26.10.2006
"Merih bizi bekle daha ayakkabılarını bağlayamadı!"
"Bağladım bi kere! "
"Koş o zaman sarı cüce! "
"Sensin sarı cüce! Seni babama söylicem!"
"Sarp ağlatma kızı bekliyom tamam."
Ateş koşarak ağlayan kızın yanına gitti.
"Özür dilerim. Sen sarı cüce değilsin. "
"Yalancı işte! Hani sarı kebelektim ben? "
"Kebelek değil kelebek bi kere o. Özür dilerim tamam ya hala sarı kelebeksin. Şaka yaptım ben sana. Hadi ayakkabılarını giyelim de Merihe yetişelim. "
"Timam o zaman. "
Ateş sarı kelebeğini üzmek istemezdi tabii. Niye istesindi ki. Hem bugün doğum günüydü onun. Zaten akşam ona süpriz yapacaktı. Hediyesini bile almıştı. Sarı kelebekli bir bileklik. Çok aramıştı o bilekliği. İki hafta aramıştı ve sonunda bulmuştu. Aslında vermeye çok utanıyordu. Utansa da verecekti. Sarı kelebeği üzülsün istemiyordu. Mavi gözleri ağlayınca ona göre simsiyah oluyordu. Siyahı sevmezdi. Ateşin en sevdiği renk gök mavisi, en sevdiği hayvan ise sarı kelebeklerdi...

