26.10.2006
"İyi ki doğdun!"
"Haydi üfle mumları!"
Küçük kız mumları üflemeye çalışıyordu ama bir türlü söndürmeyi başaramıyordu.
"Ateş sende gel! "
"Niye? "
"Beyabey üflicez! "
"Beraberi düzgün söylersen gelirim."
"Beyaber."
"Yeterince düzgün değil."
"Beraber. Oldu mu?"
"Oldu tamam."
Zıplaya zıplaya küçük kızın yanına giden Ateş sandalyeye kuruldu.
"Üç diyince. 1,2...3! "
İki çocukta aynı anda mumlara üfledi. Ve işte! Sonunda mumlar sönmüştü! Neşeyle dans etmeye başladı küçük kız. Çok mutlu olmuştu.
"Al hediyen."
Ateşin yüzüne saf saf bakmıştı küçük kız. Eline tutuşturulan küçük kutuya baktı. Kırmızı kutu bir iple bağlanmıştı. Üstündeki ipi çekti ve açtı kutuyu. Bu bir bileklikti! Sarı kelebekli bir bileklik almıştı Ateş ona. Küçük kız bilekliği şimdiden çok sevmişti.
"Takalım mı bilekliğini?"
"Takalım! "
Ateş küçük kızın elinden bilekliği aldı. Minik elleri bilekliğin iplerini açtı ve küçük kızın bileğine bağladı.
"Sevdin mi? "
"Sevdim! Çıkarmicam hiç!"
"Hiç mi?"
"Hiç"
