Bölüm 4: Veda ve Yeni Bir Başlangıç
Ayrılık günü, Atatürk Havalimanı’nın dış hatlar terminalinde hüzünlü bir rüzgâr gibi esti. Biniş kartını elinde tutan Ateş, son kez Defne’ye sarıldı. Kulağına eğilip fısıldadı: "Ayrılıklar sadece yeniden kavuşmanın gidiş biletidir. Beni unutma."
Ateş kontrol noktasından geçip gözden kaybolduğunda, Defne çantasında ağırlaşan küçük defteri çıkardı. Defterin ilk sayfasına Ateş’in kendi el yazısıyla yeni bir not iliştirilmişti:
“Gözden uzak olan, kalbin en derin köşesine yerleşir. Bekle beni sevgilim, çünkü hikâyemiz henüz yeni başlıyor.”
Altı ay boyunca aradaki saat farkına, yoğun toplantılara ve mesafelere rağmen sevgile beslenen bir aşk yaşadılar. Her gece aynı saatte gökyüzüne bakıp aynı yıldızı izlediler.
Ve bir bahar sabahı, İstanbul’a erguvanların rengi büründüğünde... Anka Sahaf’ın zili bir kez daha çaldı. Defne rafların arasında kitap incelerken o tanıdık yasemin kokusunu ve o sıcak nefesi boynunda hissetti.
Ateş geri dönmüştü. Ve bu kez, ellerinde sadece bir not değil, hiç bitmeyecek bir ömrün sözü vardı.