İçeriğe geç

Sayina

Bölüm 4 · 9 dk okuma

Sayina

Bölüm 4

3. Bölüm: Proje ve Kavga

Medya-İzgi ~~~~ Off of bugün hem okul var hem de tatlı kedişimizi sahipleneceğiz.İki gün su gibi geçti ve miniğimiz yuvasına geliyorr.Uhuuu Kedimiz bembeyaz tüylere sahip.Yıkanınca bütün çamur izleri geçti ve bembeyaz tüyleri ortaya çıktı. Ve ve ve sınıfımızda bir proje ödevi söz konusu.Bir canlı seçip tehlikeli hastalıklardan nasıl kurtulabileceğine dair fikirler üreteceğiz.Ama bunu eş olarak yapacağız.Normalde Merih ile eş olacaktık ama onun başkasına sözü olduğu için iş başa düştü. Benimle kırtasiyeye gelecek biri lazım bana birazcık kararsızım çünkü.Yani biraz işte tamam,birazdan fazla olabilir.Ne,neden bana öyle bakıyorsunuz öff ya çok kararsızım işte.BANA BENİMLE ALIŞVERİŞE GELECEK EŞ LAZIM. Çağatay olur mu mesela? Kapa çeneni iç ses o sadece sınıf arkadaşım! Bende Serdar Ortaç. Bazen neden bu kadar boş konuştuğunu merak ediyorum. Evet bir alkış alalım bana.Ne oldu ne yaptın yine derseniz kararsızlıkta master yaptığım için kendime bir eş seçemedim ve kalan öğrenciler ile birlikte (6 kişi) eş seçimi yapmamız lazım. Kalan kişiler ise; ben,Çağatay,sınıftan arkadaşlarım olan İzem,Çilay,Kerem ve Atakan'dı.Anlayacağınız ben geçmiş olsun ben iptal ben bitmiş. Neyse önce İzem ve Çilay'a yazalım. İzem-Sayina Siz:İzem seni rahatsız ettiğim için üzgünüm turtamm.Ama rica etsem benim ile eş olur musun? İzem: Rahatsız etmedin kuşum ama üzgünüm ben Atakan ile eş olacağım :...( Siz: İzem: KSODISUGSBSNXLZLSLKS Hadi kızım Çilay sen eş olursun benimle.O tahtakurusu Çağatay'a kalmayayım. Çilay-Sayina Siz: Çilayy ben seni çok seviyorum biliyorsun değil miii?? Çilay: Bok kokusu seziyorum. Siz: Sensin lan bok kokusu {silindi} Şimdi götü sağlama alalım,alttan alarak işe devam {silindi} Siz: Sen ne dersen o balım ama rica etsem benimle eş olur musunnnn?? Hem sana havuçlu kek yaparım. Çilay: Aşkımm havuçlu keki çok severim ama sevgilim varken seni seçmem olmaz.O yüzden üzgünümmm :......( Siz: Yaa abi ben Çağatay ile eş olmak istemiyorum! Çilay: Banane aq ne yapayım? Bi geçmiş olsun alırım.Neysee pozitif düşünüyoruz hayata neşe saçıyoruz! ~~~~ Çağatay Geçtiğimiz günlerde yaşanan olayların hızını yetişemiyorum.Sayina'yı küçüklükten beri tanıyordum ama biz daha çok büyümeden yollarımız ayrılmıştı. Ve hareketleri dolayısıyla beni hatırladığını sanmıyordum. Ama o kızı ilk gördüğüm günden beri aklımdan çıkmayan yüzü ve hareketleri vardı.Bunca zaman hayatıma aşkın a harfini sokmayan ben sevgi dolu bir kalbe yenik düşmek istemezdim. Hatta projede İzem ve Çilay'a bilerek diğerleri ile eş olmasını söylemiştim.Yani ricada sayılır bence.Evlerine bir kutu canga göndermiştim. Bundan sonra ne olacağını bilmiyordum ama yarın Sayina ile çalışmalara başlamalıydık.Hey hey hey fesat anlamayın projeye yani.. { kimse fesat anlamadı. } Ertesi gün olduğunda Sayina hem çekingen hem utangaç bir tavırla beni evine davet etmişti.Kitaplarımı toplayıp evden çıktım ve bize çok uzak olmayan Sayina'nın evine doğru yürümeye başladım. Kapıyı çaldığımda sırtımdan kayan çantayı düzelttim ve elimdeki keki daha sıkı tuttum. Keki teyzem yapmıştı ama elimi sürmeden Sayina'ya getirmiştim. Sayina ona uzattığım keki almadan bana bakınca ben de ona bakmaya başladım ve içeriden tatlı bir kedi gelene kadar bu bakışmalarımız son bulmadı. Sayina kendine gelmiş gibi önce keki aldı sonra da yanındaki kediye baktı. "Evime hoşgeldin Çağatay.Ha bu arada bu tatlış kedi benim kedim Shiro." "Memnun oldum Shiro." dedim ve eğilerek Shiro'nun başını okşadım. ~~~~ Sayina Çağatay Shiro'yu sevmek için eğildiğinde ben elimdeki kek ile kalakalmıştım. Shiro'yu okuldan geldikten hemen sonra veterinerden almıştım.Ve onu tekrar gördüğüm ilk anda  Deadman Wonderland animesindeki Shiro gelmişti aklıma. Çağatay doğrulunca içeri geçmesi için geri çekildim.İçeri doğru adım atmış ilerlerken bende kapıyı kapatmış yanına gidecektim ki Çağatay'ın durması ile onun sırtına çarptım. "Ne oldu?" dememe kalmadan Çağatay'ın paçasına yapışmış Shiro'yu görmem bir olmuştu. İkimiz de birbirimize baktık ve gülmeye başladık.Çağatay Shiro'yu kucağına aldı ve onları ders çalışacağımız masaya yönlendirdim. Haydi gazamız mübarek olsun. ~~~~ Abi yok ben dikkatimi toplayamıyorum.Çağatay dibime kadar girmişti ve yaklaşık 2-3 saattir sıfır mola çalışıyorduk.Götüm ile sandalye birleşmişti sanırım. Çağatay'a çaktırmadan alttan telefonuma bakmaya başladım.Ama yan tarafımdan gelen öksürük sesi ile panikleyip hemen kafamı döndürdüm. Oha oha öpüşeceksiniz neredeyse lan! Off sıcak bastı bana. Çağatay ile yakınlığımız son derece fazlayken ne o ne de ben bir hamle yapmıyorduk. Ta ki alarmım çalana kadar.Bu saatte ne alarmı derseniz,ajanda kullanıyorum ve oraya eklemem gereken şeyleri unutmamak için alarm kuruyorum. Örnek: Temizlik,Kitap Okuma,Yemek tarzı. Eğer İphone'nin kendi alarmını kullansaydım bu normal olabilirdi.Ama zil sesiniz 'ORHAN KALK' olunca size gülen Çağatay'a rezil olabiliyordunuz. Hemen elimi cebime atıp alarmı kapattım ve gözlerimi kitaba çevirdim. "Utandın sen sanki?" dedi Çağatay gülümsemesini tutamazken.Yanağının bir tarafında gamze vardı ve bu onu çok tatlı gösteriyordu.Aynı benim gibi onun da gözünün altında bir ben vardı. Daldın gittin ama soruyu unuttun lan! Ha dur doğru soru. "Ne alaka bir kere canım istemiş öyle yapmışım zil sesimi!" dedim.Ama sanırım gereksiz inat yapıyordum.Gülsem mi acaba yok yok kendimle alay eder gibi gözükürüm.Kaşlarımı mı çatsam ay yok sinirli gözükürüm öyle.Ya da dur dur evet gözlerini kaçır. Sonuna kadar inkar! Çağatay hala gülerken masadan kalkıp mutfağa ilerledim. BİTKİ ÇAYI ZAMANI! Çağatay hala güldüğü için ona ne istediğini sormayacaktım ana minik masum kalbim buna izin vermedi.. Minik? Masum? Evet ben çok masum bir insanım bir kere! Kudur senden daha masumum. Wattpad okurusun? C.ai kullanıyorsun? Sence masum olabilir misin? ... Kendime yeşil çay Çağatay'a ise istekleri doğrultusunda kuşburnu çayı yapmıştım. Çaylarımız,atıştırmalıklarımız ve arkadaki slow şarkı ile çalışmayı bitirmiştik.Sanırım biraz hızlı olmuştu.Çünkü bir günde bitmişti ve bizim 5 günümüz vardı. Çağatay'ı yolcu etmeye çıktığımda kapıda selamlaştık.Nasıl vedalaşabileceğimi düşünürken önce elimi uzattım,sonra sarılmak için hamle yaptım.Ama sonuçta mal gibi ortada kaldım. Tam o sırada beni göt edecek derecede bir olay gerçekleşti.Çağatay elini belime attı ve bana sarıldı.Eli saçımdaydı,elim başta havada olsada şimdi sırtındaydı. Belki başkası olsa rahatsız olurdum ama şimdi rahatsızlığın kırıntısı yoktu içimde.Parfümü istemsizce burnuma dolarken kokusunu biraz daha içime çektim. Parfümünde kesinlikle portakal ve odunsu kokular olmalıydı.Bir süre sonra çekilmem gerektiğini fark ederek kendimi geri çektim. Elini havaya kaldırdı ve gülümsedi.Gamzesi ortaya çıkmıştı işte.Ben de elimi kaldırdım ve el salladım. Senin gamzen olmasa da umut dolu bakışların var derdi anneannem.Ama o umut çoktan sönmüş olabilir miydi? Belki sönmemiştir şimdiye kadar. ~~~~ Çağatay Ne yapacağını bilemez gibi duruyordu.Önce elini uzattı sonra sarılmak için hamle yaptı.Ama sonra bunun saçma olduğunu düşünerek elini uzattı. İşte şimdi yapcağım hareketi ben bile tahmin edemezdim belki.Elimi beline attım ve ona sarıldım.Başta rahatsız olduğunu düşündüğüm için kendimi geri çekmeye çalıştım ama sırtıma yaslanan küçük el buna engel olmuştu. Kokusu her neyse hemen değiştirmeliydi.Çünkü ona her sarılan bu kokuyu alması haksızlıktı.O an Sayina sadece bana özel olsun istedim.Ama sonra onun hiç kimsesi olmadığımı kendime hatırlattım. Yasemin. Yasemin kokuyordu. Bir süre sonra ayrıldığımızda elimi havaya kaldırdım gamzemi gösterecek kadar gülümsedim.O da elini kaldırdı ve elini salladı. Görüşürüz yaz güzeli. ~~~~ Sayina "Yerine düşlere güvensem Yine günler incitir mi?" Saat gece 2-3 civarıydı.Ama uyayamadığım için mırıldanarak kulaklığımdaki şarkıya eşlik ediyordum. ~Eskitilmiş Yaz Keyfim yerindeydi ama keyfim her ne kadar yerinde olsa da slow şarkılar dinlemeyi seviyordum. Sabaha kadar farkında olmadan bir sürü şarkılar dinlemiştim ve şimdi okula gitmem gerekti. Eskitilmiş Yaz-Uyursam Geçer Mi? Yaşlı Amca-Hep De Yorgun Madrigal-Geçme Artık Sokağımdan Mor Ve Ötesi-Telli Telli Altın Gün-Koca Dünya Ezginin Günlüğü-Yastıklı Şarkı (Yazarınız size şarkı listesi yaptı uhuuu.) Altıma beyaz bir gömlek üstüne ise kolsuz yeşil kareli bir kazak giymiştim.Hemen altıma da bir kot pantolon geçirip dışarı çıktım. ~~~~ 2,5 saattir sorunun neresinde boka bastığımı anlamaya çalışıyordum.Ama yok abi olmuyor.Hocaya gidiyorum biz bu konuyu işledik diyor. KARDEŞİM KONUYU İŞLEYİP İŞLEMEDİĞİMİZİ Mİ SORUYORUM BEN SANA? Yanımda oturan Çağatay yavaşça bana dönmüş ve elini kalemine alarak kitaba bir şeyler yazmaya başlamıştı. Uhuu kesin aşık senin için soru çözüyorr. Aga ben sana duyuldu atmak istiyorum. Nah emojisi olsa sana onu armağan ederdim Sayina. Çağatay soruyu çözdükten sonra kafamı eğerek teşekkür ettim ve derse geri döndüm.Biraz sonra dersin bitmesi ile eve gitme vakti gelmişti. ~~~~ Salına salına eve yürürken arkamdan gelen ses ile arkama döndüm. "Güzellik?" "Bir bu eksikti." dedim iç çekerek.Hiç umursamadan gidecektim ki kolumun tutulması ile sabrımın sınandığını fark ettim. "Kolumu bıraksana! Ne yaptığını zannediyorsun?" "Biraz eğleneceğiz güzelim sakinleş." dedi ağzına yaya yaya. Kolumdaki elinden kurtulup onu ittirdim.Biraz sendelese bile yine peşimden ayrılmıyordu. "Güzellikle söyleyince anlasana canım." dedi ve cebinden bıçak çıkardı. Tamam Sayina küçükken kareteye gittin,mevcut olarak arada boks yapıyorsun sakinleşmen lazım. Yüzüme alaycı ifademi yerleştirip elimi belime koydum. "Ee hadi gidelim istediğin yere o zaman." dedim ve elimi uzattım.Elimi tam tutacakken bileğini kavradım ve sırtına yasladım. "Sen ne kadar adi bir piçsin ya? Gol gozolom oglonocogoz!  O güzelimi götüne sokmazsam ben de Sayina değilim!" dedim.Fütursuzca tehditlerimi yağdırırken arkamdan gelen tekme yumruk sesleri ile önümdeki şerefsizi sıkı tutup arkama döndüm.Elindeki bıçağı aldım ve uzağa fırlattım.Ani hareketle avucumum içi kesilmişti ama şu an acısını bile hissetmiyordum. Yerdeki adam elindeki demir sopa ile onu döven çocuğa vurmaya çalışıyor,çocuk sıfır hasar devam ediyordu. LAN O SOPA BENİM KAFAMA MI İNECEKTİ LAN? VAY PİÇ! Önümdeki ayyaşı yere atıp yumruklarken sonunda yorgun düştüğünü gördüğümde demir sopalı çocuğa döndüm. "Ne oldu lan ayı? Öyle kalırsın işte!" tehtitleri arasında yerdeki adamın sopasını aldım ve çocuğu ondan uzaklaştırdım.Yoksa öldürecek gibiydi. "İyi misiniz?" dedi elini ensesine atmış selam verirken. "İyiyim de sizi daha önce buralarda görmedim kimsiniz?" dedim,sanırım biraz oduncaydı.(biraz) "Yeni taşındım buraya ismim Barlas.Sizin adınız nedir?" dedi yerde ona ait olduğunu düşündüğüm cüzdanı alırken. "Tanıştığımıza memnun oldum.Sayina ben." dedim.Uzattığım elimi tutup sıktı ve daha sonra görüşürüz diyerek yanımdan ayrıldı. Küçükken anne ve babam kareteye gitmemi istememiştiler.Sen kızsın baleye falan git demişlerdi.Ama ısrarla kareteye gitmiştim. Hatta bir keresinde misafirlikte bana öğrendim hareketleri göstermem istenmişti.Bu bana ne yapabilir ki,düşüncesi ile ev sahibi adam yanıma gelmişti bana meydan okumuştu.Bir kaç harekete pert olan adam ve ailesi bizi evden resmen kovmuştu.Annem ve babam bana hava attığımı,böyle giderse bir işe yarayamayacağımı söylemişlerdi.Tabii kötü alışkanlıklara adım atmadan önce.Yani 10 yaşımda. Eve geldiğimde kızlar evdeydiler.Ve bugün cumaydı.Yani iş yoktu.İçeri girdiğimde koltukta kitap okuyan Sonay'ın ve anime izleyen İzgi'nin bakışları bana döndü.Tabii ki Shiro'nun da. İzgi'nin bakışları üzerimde dolaşırken elime çarptı. "SAYİNA!" dedi ve elimi gösterdi.Kandan korkuyordum bu yüzden bu kadar endişelenmişti sanırım. Hızla yanıma geldi ve beni koltuğa oturtup ilk yardım malzemelerini almaya gitti. Yarayı temizlerken bile 'Şu işim bitsin bir sen de bittin.' bakışları atıyordu. İzgi yarayı temizlemiş ve herkesin bakışlarının tekrar bana dönmesini sağlamıştı. Onlara olayları anlattığımda Türkiye'nin son durumu göz önüne alınarak kendimi savunmam için bir şeyler almamı söylemişlerdi.Biraz da sövmüşlerdi (asla biraz değil.)Eskiden çok önemsemezdim çünkü kendimi koruyabiliyordum.Ama eğer Barlas olmasaydı o demir sopa kafama inebilirdi.Sonrasında yapacaklarını düşünmek bile istemiyorum. Shiro kucağıma yatmış neredeyse uyuyacaktı.Aklıma gelen fikirle hınzırca sırıttım. "Korku filmi izleyelim mi?" dedim ve kızlara baktım.Hiç de tamam bakışları atmıyorlardı."Hadi ama yaa!" dedim. "İyi tamam ama korku filmini sen seçmeyeceksin." dedi İzgi elini bana doğru tehdit manasında sallarken. "Aaa nedenmiş o?" dedim.Çünkü yeni çıkan bir korku filmi vardı ve büyük ihtimalle gece uyuyamayacak olsam bile izleyecektim. "En son ben seçeceğim diye tutturdun sonra da filmde bizden çok korkup,bizi sözde öcü yemesin diye kendi yatağında yatırdın." dedi Sonay. "Eeee ne var bun-" "Dur dur daha bitmedi.Artık nasıl paronayaklaşmışsan dersim iptal olduğu için evde kaldığım bir gün beni hırsız sanıp şal ile boğmaya çalıştın." dedi İzgi.Aslında abartıyorlardı.Asla ve asla böyle bir şey yoktu.(buna ne yazar ne Sayina inanmadı.) "Ama bir kerecik lütfennn." dedim İzgi'ye yavru kedi bakışları atarken. "İyi tamam." dediğinde yerimde keyifle kıpırdadım. "Benim kararlılık seviyem." dedi Sonay. Ehehheheheh olur öyle şeyler yiğidim. Siccin 7 bekle bizi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.