
Medya-Sayina
~~~~
"Soran olursa neyse ne,ya gören olursa sadece arkadaşız..."
Hem şarkıya eşlik ediyor hem de eş zamanlı belimi kıvırıyordum.Elimdeki bezle camı silmeye devam ederken Sonay'ın sesi ile ona doğru döndüm.
"Sayinaa,İzgi bana yardım etmiyorr!"
Sonay ve İzgi çocukluk arkadaşlarımdı.Ve onları tanıdığım günden beri böyleydiler.Sonay mantıklı ve çalışkan,İzgi ise her daim tembel ve üşengeçti.Ve birbirlerine sürekli dalaşırlardı.
"Ben sizi evden atmadan önce susun bence."
Odamdan çıkmış salona gelmiştim.Temizliğe başladığımızdan beri neredeyse 100 kere söylenmiştiler.
"Ama bütün evi ben topladım neredeyse." dedi İzgi Sonay'ın yanından yavaşça uzaklaşırken.
"Bütün evi sen mi temizledin? Bütün evi sen mi temizledin?" Sonay eline aldığı anne terliği ile İzgi'yi kovalamaya başlamıştı bile.
Kısa bir kovalamacanın ardından Sonay elindeki terliği almış ve İzgi'yi tam kafasından vurmuştu.
"OHA SONAY KAFAM KOPTU!"
Sonay ise umurunda değilmiş gibi terliğine bakmıştı.
"Annemden çaldığım terliklerin bir gün işime yarayacağını biliyordum."
Ben Sonay'a gülerken İzgi kafasını tutmuş kaşları çatık şekilde bana bakıyordu.
"Şaka maka nasıl vurdun lan sen İzgi'yi?"
"Ablan star bebeğim bizde böyle."
Elime aldığım kovayı su ile doldurup odama geri döndüğümde İzgi'nin kitapları topladığını gördüm. Camın kenarına gelerek dışarıya bakıyormuş gibi yaptım.
"Napıyorsun lan orada?"
"Göktaşı falan da yağmıyor ki.Anlamadım neyse bir mendil alıyım şöyle." Masanın üzerindeki mendili alarak gözümü sildim."Yaşarmışlar."
"YAA ANLAMIYORUM BEN SİZİ.İŞ YAPIYORUM İŞTE!"
"Hadi hadi akşama kadar bitirmemiz lâzım.Yarın okul var."
İzgi'yi boş verdim ve işime geri döndüm.
"Hay babanın donu pembe!"
"Ayol ne oldu?"
"Camları camları çamaşır suyu ile silmişim."
"Bahaneler göt gibidir herkes de var tatlım kör müsün sen?"
~~~~
"Elinin körü ama ya."
Sabah'ın 05.00'inden beri dışarıda korna çalmayan araba kalmamıştı.Neden olduğunu anlayamıyor daha da sinirleniyordum.
Okul saatine 1-2 saat kala pes etmiş erkenden hazırlanmaya başlamıştım.
Üzerimi değiştirdim ve hızlıca İzgi'nin odasına daldım.Onun odasında kalan bir kitabım vardı ve onu almam gerekiyordu.
"İzgi senin dersin erken değil miydi bugün?"
İzgi gözlerini yavaşça açtı ve telefonunu aradı.Ekrandaki saatini görünce yataktan fırlayıp banyoya girdi.
"Ah ah bir gün olsun erken hazırlandığını göremeyeceğim be."
"Sus lan velet."
İzgi'yi boş verip çantamı aldım ve otobüs durağına doğru yürümeye başladım.
Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'nde okuyordum.Çoğu zamanımı ders çalışmaya ve kitap okumaya ayırırdım.Anneannem ve dedem Eskişehir'de kız kardeşim ise İstanbul'daydı.
Fakültenin içerisine girdim ve benimle aynı bölümü paylaşan arkadaşım Merih ile dersimizin olduğu sınıfa ilerledik.
"Bir selam verseydin lan bari."
"Selam versem başın göğe mi ericek?"
"Benim başım zaten göğe erdi boyum uzun mağlum."
Kendisi 1.94 olabilirdi ama benim 1.67 boyumla dalga geçemezdi!
"Mükemmel espirine de güldüğümüze göre söyle bakalım neden mutsuzsun?"
Ailem ile aram iyi değildi.Annem alkolik,babam ise kumarbazdı.Bu hayatın içinden bizi kurtaran anneannem ve dedemdi.Onların yaşadığı yerde Sonay ve İzgi ile tanışmış onların sayesinde okuyup bu okulda Merih'i bulmuştum.
"Okuldan arkadaşım Efe Miray ile birini yanana sarılıp konuşurken görmüş.Bana söyleyince ben de.."
"Gittin salak saçma şeyler söyledin dimi?"
Başını aşağı yukarı salladı."Sinirlendim bir anlık sinirle gittim ağzıma geleni söyledim.Sonra mesaj attı bana kuzenimdi diye.Numarasını falan atmış anlattı o da.Ama Miray kırıldı bana bir kere.Nasıl gönlünü alacağım bilmiyorum." dedi. Derin nefes alarak saçını dağıttım.
"Şimdi canım arkadaşım söyle bakalım.Naneleri yerken bana mı sordun?" dedim en gıcık ses tonumla.
Merih bana kafana tüküreyim bakışları atarak sırasına oturdu.
Miray ile ilişkileri bir garipti.Daha doğrusu zıt kutuplardı.Normalde olsa evet belli zıt kutuplar birbirini çekerdi ama Merih çok fevriydi,Miray ise sakin kişiliğine karşın yeri geldiğinde aşırı duygusaldı.Ama Merih öfke problemi nedeniyle destek alıyor,Miray'ı üzmüyordu.Miray ise sinirlendiğinde Merih'e yardımcı olup onu sakinleştiriyordu.
Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontolojisi dersi için defterlerimi ve kitaplarımı hazırladım ve gelen öğretmen ile ders başladı.
~~~~
Eğer benim gibi evin en küçüğüyseniz ekmek almaya ve market alışverişlerine gönderilmek kaçınılmaz oluyor.
Evet eve en geç gelen benim ama işe gitmeme dakikalar kala İzgi hanım menemen yiyeceği için zorla ekmek aldırmaya gönderilmiştim.
Normalde okuldan erken çıkıyordum fakat bugün ders çıkışı Merih ile konuşmuş ona fikir vermiştim,
Miray konusu için.
Markete geldiğimde oluşmuş uzun sıraya bakıp iç çektim,ekmek rafından ekmek aldım ve uzun kuyruğun sonuna dikildim.
İki teyzenin beni torunlarını ayarlamak istemesi, üç amcanın maç dedikodularına tanık olmam sonrası eve gelebilmiştim.
"Of İzgi of al ekmeğin de başına ÇAL yani ya!"
"Ne kadar ayıpp insan ablasıyla böyle mi konuşur?"
Evet aramızda 2 gün olmasını saymazsak bu konuşma gayet normal olabilirdi.
"Bir dahaki market alışverişine sen gideceksin ya hep ben gidiyorum hep ben gidiyorum sonra bir de beğenmiyorsunuz!"
"En son senden krep yapmak için kaymak istediğimiz de ballı kaymak getirmiştin sonra da siz yanlış söylemişsiniz diye bütün gün başımızın etini yemiştin."
"Olabilir yani o tamamen bir hataydı...o tamamen Merih'in suçuydu! O beni lafa tuttu telefonla konuşurken de yanlış kaymağı almışım."
"Dereotu diyerek maydanoz aldın?"
"İkisi çok benziyor bir kere!"
"Tatlı için süt istediğimde normal süt yerine dört kutu çilekli süt aldın?"
"Çilekli olduğunu anlama-"
Biz kavgamıza devam ederken içeri giren Sonay elindeki yastıkları kafamıza attı.
"İki saattir kavga ediyorsunuz dedim belki susarlar ama yok yok sürekli bir konu sürekli yeni konu çocuk gibisiniz yemin ediyorum ya!"
İzgi ve ben sürekli böyle olabilirdik...İkimiz de inatçı ve kararlıydık.Sonay ise evin annesi gibiydi.Biz kavga ederdik Sonay da bizi ayırırdı.
"Önce o başlattı!"
"Önce o başlattı!"
"Annemi mi üzdüm ben ya ne günah işledim ben?"
"Ama hep o başlatıyor!"
"Ama hep o başlatıyor!"
"Hadi Sayina hem sen işe gitmeyecek miydin? İzgi sen de zıkkımlan sen de kütüphaneye gidecektin! Hadi hadi yallah!" dedi Sonay sinirle. Tamam kabul ediyorum bazen sinir bozucu olabiliyorduk(şüpheli).Ama küçüklüğümden beri inatçı bir kişiliğe sahiptim.
Odama girdim üstüme iş için bir şeyler giydikten sonra telefonumu şarjdan çıkardım ve hem İzgi'nin hem de Sonay'ın yanağına bir öpücük kondurarak evden çıktım.
~~~~
Çalıştığım yer mevsimlere göre konsept değiştiren tatlı bir kafeydi. Küçük bir yer olduğu için çok fazla müşterisi yoktu ama bugün diğer günlerden çok daha fazla kalabalıktı.
"Sayina 3 numaralı masaya iki tane frambuazlı pasta, üç tane kahve lütfen."
Günün çoğu kasa arkasında kahve ve pasta hazırlamakla geçmişti evet yoğunduk ama kasa arkasında tek çalışmadığım için oturmuş papatya çayı içiyordum.
"Sayina sen altı numaralı masaya menü götürebilir misin?"
"Tamam."
Masada üç tane erkek oturuyordu.İkisi kendi aralarında konuşurken bir tanesi dalmış bir şekilde dışarıyı izliyordu.
"Hoşgeldiniz ne sipariş etmek istersiniz?"
"Merhaba ben bir bitki çayı bir de elmalı turta alayım."
"Ben de şekersiz bir kahve ve frambuazlı kek alayım."
Dışarıyı izleyen hemen hemen benim yaşıtlarım olan çocuğa doğru döndüm.Arkadaşları benim ona baktığımı görünce başını salladı.
"Çağatay!"
Demek adı Çağatay'dı. Kahverengi gözleri kahverengi dağınık saçları ile nefes kesici duruyordu. Gözünün hemen altında küçük bir ben vardı.
"Ben şekerli bir kahve ve elmalı turta alayım."
"Tabii ki başka bir isteğiniz var mı?"
"Hayır teşekkürler."
Önlerindeki menüleri topladım ve vardiya arkadaşıma siparişleri ilettim.
İşime son sürat devam ettiğim sırada çalışma saatim bittiği için toplanıp eve doğru yol aldım.
İzgi ve Sonay kıyafet alışverişine gitmişlerdi. Sıcak bir duşun ardından koltuğa kurulup Merih ile yazışmaya başladım.
kozaninmerhemi
Okula yeni bir nakil öğrenci gelecekmiş.
sayinaninkralligi
Senin nerden haberin var?
kozaninmerhemi
Okulun dedikoducu kızıyla arkadaş olan bir sevgilim var?
sayinaninkaralligi
Gelecekse gelsin kardeşim ben ne yapayım?
kozaninmerhemi
Kınaları hazır etsen iyi olur çünkü çocuk eğitim hayatı boyunca başarıları ile bölgemiz dahil tanınan birisiymiş.
sayinaninkralligi
İyiymiş.İsmini versene araştırayım.
kozaninmerhemi
Nerde ders ile ilgili bir konu geçse ordasın Sayina.
Çağatay ismi.
sayinaninkralligi
Dedemin ismi de Çağatay,Merih.Soy ismini versene.
kozaninmerhemi
Çağatay Akkuş
Merih ile olan yazışmamızdan çıkıp internette Çağatay Akkuş adına arattım.Bir dakika bir dakika bu kafedeki çocuk değil miydi?
Tamam ya tesadüfleri fazla çeken biriydim ya da bu bir tesadüf değildi...kendine gel Sayina çocuk kafeye gelmiş olabilir sonuç olarak okul bölgesinde olan bir kafe paronayaklığı bırakmalısın.
Kendimi bunun bir tesadüf olduğuna inandırıp geceliklerimi giydim ve kafamda üç sezonluk dizinin başlangıcını oluştururken buldum.Hadi ama hepiniz bunu yapıyorsunuzdur!
~~~~
Ben bunun bir tesadüf olabileceğini ve her şeyin normal seyrinde gideceğini söylemiştim değil mi? Lafımı geri alıyorum.
Çağatay denen çocuk Merih'in dediği gibi okula yeni bir nakil öğrenci gelmişti.Ama bu nakil öğrenci aynı zamanda benim sınıfımda hatta yanımda oturuyordu.
Ne tesadüf ama!
"Yakışıklıyım biliyorum ama dersi dinlemezsen bir şey öğrenemezsin."
Hayır hayır hayır hayır şu anda kendimi romantik komedi kitaplarında ilerdeki eşini izlerken yakalanmış o kız gibi hissediyorum!
"Seni izlemiyordum ben bir kere! Camdan kuş geçiyordu ona baktım."
"Cam bu tarafta değil..." dedi eliyle kendi olduğu tarafı göstererek."Bu tarafta." dedi benim olduğum tarafı göstererek.
Bu kadar salak olmama kaç puan veriyoruz? Bilerek yapmıyorum ama bilmiyorum bir şey beni ona çekiyor sanırım.
Höst lan hani aşk yoktu hani meşk yoktu hani aşk tamamen bir yalandı kendine gel Sayina! Bu sadece bir saçmalık.
Ders bittiğinde hızlıca ayaklandım ve Merih'i çekiştirerek kantinine ilerlettim. Saçmalık sandığım o duygu ile başa çıkamıyor daha da saçmalığa gömülüyordum.
Merih'e her şeyi bir çırpıda anlattığımda Merih bana geçmiş olsun der gibi baktı.
"Vallahi ben kınaları hazır et derken şaka niyetine söylemiştim ama sen çok ciddiye almışsın bakıyorum da?"
"Hayır sonuç olarak sadece bir gündür hayatımda ve ve bir anda ona karşı ister beslemem olanaksız." dedim.Buna inanmak istemiyordum.
"Biz buna ilk görüşte aşk diyoruz tatlım."
Omzuna sertçe vurduğumda attığı kısık sesli çığlık etrafta yayılmıştı.
"Ne ilk görüşte aşkı sana diyorum ki beni sakinleştir sen beni daha da zıvanadan çıkartıyorsun!"
"Tamam bak şimdi sakinleş." dedi sanki büyü yapıyormuş gibi ellerini havalandırarak.
"Şakaydı tamam mı?Bak mesele biz Miray'la nasıl sevgili olduk? Okula ilk geldiğinde,onu ilk gördüğüm gün ona vurulmuştum. Ben de senin gibi düşünüyordum daha ilk kez gördüğüm birisine nasıl aşık olabilirdim ki ama sonra bir baktım kader bizi çoktan birleştirmiş bile.."
"Hey edebiyat kitaplarında değilsin...tamam kısa bir süreliğine bunu konuyu kapatıyoruz ve senin şu yapmadığım ödeve dönüyoruz!"
"Ah lan iki saattir seni oyalıyorum,iki saattir kanıyorsun şimdi mi aklına geldi ödev!"
~~~~
Şu anda tam olarak sıçmıştım.Bana ne diyor salak bakış atmadan hemen size ne olduğunu anlatıyorum.
Okuldan eve geldiğimde koltukta birinin oturduğunu gördüm.Bugün dersi en erken biten İzgi olduğu için onun olduğunu düşünerek gerildim ve koltukta oturan kişinin omuzuna atladım...işin kötüsü koltuk devrildi ve koltuktaki İzgi sandığım kişi yere düştü.
O kişi kim tahmin edin. Önce kafede sonra da okulumuza nakil edilen öğrenci Çağatay. İnanabiliyor musunuz ya ben ne kadar uzaklaştıkça istemediğim ot dibimde bitiyor!
Bana olan ölümcül bakışlarını saymıyorum bile tam biz kısa süreli kavgaya tutuştuğumuzda içeriden gelen İzgi ile İzgi'ye doğru döndüm.
"Bu neden benim kafama atlıyor?"
"Bunun bizim evimizde ne işi var?"
"Hey hey hey sakin olun öncelikle biz bu kalıbını kullanmıyorduk her kişinin bir ismi var değil mi Sayinacığım?" dedi İzgi ellerine bizi sakinleştirmek ister gibi aşağı yukarı sallarken.
"Bu saygıdeğer vatandaş neden bizim evimizde?"
"Öncelikle bu diye bahsettiğin kişinin ismi Çağatay ve Murathan'ın arkadaşı."
Ayy ayy yok ben gerçekten ne yaptım bilmiyorum ya ağzını da ekmekle tuvalete mi girdim Allah'ım ne yaptım ben?
Murathan İzgi'nin okuldan arkadaşıydı ve çoğu zaman eve gelir beraber ödev yaparlardı.
"Sen beni takip mi ediyorsun? Yoksa bu karşılaşmalar normal değil hani!"
"Asıl sen mi beni takip ediyorsun?!"
İzgi ve odadan yeni çıkan Murathan bize her an dalacakmış gibi bakarken biz hiç umursamadan kavgaya devam ediyorduk.
"Eyh yeter ama!" İzgi benim enseme tokat atıp, Çağatay'ın bacağına tekme attıktan sonra ellerini beline koymuş sinirle bize bakıyordu.
Bence ben gayet sakin bir insandım sinirlenicek bir şey yoktu ama neyseeee.
Sakin olup odama ilerledim.Yatağımda öküz gibi yatan Sonay'a bakıp iç çektim.
"Ev ev değil mülteci kampı mübarek."
Tam yatağın kenarına uzandım rahatla yatacağım,çalan kapı zili ile yine götümden dürtüklenen ben oldum.
Ya yeter yeter.Sayina markete git,Sayina yemek yap,Sayina küpem nerde yedim hepsini tamam mı?YEDİM!