İçeriğe geç

Sayina

Bölüm 3 · 6 dk okuma

Sayina

Bölüm 3

2. Bölüm: Kız Günü

Medya-Sonay

~~~~

"Simay?"

"Helüü ablacığım nasılsın?"

Kapıyı açmaya giderken kargo veya komşularımızdan herhangi birinin olduğunu düşünmüştüm ama şimdi karşımda kız kardeşim Simay duruyordu.

Simay beni kenara itip İzgi ve Simay'ın geldiğini duyan Sonay'ın yanına gitti.

"Normalde tatile çıkmamıza bir hafta var ama sınavlar bitti ve kimseyi yok yazmıyorlar o yüzden ben de sana bir süpriz yapmaya karar verdim."

Simay İstanbul'da lise okuyordu.Ve büyük ihtimalle evin nerede olduğunu anneannem ve dedemden öğrenmişti,çünkü Simay ile aramızda evin nerede olduğuna dair bir konuşma geçmemişti.

"İzgi Ablaaa ay seni çok özlemişim!" Simay koşarak İzgi ve Sonay'a sarıldı,bir tık zorba bir abla olduğum için ne zaman onu zorbalasam küçüklükten beri onların yanına giderdi.Sonra Simay'ın gönlünü alır ve beraber oyun oynardık.

Simay İzgi ve Sonay'dan ayrıldıktan sonra Murathan ve Çağatay'ı gördü.Bana bunlar kim bakışı attı ve kolumdan tutup bavulları koyma bahanesiyle beni odaya çekti.

"Abla bunlar kim yaa? Yoksa yoksa...eve erkek mi attınız?

"Hee ablam eve erkek attık.Metehan İzgi'nin arkadaşı Çağatay da Murathan'ın arkadaşıymış."

"Çikitay sana pek bir alıcı gözle bakıyordu ama neyseee."

"Ayy Simay şimdi seninle erkek muhabbeti yapamayacağım ayrıca Çikitay ne ya?"

"Öff abla tamam tamam hadi ilk geldiğimiz günden böyle bir muhabbet içerisine girmeyelim ama gece.."

dedi işaret parmağını kaldırıp bana bakarken.

"Abla-kardeş gecesi yapacağız."

Simay ile küçüklüğümüzden beri birbirimize anlatmak istediğimiz olayları gece yatakta birbirimize anlatırdık.Ne zaman ondan bir şey saklamaya çalışsam olayı abla kardeş gecesini çeker ve beraber konuşur dertleşirdik.

Bugün cuma olduğu için ve ben cuma günleri işe gitmediğim için bugün evdeydim.

"Kız sen görüşmeyeli kilo mu aldın?"

"Aaa resmen bana obez öküz dedin abla!"

"Aynen aynen ben diyorum sana Gümüşhane sen diyorsun bana götüm şahane."

Simay ile içeri geçtiğimizde Murathan ve Çağatay gitmişti. Salonda oturup biraz sohbet etmiştik ve beraber yemek yapmak için mutfağa geçmiştik.

"Aptamil oyun uyku bağışıklığın ritmi bu aptamil oyun uyku bağışıklığın ritmi bu.."

"KADIN SUS BEN SÖYLİCEM!"

"APTAMİL OYUN UYKU BAĞIŞIKLIĞIN RİTMİ BU!"

"APTAMİL OYUN UYKU BAĞIŞIKLIĞIN RİTMİ

BU!"

Gülüşerek yapması aşırı zor olan yemeğimizi yapmaya devam ettik.(makarna)

Yemek hazırlığı bitince sofrayı da hazırladık ve günün açlığı ile birlikte hepimiz yemeğe gömüldük.

~~~~

Simay,İzgi,Sonay ve ben gece elimizdeki abur cuburlar ile birlikte konuşmaya dalmıştık.

Simay uzun bir süre boyunca bizimle konuşamadığı için herkes sırayla aklındaki soruları yaşadıklarını anlatmış gece neredeyse sabaha kadar konuşmuştuk.

Sıra bana geldiğinde ise Çağatay meselesini onlara anlatmış ne yapacağımız hakkında konuşmuştuk ve evet ben hala bunların berbat bir tesadüf olduğunu düşünüyordum aman ne mükemmel.(!)

Ve bu sırada Sonay'ın okul kütüphanesinde tanıştığı ve konuşmaya başladığı bir çocuk olduğunu öğrenmiştik.

Sonay ile aynı bölümü okuyorlarmış şu anda sevgili değillermiş ama flört aşamasında olduklarını düşünüyoruz.

Kızları toplamasam onlar bırak sabahı bir sonraki günün akşamına kadar konuşurlardı ve biz o akşam dördümüz kocaman yatakta(!) beraber yattık eski günlerdeki gibi.

~~~~

Dün gece Simay ile birlikte çok geç yattığınız için uyanmak zor olmuştu. Simay cuma günü gelmişti ve bugün gezmeye karar vermiştik.Önce kahvaltı etmek için dışarı çıkacaktık sonra da çalışma saatim gelene kadar yol bizi nereye götürürse gezecektik.Kahvaltı için her ne kadar geç bir saat olsada -12.00- yapacak bir şey yoktu.

Ben eflatun üzerinde beyaz yazıları olan kısa kollu bir tişört giymiştim.Altıma ise beyaz bir pantolon.

İzgi ise beyaz askılı bir crop altına ise açık sarı güzel uzun bir etek giymişti.

Sonay da koyu kırmızı kısa kollu bir tişört,altına beyaz bir İspanyol paça pantolon giymişti.

Simay aramızda en süslülerden olduğu için takıları cart curt hazırlanması en az 2 saat sürmüştü.Ama o da bizim gibi mavi bir tişört altına ise beyaz bol bir pantolon giymişti.

Kahvaltı fazlasıyla aceleye gelmişti çünkü evden çıkmamız kahvaltı edeceğimiz yere ulaşmamız derken saat epey geç olmuştu ve biz çevrede birkaç tur atıp bazı dükkanlara girmiştik.Çok geçmeden de işe gitmem gerektiği için kızları bırakıp kafeye geçmiştim.

"Nefesinde,yüzeceğim yüzünün kıyısına vurdukça sevdim, yine seveceğim aşkın koynunda uyudukça."

Bir yandan sabahtan beri aklıma takılmış şarkıyı mırıldanıyor bir yandan da yerleri süpürüyordum.

Aslında benim gibi Sonay ve İzgi'de çalışıyorlardı.Sonay bir kafede garsonluk,İzgi ise bir kütüphanede çalışıyordu.Sadece benden farklı olarak Sonay'ın işleri çok sık değildi.İzgi'nin dersleri bittiğinde kütüphaneye gidiyor 2-3 saat çalışıp eve geliyordu.

Kafede mesaim bittiğinde,Simay'ın bir arkadaşı ile buluştuğunu kızlarında yürüyüş yaptığını duyunca Merih'i aradım.Miray konusunda ne yaptığını merak ediyordum.

Merih ben kafeden çıktıktan 15 dakika sonra gelmişti.Beraber yol bizi nereye götürürse yürümeye başlamış,yorgun argın konuşuyorduk.

"Miray işini ne yaptın bakalım?"

"Kırıldı bana ama oturduk konuştuk ve uzamamasına karar verdik."

"Yani iyiysiniz?"

"Evet."

Bunu duyduğuma sevinmiştim çünkü Merih benim en yakın arkadaşlarımdandı ve onun üzülmesini istemezdim.Sadece Merih değil Miray'da tanıdığım konuştuğum biriydi ve tatlı bir kızdı.

"Senin aşk hayatın nasıl?"

"Aşk hayatımı var bende?"

"İşten eve evden okula gidiyorsun yani?"

"Tabii." dedim başımı sallayarak.

"İnanasım gelmedi ama neysee."

Merih ile konuşurken durmadan elindeki abur cuburları yemeye devam ediyordu.

"Bir ben kaldım yemediğin he.Yaşamak için yiyoruz yemek için yaşamıyoruz."

"Abart kızım iki lokma bir şey atalım ağzımıza dedik hemen de fırçala ya!"

"İKİ LOKMA MI? KAFEDEN ÇIKALI 40 DAKIKA OLDU 40 DAKIKADIR YIYORSUN LAN!"

"KALBİM KIRILDI KALBİM KIRILDI PEPE BANA HİÇ İNANMADU."

Merih ile biraz daha konuşup sohbet ettikten sonra saat çok geç olmadan eve dönmüştüm.Günün yorgunlugunu atmak için önce duş almış sonra da kızlarla monopoly oynamaya başlamıştık.

"Uludağ'ın gazabından korkun bence." dedi Simay kendinden emin bir şekilde.

"Asıl Kartalkaya'nın gazabından korkun." dedi İzgi saçlarını savurarak.

"Beşiktaş'a gelen oyundan çıksın bence." dedi Simay elini masaya vurarak.

Tamam şimdi benim de havalı bir söz söylemem lazım.Ama elimdeki Dolapdere ve Kasımpaşa ile bunu nasıl yapacaktım?

"Eyy düşmanlar savulun Dolapdere size dolap atmaya geliyor!"

İzgi ve Sonay yarılarak gülerken Simay gülmemek için kendini sıkıyordu.

"Öff ama ne yapayım bütün yollarıma taş koydunuz.Neyse ben bitki çayı yapmaya gidiyorum.İsteyen var mı?"

Kimse istemediğinde masadan kalkıp mutfağa yollandım.Damak tanıdınız batsın ayol.Mis gibi bitki çayı koleksiyonum var benim burada.

Şaka değil gerçekten bitki çayı koleksiyonum vardı.Sadece bitki çayını değil,anılarımı,kartpostallarımı,oyuncaklarımı ve daha bir çok şeyi biriktirirdim.Çünkü bu benim için özeldi.Beni de ben yapan budur çünkü sevmek güzeldir.

Ups şarkıya geçtik yanlışlıkla.Yönetmen kes burayı abi kes.

Dolaptan mate çayı alıp hazırladıktan sonra kızların yanına döndüm.

Salonda gördüğüm manzarada ise Simay yerde yatıyor,İzgi onun üstünde değişik hareketler yapıyor,Sonay ise onları videoya çekiyordu.

Ücretsiz klip çekilir.

"Ve işte burada sahnelerin yıldızı Sünger Bob pijaması ile Sayina Beyy."

"Abi de Sonay,amca de yavrum,bey ne ya?"

"Yanlış oldu yaa hadi sen de bırak çayını katıl bize yaşa hayatını."

"Affet diyen kim?" dedi Simay belini kıvırarak.

"Ez geç diyen kim?" dedi İzgi aynı halay çekiyormuş gibi hareketler yaparak.

"Aşktan çeken kim?" dedi Sonay efkarlı efkarlı kameramanlık yaparken.

"Benim kadar" dedim.Kendimi star gibi hissederken.

Kızlarla biraz daha şımarmış dans etmiştik ve çok geçmeden saat geç olduğu için ben odama geçmiş geceliklerimi giymiştim.

Off of yarın okul yok ve yatmak istiyorum!

~~~~

Ben akşam yatacağım şöyle yapacağım böyle yapacağım demiştim değil mi sözlerimizi bir geri alabilir miyiz,çünkü şu anda evimize yakın olan bir parkta gezinip duruyorduk.Hay bir şey yapsak başım gözüm üstüne ama ya boş boş geziniyoruz boş boş gezeceksen kendi şehrinde gezin Simay ya!

Onları boş verip bir banka çökmüştüm,cebimden telefonumu çıkardım.Instagram'a girdim uzun süredir bir şeyler paylaşmıyordum ve Simay geldiğinden beri çekildiğimiz fotoğraflardan birini paylaşmaya karar verdim.

Yarın hepimiz okulda olacağımız için Simay kendi başına kalacaktı.Ve onu düşündüğüm için bilgilensin kültürlensin diye onları kitapçıya getirmiştim.Bu kadar üşengeç birine göre gayette fazla yürüdüm kusura bakmayın!

İzgi Simay'ı mangalara yönlendirirken Sonay klasiklere yönlendiriyordu.Ben ise günümüzde çıkan her yeni kitabın üstüne atlamakla meşguldüm.

Sonunda Simay'a iki manga, iki klasik ve benim seçtiğim üç tane Wattpad kitabını aldık.

Eve girdiğimizde kendimi tam anlamıyla odama attım ve yatağıma sarıldım.

"Bir daha ayrılmayacağız canım benim.."

"İzgi Ablaa ablam delirmiş kendi kendine konuşuyor!"

Hay Simay ya bir bırakmıyorsun yatağımla ki özlem gidereyim!

"Öff sus lan koca kafalı sana mı sorcam?"

Bu aradaa ben size söylemeyi unutmuştum değil mi? Sokaktan bir kedi sahiplendik ve kontrollerinin yapılması için veterinerde.İki gün sonra yeni yuvasına gelicek ve ben onu çook özledim.

Hadi biraz ders çalışayım ne de olsa bir hafta bir haftadır.

Gözleriniz yaşardı değil mi biliyorum ayoll.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.