1 saat sonra YERALTI’na gelmiş Hasan ile maça çıkacak olanların hazırlanması için ayrılan boş odalardan birinde buluşmuştum. Hasan yüzünde sorguyla bir yüzüme bir üzerimdekilere bakıp konuşmamı bekliyordu. En sonunda konuşmayı başlatan oldu.
“Bu saatte buraya gelmene sebep olacak ne yaptı Çağın. Ayrıca bu elbise ne alaka?”
“Birincisi saat daha 12 Hasan. Burada maçların daha başlamasına 1 saat olduğunu göz önünde bulundur. Üstelik elbise ne alaka derken? Buraya gelirken elbise giymek yasak diye bir kural mı var?”
“Elbisene laf yok. Anlayamadığım, burada o kadar düşmanın varken üstelik hepsi sana saldırmak için an kolluyorken elbise giyerken ne düşünüyordun?” dediğinde sırıttım.
“Kimsenin bana yaklaşamayacağını.” dediğimde gözlerini devirdi.
“Doğru sen ve özgüvenini nasıl unuttum ben?”
“Değil mi, nasıl unutursun? Eee neler buldun anlat.”
“Çağın Akan senin üniversitenin işletme fakültesinden. 28.11.2002 İzmir doğumlu. Kız kardeşi var. Ecrin Akan. 12.09.2004 İzmir doğumlu. Aynı üniversite psikoloji öğrencisi.”
“Başka diğer kardeş?” dediğimde anlamadığını belirten gözlerle baktı. “Bana kardeşimi öldürdün deyip duruyordu.”
“Başka kardeş yok. Ayıca Çağın buranın kurallarını bilmiyor mu? Ringe iki suçsuz çıkamaz. Suçsuz öldürülemez.”
“Hayır, kurallardan haberi var.”
“O zaman bir arkadaşı falan olabilir. Yakın zamanda kimlerle ringe çıktın?”
“İsimlerini bilmiyorum. Bana haber veriyorlar, geliyorum, hazırlanıp ringe çıkıyorum bu kadar. “ dediğimde elindeki dosyayı açıp birkaç sayfayı çevirdi.
“O zaman listeden ilerleyeceğiz. Buğra Zafer yaş 28 uyuşturucu ticareti. Ahmet Korkmaz yaş 33 çocuk istismar. Çağın Akan-“ dediğinde anlamsızca yüzüme baktı.
“ Çağın ile burada nasıl ringe çıktın Yazgı? YERALTI’ ndan kimse birbiriyle dövüşemez.”
“Onu bende bilmiyorum. Adem özel olarak söyledi. ‘Öldürmek yok, sadece dövüş’ dedi. İzleyicilere zevk vermek içinmiş.”
“Adem asla kurallara karşı gelmez. Bu yaptığının ortalığı karıştıracağını bilir.”
“Önlem alsın o zaman Hasan. Adem’i dert edinemeyeceğim. Devam et.”
“Mete Cihangir 23 yaşında-“ dediğinde sözünü kestim.
“Bir dakika bir dakika ben o yaşta biriyle dövüşmedim.”
“Dövüşmüşsün. Üstelik o yaşta dediğin herif her şeyi yapmış resmen pezevenk. Kadın ticareti, dolandırıcılık, uyuşturucu-“ derken odaya dalan Çağın’ın yüzüne attığı yumrukla yere düşen Hasan şaşkınlıkla kafasını kaldırdı.
“Ne diyorsun lan sen? Senin ağzını-“ Çağın öfkeden delirmiş halde Hasan’a yumruk atacakken Hasan yeni fark etmiş olacak ki karşılık vermeye başladı.
“Ne o Çağın? Kardeşim dediğin pezevenk mi çıktı? Ne bu sinir?” sırıtarak sorduğum soruyla sesimi duyan Çağın durup bana baktı.
“Ne saçmalıyorsun lan sen!?” bağırarak sorduğu soruyla yüzümdeki sırıtmanın yerini ciddiyet aldı.
“Konuşmaya devam edecek dilin olmasını istiyorsan o sesini ayarını kıs. Tepemde kardeşim de kardeşim diye ağladığın herif bu muydu cidden?”
“Yazgı! Sakın yanlış bir şey söylemeye kalkma pişman ederim.”
“Sen ve boş tehditlerin! Sıktı artık.” ayağa kalkan Hasan’a baktım.
“Ver şunun kardeşinin dosyasını.”
“Dosyalar Adem’in odasında oluyor Yazgı.” dediğinde Çağın’a baktım.
“Yürü.” dediğimde yüzünde garip bir sakinlikle kapıya ilerledi. Adem’in odasına girdiğimizde Adem koltuğunda oturmuş elindeki dosyalara bakıyordu. Kafasını kaldırıp bize baktığında şaşırdı.
“Hayırdır? Ne işiniz var odamda?”
Çağın ,“Mete Cihangir’in dosyasını ver.” Dediğinde Adem alayla güldü.
“Hadi ya? Sebep? Sen kim olarak bana emir veriyorsun?” sonlara doğru gülümsemesi yüzünden silinmiş yerini küçümseyici bakış almıştı Adem’in. Çağın öfkeyle masaya vurdu.
“Adem! O dosyayı bana ver.” dediğinde Adem bana bakınca omuz silktim.
Cevabını alan Adem çekmeceden büyük siyah kutuyu aldı. Bir süre içindekileri karıştırdıktan sonra içinden çıkardığı dosyayı Çağın’a uzatmadan önce, “Bir daha sakın karşımda durma Çağın.” dedi. Adem’in söylediklerine cevap verme gereği duymadan dosyayı açıp içindeki fotoğraflara baktı
Kapının önünde kıpırdamadan öylece Çağın’ı izliyordum. Elindeki dosyanın sayfalarını çeviriyordu. Bir süre sonra dosyayı Adem’in masasına bıraktı. Öncekine göre sakin sesiyle konuştu.
“Bunları nereden buldun?”
“Nereden bulduğum seni ilgilendirmez. O dosyada yazan her şey doğru.” Dediğinde Çağın derin bir nefes verdi. “Yakın bir zamanda beni ringe çağırma. İşim var.” Odadan çıkmadan önce son söyledikleriydi. Çağın odadan çıktıktan sonra Adem bana baktı.
“Kim bu dosyasına baktığı herif?”
“Arkadaşı falan işte, boşver. Benlik bir şey var mı?” dediğimde alay edercesine üzerime baktığında gözlerimi devirdim. “Bugün giydiğim elbise de ikinize de battı he.” Dedim.
“Elbise değil de maça çıkma teklifin battı Yazgı.”
“Sadece soruydu Adem. Her neyse bu akşam olmaz zaten.” Dediğimde Hasan bana sorarcasına baktı.
“Niye bu akşam olmaz?”
“Takılacağım öyle bir şeyler falan içerim sonrada ders çalışırım.”
“Büyüyecekte doktor olacak bizim küçük boğamız.” Diyen Adem’e ters ters baktım.
“Bak alıştın son zamanlarda bana şu lafı demeye. Yarın bir gün insanların yanında diyeceksin sonra da ben seni o ringe çıkmadan komaya sokarım.” Dediğimde Hasan ile kahkaha attılar. “Geliyor musunuz benim ile?”
“Benim işim var. Hasan’ın da işleri var.”
“ Sonra görüşürüz o zaman.” Deyip çıktım.
Arabama bindikten sonra yakınlardaki son zamanlarda gitmek istediğim restorana gittim. Arabamı uygun bir yere park ettikten sonra çantamı alıp restorana girdim. Cam kenarında boş olan masaya ilerledim. Garson oturmam için koltuğumu çektiğinde teşekkür edip menüye bakma gereği duymadan şarap ile tavuklu salata istedim. Ardından telefonumu açıp gelen bildirimlere bakarken önümdeki koltuğa oturan kişiye sırıttım.
“Alıştın sende beni takip etmeye.” Dedim.
“ Canım sıkkın sohbet etmeye gelmedim.” Dedikten sonra elini kaldırıp başka masa ile ilgilenen bir garsona işaret yaptı. Garson hafif kafasıyla onayladıktan sonra restoranın bar kısmına ilerledi. Ben garsonu izlerken Çağın tepkisizce beni izliyordu. Hiçbir şey demeden kapanan telefonumu açtım ve mesajlara baktım. Gruba gelen mesajları okumaya karar verdim. Gördüğüm yüzlerce mesaj bildirimine gözlerimi devirdim.
Ataberk: Sıkıldım ben
Yaren: Sıkı can iyidir;)
Berkay: Annem de hep aynısını derdi…
Olca: Kskksksksksks
Banu: Spor salonuna başlamayı düşünüyorum
Banu: Önerebileceğiniz bir yer var mı
Berkay. Benim aktif olarak gittiğim bir yer var
Berkay: Eğer istersen yarın seni götürebilirim
Banu: Zahmet etmene gerek yok
Banu: Bana yerini söylemen yeterli olur
Berkay: Zahmet olmaz
Ataberk: YUH
Berkay: ?
Ataberk: Aşıksın dırırırı
Yaren: …
Berkay: Ne diyorsun lan sen!?
Ataberk: Hiiç
Ataberk: Öyle bir şarkı sözüydü aklıma geldi sadece
Ataberk: Hem sen neden bu kadar şey ettin ki
Berkay: Banu özele gelir misin?
Banu: Tamam
Ataberk: Durun ya nereye
Ataberk: Gizlimiz saklımız mı var bizim
Ataberk: Burada konuşsun herkes
Yaren: Sen ima yapmasaydın zaten burada konuşacaklardı Ataberk
Ataberk: He bütün suç benim yani
Yaren: Yok benim
Pamir: Neyden bahsediyorsunuz
Yaren: Azıcık üstlere bakarsan konuya hakim olursun
Ataberk: Berkay ile Banu özele gittiler…
Pamir: Ne özeli?
Pamir: Ayrıca sana ne milleti özelinden
Ataberk: Bunu bana nasıl dersin
Ataberk: Kalbim çıt gözyaşım pıt
Olca: Arkadaşlar sanırım size yenge buldum
Ataberk: Kim kim ad soy ad ver
Ataberk: Sana tüm hayatını anlatabilirim;)
Olca: Yok öyle olmaz
Yaren: Hayatını ondan öğrenmedikten sonra ne önemi kalıyor Ataberk?
Ataberk: Yaren neden bu kadar terssin bugün
Yaren: Ciddi bir soru sordum sadece
“Ne zamana kadar telefona bakacaksın?” sesin sahibi Çağın’a baktım.
“Canım ne kadar isterse.”
“Özür dilerim.” Dedikten sonra diyecek bir şey bulamayıp yüzüne bakakaldım.
“Anlamadım. Ne için?”
“Söylediklerim ve tavırlarım için.”
“Tamam.”
“Bu kadar mı?”
“Ne dememi bekliyorsun?”
“Bilmiyorum ama tamam demeni değil.”
“Özür dilemek için mi beni takip ettin?”
“Yolumun üstüydü.”
“Aynen ondan.
“Birini mi bekliyorsun?”
“Bunu düşünmek yeni mi aklına geldi?”
“Hayır, ama gelen olmayınca kalkmadım.”
“ Kimseyi beklemiyorum. Sadece yalnız başıma dışarıda bir akşam geçirmek istedim.” Derken yalnız kelimesini özellikle söylemiştim
“ Sanırım sen bunu dedikten sonra kalkmam gerekiyor?” alayla sorduğu soruya gözlerimi devirdim.
“ Keyfine bak.”
“ YERALTI’nda ne kadar süredir varsın?”
“Senden önceydim.”
“Yani benim orada olduğumu fark ettin?”
“İlgimi çekmiştin.” Dediğimde gözlerinde şaşkınlık belirdi.
“Tip olarak diyorum. Ama sayende sıfır ilgi kaldı sana karşı.” Demem ile gözlerini başka tarafa çevirdi.
“ Karakter olarak kaba birisi değilim. Sadece sana karşı elimde kardeşim dediğim adamı öldürdüğüne dair belgeler vardı.” Dedikten sonra haylazca sırıttı. “ Hem eğer istersen birbirimizi daha iyi tanımak adına bir gün ayarlayabiliriz.”
“Senin aksine ben çok da kibar birisi olmadığım için net bir ifadeyle söylüyorum. Sana karşı ne merak ne de ilgi hissetmiyorum. Yani hayır, başka işlerim var.” Dedikten sonra camdan dışarısına bakınırken duraksadım. “Şuan olduğu gibi.” Dediğimde Çağın da benim baktığım yere baktı. Dışarıda yolun karşısında elinde silahlı biri vardı. Silah buraya dönüktü.
--------------
Bölüm sonuu
Yorum yapmayı ve kalbe basmayı unutmayınn
