayeneye geldiğini sanıyordum. Gelenin bir kadın olması içimi rahatlatmıştı. Bana zarar verebilecek birine hiç benzemiyordu. Yani, bir kadın bana ne yapabilir ki diye düşünmüştüm..."

Ayhan omuz silkerken içinden, 'Bir kadın her şeyi yapabilirmiş Sara,' diye geçirdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.