Bölüm 5: Baharın Dönüşü ve Yeniden Başlangıç
Anka Sahaf’ın tahta kapısının o tınılı gıcırtısı, Defne’nin kalbinde yıllardır çalmayan bir müziğin yeniden başlaması gibiydi. Arkasını döndüğünde Ateş’i gördü; gözlerinde yolların, özlemin ve kavuşmanın o tatlı yorgunluğu vardı. Üzerindeki hafif kabanı, rüzgârda dalgalanan saçları ve o zamansız gülümsemesiyle sanki hiç gitmemiş gibiydi.
Aralarındaki mesafe saniyeler içinde kapandı. Ateş kollarını Defne’ye sardığında, Berlin’in soğuk sokakları, aradaki saat farkları, takvim yaprakları ve akıp giden o uzun altı ay bir anda buharlaşıp uçtu.
Defne: Gözlerinden süzülen bir damla mutluluk yaşını Ateş’in omzuna akıtarak, sesindeki o tatlı sitemle fısıldadı: "Çok uzun sürdü... Zamanın en güzel israfı bile bazen insanı sabırsızlandırabiliyor."
Ateş: Defne’nin saçlarına derin bir öpücük kondurarak, "Ama değdi, değil mi?" diye karşılık verdi. "Çünkü artık hiçbir mesafe bizi birbirinden koparamaz."
Yaşar Amca tezgâhın arkasından gülümseyerek onları izliyor, sessizce eski fincanlara taze demlenmiş çay koyuyordu. Bu sahaf, onların hikâyesinin doğduğu topraktı ve şimdi köklerini daha derine salıyordu