İçeriğe geç

Sekizin Laneti

Bölüm 4 · 9 dk okuma

Sekizin Laneti

Bölüm 4

4.BÖLÜM

Konum attıktan sonra son derslere de girip eve gitmiş duş almıştım. Duştan çıktıktan sonra bornozumu giyip cilt bakımımı yapmak için lavaboya girdim. Yüzüme nemlendirici maskemi sürüp odama üzerimi giyinmek için giderken çalan kapı sesiyle adımlarını aşağı kata, kapıya doğru yönlendirdim.

Kapıyı açtığımda karşımda Çağın'ı görünce zafer dolu bi gülümsemeyle yüzüne baktım. Çağın gülümsemem karşısında gözlerini devirip içeri girdi.

"İçeri girmeni söylediğimi hatırlamıyorum. "

"Girebilir miyim dediğimi hatırlamıyorum bende. Mutfak nerede?" gözlerimi devirip üzerimi giyinmek için odama çıktım. Peşimden gelen Çağın ile arkamı döndüm.

"Mutfağı yukarı yaptırmandaki sebep neydi?" sorusuyla kaşlarımı çattım.

"Ne mutfağı ya?"

"Bana mutfağı göstermiyor musun sen?"

"Hayır. Üzerimi giyinmek için odama çıktım. Hani sen gelmeden önce duştan çıktım, üzerimde bornoz ile duruyorum ya." karşısında sadece bornoz ile durduğumu yeni fark etmiş olacak ki baştan aşağı üzerimi süzdü.

"Süzmen bittiyse odama gideceğim."

"Aşağıdayım." uzaklaşan adım sesleriyle dolabımdan siyah iç çamaşırı takımı ve siyah tayt ile hırkamı çıkardım.

Üzerimi giyindikten sonra saç havlum ile saçlarımı kurularken çalan zil sesiyle kapıyı açmak için aşağı indim. Çağın da kapıyı açmak için olacak ki kapıya doğru ilerliyordu. Kapıyı açtığında kalan herkes de gelmiş oldu. Ataberk önümdeki Çağın'a ve bana baktıktan sonra sırıtmaya başlayınca kaşlarımı çattım.

"Ne sırıtıyorsun?" Ataberk parmağıyla ben ve Çağın'ı gösterip göz kırptı.

"Çağın önden geldi sanırım. Ne yaptınız bizden önce?" Çağın gözlerini devirdi.

"Yok. Siz biraz daha geç gelseydiniz olacaktı." şaşkınlıkla Çağın'a baktım.

"E biz kalkalım o zaman." Banu'nun neşeli çıkan sesiyle herkesin eğlendiğini fark ettim.

"Vaay demek şirin kız dalga geçebiliyormuş." Berkay'ın söylediğiyle birlikte Banu'nun yüzü kızardı.

"Bölüyorum ama Yazgıcım evinde yemek var mı acaba? Bu arkadaşlar bana yemeğimi yedirmedi de."

"Hiç sanmıyorum. Çünkü kendisi daha bana mutfağın yerini söylemedi."

"Çağın sen ne zamandır Yazgı yerine cevap verir oldun la. Artık aranızda bir şeyler olduğuna eminim." Ataberk'in heyecanlı çıkan sesiyle sinirlerim daha da bozuldu.

"İçeri geçin hepiniz!" yüksek çıkan sesimle herkes sıradan içeri geçti. Daha sakin bir ses ile "Mutfak ileride sağda Çağın. Beni takip edeceğine az ileri baksaydın görürdün."

"Yemek?" sorunun sahibi olan Olca'ya döndüm.

"Yemek malesef yok Olca." Olca bana hayal kırıklığıyla bakınca,

"Nee? Okuldan geleli 1 saat daha yeni olacak. Ayrıca siz gelmeseydiniz yemeği spora gittikten sonra yapacaktım."

"Oha ya."

"Pardon Yazgı senide sporundan ettik." Yaren'in imalı çıkan sesiyle ona döndüm.

"Yok ya sadece biraz geç yapacağım. Sorun değil yani. "

"Sevindim."

"Hoşgeldiniz bu arada."

"Geç olsun güç olmasın." diyen Pamir'e ters bakmakla yetindim.

"Neyse aç olan mutfağa gelsin benle."

Arkamı dönüp mutfağa doğru yürüdüm. Mutfağa girdikten sonra arkama döndüğümde herkesin geldiğini gördüm.

"Oha. Lan sizi aç mı bırakıyorlar?" şaşkın çıkan sesimle Olca güldü.

"Valla beni aç bıraktılar."

"E biz de okuldan yeni çıktık."

"Neyse tamam. Makarna isteyene orada. Sebze ve meyveler dolapta, tuz ve şekerler de orada." her şeyin yerini gösterip mutfaktan çıkmak için kapıya doğru yürüdüm.

"Biz mi yapıcaz?" Berkay'ın şaşkın çıkan sesiyle Ataberk kahkaha attı.

"Yok ben yapıcam. Aç olan sizsiniz farkındasın dimi? Siz yapıcaksınız tabikide."

"E biz yemek yaparken sen ne yapıcaksın?" Pamir'in sesiyle ona döndüm.

"Saçlarımı taramam gerek. Sonra size bakmak için gelirim."

"Lan amına koyayım sen nasıl ev sahibisin?"

"Lan daha ne yapayım? Malzemelerin yerlerini söyledim ya?"

"Yoksa sen yemek yapmasını bilmiyor musun?" alaylı çıkan sesimle Berkay'ın sinirlendiğini fark ettim. Ataberk tekrar güldü.

"Gülme lan sende sürekli. Sanki sen biliyorsun?"

"Ben en azından üç beş bir şey biliyorum oğlum. Sen onu da bilmiyorsun."

"Tartışmayı bırakır mısınız?"

"Yemek yapmayı bilmeyen kim var şimdi? "

Berkay ve Yaren kendilerini belirttikten sonra Pamir ve Ataberk sesli güldüler.

"Yaren sende mi bilmiyorsun?"

"İlk defa mı yemek yapmasını bilmeyen kız görüyorsun Pamir?" Yaren'in ters çıkan sesi Pamir'i gülümsetti.

"Hayır. Annem de yapmasını bilmezdi." Pamir'in kırgın çıkan sesiyle ortam sessizleşti.

"Tamam o zaman. Yaren ve Berkay oturun bi yere. Ayak altında dolaşmayın. Olca da otursun."

"Olca niye oturuyormuş?" Berkay'ın sorduğu soruya ters bakıp cevap verdim.

"Çünkü bazı insanlar yemesine izin vermemiş ya hani. Ayrıca sen ne karışıyorsun? Zaten bi boka yaramıyorsun." cümlem bittikten sonra Berkay'dan ses çıkmadı.

"Artık boş yapmayı bitirin. Saat geçmeden ne yapıcaksak yapalım."

💫💫

"Çok şükür bugün de doydum ya." Olca yemeğini yemenin verdiği keyifle arkasına yaslanmış oturuyordu.

"Artıl asıl konumuza mı geçsek?"

"Bencede geçelim. Çünkü yarınki derslere çalışmam gerek."

Çağın'ın direkt konuya giriş yapması ile herkes tüm dikkatini ona verdi.

"Her şey ortada işte. Okullarda katil var. Ya öğrenci ya öğretmen ya da çalışan. Yeni sınavlar yaklaşıyor. "

"Katiller birlik içinde çalışıyor. Hepsi aynı anda tam olarak aynı saatte öldürüyorlar. Üstelik başarılı ögrencileri öldürüyorlar." söylediğimle beraber Ataberk kaşlarını çattı.

"Sebep? Amaçları sadece başarıyı ortadan kaldırmak olamaz. Çünkü her zaman başarılı biri vardır. Belki de öldürülen kişilere bakmak lazım. Onlarla ilgisi olabilir."

"Yok. 7 aydır öldürülen ögrenciler arasında masum olanlar da var. Olmayanlar da. Amaçları başarıyı yok etmek değil. Üniversitenin sahibiyle alakalı."

"Sahipleri demek istedin herhalde? Olay 8 üniversitede gerçekleşiyor." konuşan Olca'ya baktım.

"8 ümiversitenin de sahibi bir kişi."

"Kimmiş peki o kişi?" Pamir'in meraklı çıkan sesiyle imalı bir şekilde güldüm ve Çağın'a bakarak konuştum.

"Ali Akan." herkesin bakışları Çağın'a döndü.

"Bir yakının mı?" Pamir'in sorusuna Çağın'a izin vermeden ben cevap verdim.

"Evet çok yakınıdır. Babası olacak kadar."

"Oha." Berkay bile şaşırmıştı.

"O kadar üniversiteyi alacak kadar parayı baban nereden bulmuş?" Yaren'in meraklı sorusuna Çağın gülerek bana baktı.

"Yazgı söylesin. Kendisi babamı benden daha iyi tanıyor olabilir."

"Kumar,silah ticareti, " verdiğim cevap yeterli olmamış olacak ki Çağın devam ettirdi.

"Dedem'den çaldığı parada var tabi. "

"Sen bunların neresindesin?" Banu'nun sorusuyla ortam sessizleşti.

"Bunlar ile ilgim yok. Ben farklı yerlerdeyim."

"Her neyse. Yüksek ihtimalle Ali Akan'ın yaptığı bir şeyden dolayı önce prestij kaybı ardından zarara girmesini planlıyorlar. Sonrada yüksek ihtimalle onu da öldürürler."

"Prestij kaybı şimdiden işe yarıyor. Üniversitelerden ögrenci azalıyor."

"İzın verildikçe." diye düzelten Banu'nun sesiyle bakışlar ona döndü.

"Nasıl yani? Ne demek izin verildikçe?" Ataberk'in sorusuyla Banu ona döndü.

"Grup kurulmadan 2 hafta önce okuldan ayrılmak istemiştim ama engeller çıktı."

"Ne tür engeller onlar?" soruyu sert bir sesle soran Berkay'dı.

"Ya işte birkaç hoca bunun hata olacağını, okulun öğrencilerinin böyle zamanlarda okula destek olmalarını söylediler. Ki ben burslu öğrenciydim."

"Eee bu bir engel mi yani?"

"Yani haklılarda bence biraz bu zamanda okulu bırakmam hata olacaktı. Anlık bir korku ile verdiğim bir karardı sadece. Sonradan da vazgeçtim. Ölecek olan her türlü ölür."

"Benim anlamadığım bunların babanla ne ilgisi olduğu Çağın?" Pamir'in sorusuyla Çağın bir süre ona baktı.

"Orasını bende henüz bilmiyorum. Yapmıştır bir bok işte."

"Babanla aran iyi değil sanırım."

"Kızım sen psikoloji mi okuyorsun? Sana ne?" Berkay'ın Banu'yu terslemesine bir şey diyecekken Çağın konuştu.

"Öyle." dedi.

"Bir şey diyeceğim ben şimdi." dedi Ataberk düşünceli çıkan sesiyle.

"Heh söyle hadi." Berkay'ın gözlerini devirerek söylenmesini umursamadı Ataberk.

"Şimdi şöyle ki sevgili değerli insanlar. Bu katiller zeki olanları öldürüyorsa biz sınavları yanlış yaparak hayatta kalabiliriz." Ataberk'in dediğiyle Yaren kahkaha attı. Diğerleri ise düz ve boş bir ifadeyle Ataberk'e bakıyordu.

"Amına koyayım bende ciddi bir şey söyleyecek sanıyorum ya."

"Abi ama haksız mıyım ben şimdi ya?" Ataberk hepimizin yüzüne haklı olduğunu söylememizi istercesine bakıyordu.

"Haksızsın kardeşim. Çünkü ben hukuk okuyorum. Ve oldukça başarılı bir şekilde kazandım okulumu. Şimdi de ölebilirim korkusuyla kariyerimi başlamadan bitiremem."

"Vaay demek hukuk okuyorsun Pamir." Banu'nun heyecanlı sesiyle Pamir gülümsedi.

"Bu daha işe başlamadan böyleyse ileride ne olur kim bilir?" Yaren'in homurdanmasına kaşlarını çattı Pamir.

"Ne demek o şimdi ya?"

"Bir dakika arkadaşlar acaba biz bir önce tam anlamıyla tanışsak mı? Yani okuduğumuz bölüm, yaşımız, hobilerimiz gibi falan. Hı, nasıl olur?"

"Bence Olca haklı. İlk ben başlayayım o zaman." dedi Ataberk. "Adımı biliyorsunuz zaten. Yazılım mühendisliği okuyorum. Hobilerim spor yapmak, bilgisayar oyunları oynamak. Ha bu arada spor yapmak dedim de, onun sebebi de kız tavlamak için. Anlarsınız ya?" dediğinde göz kırpmıștı.

"İyi, güzel, hoș da kaç yașında insanlarız. Sınıfa yeni gelen öğrenci gibi kendimizi mi tanıtıcağız? Zamanla kim nedir, nasıldır öğreniriz. "diyerek Ataberk'e baktı." Sen nasıl koskoca üniversiteleri hackledin? Çocuk oyuncağı değil ya hani bu. " dedi.

" He o konu. Çocuk oyuncağı değil zaten ya. Yalandı o üniversite hacklemek falan. Havalı olsun diye öyle dedim. Ben sizi okulun instagram hesaplarından buldum iște. Teker teker aradım. Öyle ortaya karıșık seçtim iște. " dedi. Ardından Çağın ile bana baktı.

" Peki siz nereden tanıșıyorsunuz?" diye sordu. Kısa bir süre Çağın ile göz göze geldiğimizde bakıșlarında nefret vardı.

"Yere Altı'nda geçen zamanda bir kere

dövüștük. Çağın efendi de yenilgiyi hazmedemeyince bana ömürlük kin besliyor iște." dedim. Çağın cevap vermeyip öylece yüzüme bakmıștı.

"Vaay helal kız sana." dedi Ataberk.

"Yasal mı peki bu sizin yaptığınız dövüș?" diye sordu Pamir.

"Sen bilmiyor musun orayı ya?" Yaren'in sorusuna Pamir kașlarını çattı.

"Niye o kadar bilindik bir yer mi?"

"Hayır da. Ne bileyim, bir garibime geldi. Son zamanlarda çok duyulur oldu. Ayrıca yasal değil. Karșılıklı dövüșenlerden biri ağır hasar almadan dövüș bitmiyor." dediğinde meraklı bir ifadeyle Yaren'e baktım.

"Sen bunları nereden biliyorsun? Orada dövüșçü değilsin."

"Her dövüșeni tanır mısın?" diye sordu Berkay.

"Evet."

"Ben dövüșçü değilim tabikii de. Orayı çizmek için girmiștim. Farklı bir resim teması çizmek istemiștim."

"Kimi kandırıyorsun sen? Oraya herkes öylece giremez." dedi Çağın.

"Bunun bende farkındayım elbette. O gün kapıdaki adam ile tanıșıklığım vardı. O kadar."

"Of tamam. Biraz mola mı versek. Ben tatlı istiyorum. Yazgı var mıdır sende bir șeyler?" diye sorduğunda Olca'ya sırıtarak baktım.

"Olmaz mı?" hevesle ayağa kalktım. Televizyonun altında ki komodinin kapağını açıp içinden çikolata ve kekler alıp herkese dağıttım.

Berkay șokla dolaba bakıp, "Oha cephane mübarek." dedi.

"Orası çok küçük bir kısmı." dedim.

"E sen hem spor yapıp hem bu kadar abur cubur nasıl yiyorsun?" diye sordu Ataberk.

"Genelde yemiyorum. Markete gidince canım çekiyor bende alıyorum." dediğimde Pamir alayla sordu.

"He yani bakmak için bir oda dolusu o kadar șeyi alıyorsun?"

"E ama boșuna mı alıyorsun yani o zaman?" diye sordu Banu.

"Ben yerim ya hep boșa gitmez." dedi, Olca.

"Boșa gitmiyor ya. Yiyorum Ben hep. Ben yemezsem çocuklar falan yiyor." dediğimde Çağın yüzünde sinir bozucu bir gülümsemeyle arayan girdi.

"Sen? Çocuklara yiyecek mi alıyorsun? Hangi çocuklar?"

"N'apcan? Niye sordun Çağın?"

"Komiğime gitti sadece bir an."

"Gitmesin o zaman. Benimle ilgili hiçbir șey senin komiğine gitmesin Çağın."

"Hemen gerilmeyin ya. Sakin olun. Neyse dağılalım hadi artık." dedi Ataberk.

"Evet gidin hadi. Benim ișlerim var zaten." dedim.

"Ne kadar da misafirperver ya." diye söylenerek Berkay kapıya doğru gitti.

"Tatlılar için teșekkürler." diyerek ardından Olca çıkmıștı.

"Rica ederim. Hepinize iyi akșamlar." diyerek arkalarından kapıyı kapattıktan sonra telefonumu alıp odama çıktım.

Hasan'ı arayıp telefonu hoparlöre alıp üzerimdekileri çıkardım. İç çamașırlarımla dolabımın karșısına geçtim. Telefon dördüncü çalıșta açıldı.

"Hayırdır Yazgı?"

"Oraya geliyorum."

"Sana göre adam yok ki."

"Maça çıkmak için değil. Birini öğrenmem gerek." derken dolabımdan seçtiğim dizlerimin üzerinde biten siyah sırtı bağlamalı omuzları açık elbisemi aldım.

"Kim?"

"Çağın Akan. Hakkında her șeyi, bak özellikle söylüyorum. Her șeyi bul bana. Orada kimle yakın kimle düșman tüm bilgileri topla bana."

----

Bölüm sonu

14 yorum

  • Sınavlarda düşük not almamın sebebi bu oldurulmemek yoksa ben sinif birincisi olacak insanim

    1Yanıt
  • Bence devam etmelisin çok iyi gidiyo kalemine sağlık

    1Yanıt
  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?

  • Ali Akan katile yaklaşıyorlar acaba katile nasıl bir ilişkisi var?