SENİ BULDUĞUM GÜN
3. BÖLÜM — GERÇEK
Aradan birkaç gün geçmişti.
Artık her sabah telefonuma baktığımda onun mesajını görmeyi bekliyordum.
O gün ise hiçbir mesaj yoktu.
Saatler geçti.
— Neredesin?
Mesajımı gönderdim.
Cevap gelmedi.
Bir saat sonra tekrar yazdım.
— İyi misin?
Yine cevap yoktu.
İçime kötü bir his çöktü.
Tam telefonu bırakacakken mesaj geldi.
— Özür dilerim.
Hemen cevap verdim.
— Ne oldu?
— Sana söylemem gereken bir şey var.
— Söyle.
Uzun süre bekledim.
Sonunda:
— Sana bazı şeyleri anlatmadım.
Kalbim sıkıştı.
— Ne gibi?
— Seni tanıdığım ilk günden beri bazı şeylerden korkuyordum.
— Benden mi?
— Hayır. Seni kaybetmekten.
Bir süre sessiz kaldım.
— O zaman neden söylemedin?
— Çünkü seni tanıdıkça sana bağlanacağımı biliyordum.
Bu kez cevap veremedim.
Sonra bir mesaj daha geldi.
— Ama artık saklamak istemiyorum.
— Ne olursa olsun anlat.
Ve o gece bana hayatında yaşadığı bazı şeyleri anlattı.
Onu dinledim.
Yargılamadım.
Sadece yazdım:
— Keşke bunları tek başına taşımak zorunda kalmasaydın.
— Şimdi yalnız değilim.
— Hayır. Değilsin.
İlk kez o an gerçekten birbirimizi anlamaya başladık.
Çünkü bazı insanlar sana sadece güzel günlerini anlatmaz.
Korkularını da anlatır.
Ve birini gerçekten tanımak, tam olarak o noktada başlar.
