SENİ BULDUĞUM GÜN
2. BÖLÜM — İLK SABAH
Sabah gözlerimi açtığımda aklıma gelen ilk şey telefonum oldu.
Elime aldım.
Yeni bir mesaj vardı.
— Günaydın.
İstemeden gülümsedim.
— Günaydın :)
Cevabı hemen geldi.
— Dün gece uyuyabildin mi?
— Pek sayılmaz. Senin yüzünden.
Bir süre cevap gelmedi.
Sonra:
— Benim yüzümden mi? 😄
— Evet. Saatlerce konuştuk.
— Pişman mısın?
Ekrana baktım.
Bu sorunun cevabını düşünmeme bile gerek yoktu.
— Hayır.
Birkaç saniye sonra:
— Ben de değilim.
Telefonu kapatacakken tekrar mesaj attı.
— Bugün seni daha çok tanımak istiyorum.
Kalbim hızlandı.
— Neyi merak ediyorsun?
— Her şeyi.
— Her şeyi anlatamam ki.
— O zaman yavaş yavaş anlatırsın.
Gülümsedim.
— Tamam. İlk soru senden.
— En çok neyi hayal ediyorsun?
Bir an düşündüm.
— Gerçekten mutlu olmayı.
Bu kez cevap hemen gelmedi.
Sonunda:
— O zaman bunu birlikte başarırız.
Telefonu elimden düşürecek gibi oldum.
— Daha dün tanıştık.
— Biliyorum.
— O zaman böyle büyük konuşma.
— Tamam. Ama bir şeyi biliyorum.
— Neyi?
— Seni tanımaya devam etmek istiyorum.
Bu cümleye cevap yazamadım.
Çünkü içimde garip bir heyecan vardı.
O gün boyunca sürekli konuştuk.
Bazen saçma sapan şeylere güldük.
Bazen birbirimize hiç düşünmeden sırlarımızı anlattık.
Akşam olduğunda bana bir mesaj daha attı.
— Sana bir şey söyleyebilir miyim?
— Söyle.
— Dün gece seni bulduğumda bunun sadece bir konuşma olacağını düşünmüştüm.
Kalbim hızlandı.
— Peki şimdi?
Uzun süre yazıyor işareti göründü.
Sonunda mesaj geldi:
— Şimdi seni kaybetmek istemediğimi fark ettim.
Ekrana bakakaldım.
Daha dün tanışmıştık.
Ama nedense...
Sanki onu çok daha uzun zamandır tanıyormuşum gibi hissediyordum.
Ve o gece uyumadan önce kendime bir söz verdim:
Bu hikâyenin nereye gittiğini görecektim.
Çünkü artık merak ettiğim tek şey şuydu:
“Beni gerçekten bulmasının bir nedeni var mıydı?”
