Ben hem yakışıklı hemde Zeki bir katildim.
Lisedeyken bütün kızların neden bana hayran kaldıklarını anlıyordum.
Bunun sebebini tabiiki kendime ve en önemlisi, kitaplara borçluydum.
Eve geldiğimde çoğu kitabımı bitirdiğimi fark ettim. Tabiiki evime en yakın kitapçıya gidip biraz kitap almam gerekti.
İnternetten konularına daha önce baktığım kitapları not defterime kayıt etmiştim.
Hemen anahtarımı elime tutuşturduğum gibi kendimi dışarıya attım. Kapıyı kitledim ve tempolu adımlarla yürümeye başladım.
Genellikle klasik okuyordum, hatta F.M.D. kitaplarının hepsini bitirmiştim, lisedeyken tabii.
Lisede bütün kızlar hayran kalıyor derken sınıfın en çalışkan öğrencisiydim, tabiiki hayran kalmaları normal.
Eşit ağırlık okuyup, öğretmenlik için atanmıştım, kazandıktan sonra ise ilk bir devlet okulu sonra kolejlere geçtim. Şımarık çocukların ezik egolarını üzerimde tatmin edişi, 2g'ları ile hava atmaları ve ayrıca kurumların yaptığı gibi saçma salak öğretmen puanlamaları (iftira dahilinde olacak şekilde) okuldan ayrıldım.
Şimdi "ne yapıyorsun?" Diye sorarsanız, geçimimi koçluk ve birebir özel dersler yaparak sağlıyorum.
Onun dışında daha derine inersek ben bir: katildim.
Az sonra içeri girdim. Kafe, kütüphane gibi biryerdi ve cadde üzerinde olması büyük bir avantajdı. Ayrıca icerisi küçüktü ve içeri giren herkes belli oluyordu.
İçeri girdim ve istediğim kitapları aramaya başladım.
1...2...3...4...5!
Sırayı buldum ve okumak için elime aldım. Arka kapağına bakıyor, ve tam olarak ne yazdığını okumaya çalışıyordum, kitabı telefonumun üzerine koydum ve gözlüğümü düzelttikten sonra okumaya devam ettim.
Bir süre sonra ben tam son cümleyi okuduktan sonra, zil sesi ile irkildim ve buda kafamı çevirmeme sebep oldu.
Gördüğüm kişi karakoldaki kızdı.
Kabul edelim, kişiliği bozuk kadınların yanında bu kadın adeta bir melek kalırdı, (bunu neye dayanarak söylüyorum bilmiyorum.) ama fikirlerim bunu söylüyordu.
Kız çalışanlara birşeyler soruyordu, biraz kulak misafiri olmaya karar verdim.
Anladığım üzerine abisi garip bir şekilde vefat etmişti.
Öldürdüğüm kurbanlardan birimiydi?
Olabilme fikri saçma geldi ama dinlemeye devam ettim.
Kızın gözleri dolmuştu, sanırım gerekli bilgileri alamadı. Yazık oldu.
Kız bir anda gözlerini bana kitledi. O açık kahve gözleri beni bulduğunda olduğum yere kitledi.
Bana bakıyordu
Kız umutlu adımlarla yavaşça yanıma doğru geldi.
"Bayım..." Dedi ama gözlerini benden ayırmadı
Kitabı yerine koydum.
"Sorun nedir, hanımefendi?"
"Karakolda karşılaşmıştık, beni hatırladınızmı?"
Düşünüyormuş gibi yaptım.
"Evet?" Gözleri parladı
Kız bir süre durumu anlatmaya çalıştı.
İşte o an anlamıştım ve herşey çok tanıdık geldi.
Aklıma gelen şeytanice bir fikir aklımın köşelerinde dolaşıyor, bana fısıldıyordu.
"Hatırladım. Ayrıca başınız sağolsun."
Bu sefer kızın gözü çerçevemin etrafında dolanmaya başladı.
"Bana yardımcı olmalısınız,"
"Anladım?" Dedim ama dinlemeden devam etti
Bir süre düşündüm, hem saf hemde temiz bir kızdı.
Şeytanice o fikir işte o an aklımı çeldi
"Peki, olabilir." Dedim birden ve kızın gözleri parladı.
Çok kolay.
Kız bana teşekkür ettikten sonra birlikte dışarı çıktık gözlerindeki o mutlu ve hüzünlü sevinci görebiliyordum. Dışarı yavaş adımlarla çıktık, bir süre temiz hava almak için.
"Adın nedir?"
"Almedia Veltam. Senin?"
"Drax." Ellerimi cebime soktum oda kollarını kavusturdu ve ben, yeni hedefim ile yürüyordum.
"Abim," durdu "öleli, yani yeni öleli, 2. Gün"
"Anladım."
"Bana yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim tekrardan."
"Birşey değil."
Tempolu adımlarla yürüyor bir yandan. Almedia'ya bakıyordum.
"Mesleğiniz nedir, Drax bey?"
"Özel eğitim koçu ve birebir ders öğretmeni. Peki ya siz?"
Bir süre sonra bir banka geçip oturduk.
"Ben aslında 28 yaşında üniversite son sınıf öğrencisiyim." Konuşurken sesini zor duyuyordum.
"Güzell, bende 32 yaşında orta yaşlı sıradan bir adamım."
Almedia gözlerini karşıdaki apartmanda gezdirmeye başladı.
Bir süre konuştuktan sonra bana nasıl ulaşacağını sordu. Bunun üzerine evimin adresi yazılı olduğu bir kağıdı ona doğru uzattım.
"İstediğiniz zaman gelebilirsiniz."
Kağıdı tutan parmağımın üzerine kendi parmaklarını değdirdiğinde üzerimden bir şok dalgası geçti.
Umursamadan ayağa kalktım, bugün tatildi ama karnımı doyurmak için çalışmam gerekiyordu.
"Sohbet için teşekkür ederim." Narin dudakları titredi.
Aslında, ellerim onun belini kavradiginda birşey hissedip hissetmediğini merak ediyordum.
Aslında daha önce çok kez aşık oldum ama çok öncede kaldığı için ne hissedeceğimi resmen unutmuştum.
Almedia benle beraber ayağa kalktı, vedalaşıp yürümeye başladım.
Sonuçta bir katil aşık olursa zekasını kaybederdi.