İçeriğe geç

Sen ve Yıldız

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Sen ve Yıldız

Bölüm 4

Bölüm : 4

Deniz'in ağzından. Babamın sesi telefonda her zamanki gibi sakindi. O sakinlik, itiraz etmem için bana bırakılmış bir alan değildi. Daha çok, kararın çoktan verildiğinin işaretiydi. “Bir süre Türkiye’de kalacaksın,” dedi. Bir süre onun dilinde ben ne kadar istersem o kadar demekti. Roma’da her şeyim yarımdı ama yerli yerindeydi. Küçük evim, sabahları kahvemi içtiğim köşe, geceleri kapanmayan çalışma odam… Kimse bana kim olmam gerektiğini söylemiyordu. Müzik, yalnızca müzikti. Bir araç değil, bir sonuçtu. Müzik beni yargılamıyor, suçlamıyor, zorlamıyordu. Babam içinse hiçbir zaman öyle olmadı. “Konservatuvarda ki öğretim görevlisiyle konuştum,” dediğinde, ne diyeceğini zaten biliyordum. “Yardımcı hoca olarak girebilirmişsin. Gençsin, CV’n var, yurtdışı görmüşsün. Sana da iyi olur.” Bana iyi olur. Bu cümle, onun ağzından çıktığında hep aynı anlama gelirdi: Bana uygun. İtiraz etmedim. Etseydim de değişmeyeceğini biliyordum. Babam ikna edilmezdi, sadece oyalardı. Ve sonunda yine kendi istediği olurdu. Uçağa bindiğim gün, Roma’ya dönmeyeceğimi değil; orada bıraktığım her şeyi burada savunmam gerekeceğini düşündüm. Konservatuvar binasını ilk gördüğümde, geçici olduğunu kendime defalarca tekrar ettim. Yardımcı hocalık bir duraktı. Uzun sürmeyecekti. Birkaç ay, belki bir dönem. Sonra tekrar gidecektim. Burada kalmam için hiçbir sebep yoktu. Olmayacaktı da. Öğrencilerle arama mesafe koymam gerektiğini en başından biliyordum. Sadece ders. Sadece müzik. Sadece süreyi doldurmaktı amacım. Dikkatim dağıldığında aklıma dün akşam gelmişti. Hastane koridorunda yaşanan o tuhaf karşılaşmayı zihnimin bir köşesine ittim. Yanlış anlaşılmış bir gülüş, geçici bir sohbet. Hepsi o gündeydi ve orada kalmalıydı.Konservatuvarın kapısından içeri girerken kendime tek bir şey söyledim: Buraya ait değilim. Ne bu binaya, ne bu şehre, ne de bu düzene. Babamın istediği buydu. Benim katlanmam gereken de. Burada olmam bir tercih değildi. Sadece bir zorunluluktu. Ve zorunluluklar, insanın hayatına yön vermemeliydi. Kapıyı sessizce açtım. Sınıfa girdiğimde ders çoktan başlamıştı. Hoca masasında oturuyordu. Kağıtlarını masanın üzerine ozensizce koymuştu. Piyanoya doğru ilerlerledim ve oturdum. Etrafa hiç bakmadim. Yalnizca piyanoya odaklanmıştım. Notalara bir kez göz gezdirmem yeterliydi. Şarkıyı biliyordum. İlk tuşa bastım, şarkıya girdim. O esnada hocanın sesini duydum. "Hadi Hayal" dedi hoca. "Başlayabilirsin." Duyduğum isimle gözlerim sol tarafıma döndü. Sahnedeydi. Saçları omuzlarına düşmüştü. Dikkat çekmeye çalışmıyordu. Ama dikkat çekiyordu. Bazı insanlar bunu bilmeden yapar. Işık tam üzerine düşmüyordu ama şarkıya girmişti ve sesi sınıfın tamamını dolduruyordu. Kendini saklamadan söylüyordu. Gösterişsiz ama geri çekilmeden. Bu, eğitimle kazanılan bir şey değildi. Bu, insanda ya vardı ya yoktu. Bu yetenekti. Piyanonun başında otururken ona bakmamaya çalıştım. Bakarsam kalacağımı biliyordum. Ses, insanın bakmadan da duyabileceği bir şeydi. İçeri sızıyordu. Mesafe tanımıyordu. Notalara bakmadan ona ayak uyduruyordum. Tempo belliydi. Kaçacak bir boşluk yoktu. Tuşlara yumuşak bastım. Bilerek. Onu bölmemek için değil, sesin önüne geçmemek için. Bir anlığına bana doğru baktı. Şarkıyı bırakmadan. Sadece gözleriyle. Hastane koridoru, yanlış anlaşılmış bir cümle, geçici bir tanışıklık… Hepsi tek bir anda geçti zihnimden. Ama bu, o an değildi. Bu bir dersti. O, sahnedeydi. Bende ona eşlik eden öğretmeniydim. Nakarata girdiğinde nefesini tuttuğunu hissettim. Ben de tempoyu düşürdüm. Bunu düşünerek yapmadım. Ellerim yaptı. Şarkı bittiğinde tuşlardan ellerimi çekmedim. Sınıf sessizdi. Hoca bir şeyler söyledi. Duymadım. O an fark ettiğim tek şey şuydu: Bu sahne planladığım hiçbir şeye ait değildi. Ve ben, burada olmamam gerektiğini kendime ne kadar hatırlatırsam hatırlatayım, bu sesin ortasında bunu savunmak giderek zorlaşıyordu. Ve ben, buraya ait olmadığımı kendime kaç kez hatırlatırsam hatırlatayım, ilk notaya bastığımda bunun artık eskisi kadar kolay olmayacağını biliyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.