Karargahdan ve adliyeden kimsenin numarasını almadığım için kendime sövme işini sonraya bırakıp navigasyona baktım. Adam ormanlık bir alana sürüyordu , arada bana kaçamak bakışlar atmayı da ihmal etmiyordu. Adamın silahı olup olmadığını kontrol edince kabak gibi camdan yansıyan tabancasını fark ettim.
Dikiz aynasına bakınca arkada bir arabanın da bizi takip ettiğini farkettim. Kısacası adamı bayıltıp kaçma planını iptal ettim. Aklıma gelen dahi fikirle beraber Hakkari karargahının numarasını googlede arattım ve buldum. Telefon çok az çeksede mesaj ve konum atmayı becerebilmiştim. (Gerçekten arattım ve numara çıktı :)
Arkama dahada çok yaslanırken belimdeki tabancamı kontrol ettim. Yaşadığım mâlum olaydan sonra markete giderken bile tabancamı belimden ayırmamaya başladı hatta bazen çalışırken bile belimde unuttuğum oluyordu. Eğer o gün tabancam yanımda olsaydı belki daha erken kurtulma şansımda olurdu...
1 yıl önce
Mesleğimin ikinci yılında zor bir dava almıştım. Zengin , sözde iyilik sever! , bağışçı! , çocukları koruyan! bir iş adamının! terörle bir bağlantısını bulduk. Başsavcımın yardımıyla adamı içeriye tıkacak kadar delil bulunca davayı açtık , beni canımla tehdit ettiler oysaki bilmiyordu ki ben yıllar önce kendi canımdan vazgeçmiştim...
Çocuk esirgeme yurduna giderken bindiğim taksi aniden durdu. Bir terslik olduğunu anlayınca elim hemen belime gitmişti ,şansıma! tabancam belimde yoktu muhtemelen dün çıkışta poligondaki dolabımda unutmuştum. (Silah kullanmaya ilgisi olduğu için bir poligonda eğitim alıp , çalışıyor)
Beni ıssız bir ormana götürüp 1 hafta boyunca soruşturmayı geri çekmem için işkence yaptıktan sonra pöh'lerin yardımıyla kurtuldum. 1 ay boyunca hastanede yattım ve 3 kez ameliyat oldum .Vücudumda sayısını unuttuğum kadar iz kaldı ama o adamı! ve dostlarını! içeriye bir daha hiç çıkmayacak şekilde de tıktım.
Günümüz
Aklıma gelen olayla sinirlenip düşünmeden adamın boynuna silahımla vurup bayılttım , evet daha az önce size adamı bayıltıp kaçma planının iptal olduğunu söyleyip şimdide uyguluyorum :) , çantamdaki yedek şarjörü ve adamın tabancasını hızlıca alıp arabadan indim. Ön kaputun önüne çömeldiğim sırada arkadaki arabadan biri bağırdı "Savcıya bak sen akıllanmış mı ne" dedi alayla.
O konuşurken 8 kişi saydım, konuşmasına bakılırsa bunlar Nevzat'ın (içeriye tıktığı adamın ismi) adamlarıydı 'hepsini tutuklamadım mı ben' diye kendime kızdıktan sonra ordan nasıl kendine yeni dost! bulduğunu sonraya sakladım.
Alayla "Ben hep zekiydim sadece siz aptaldınız bakıyorumda daha da aptallaşmışsınız, bir savcıyı böyle basit numaralarla kaçırmaya çalışmak ne!" dedim adam sinirle tüm şarjörü üstüme boşalttı, sanırım azıcık sinirlenmişti it. Bütün mermileri ıskalayınca"Nıç nıç nıç siz silah kullanmayıda unutmuşsunuz aynı yıllar önce beyninizi kullanmayı unuttuğunuz gibi" dedim amacım askerler gelene kadar onları oyalamaktı bana yaklaşıncaya kadar onlara karşılık vermeyecektim sonuçta mermim sınırlıydı.
Yine bir şarjör mermi üzerime boşaltılınca iyice kaputa sindim , adam sinirle "Bak savcı uğraştırma gel teslim ol eğer ben seni yakalarsam pişman olursun" dedi tehditkar bir sesle, alayla "Ay çok korktum bak" dedim ve adamı kolundan yaraladım. Çatışma başladı.
...
son mermim kalmıştı , adamları öldürücü olmayacak şekilde yaralamaya çalıştığım için normalden daha fazla mermi kullanmıştım. Arkama baktığımda ise çoğunun kan kaybında bayıldığını farkettim ve kalan 2 kişiye baktım , son mermimle birini ağır bir şekilde yaraladıktan sonra diğeri mermimin bittiğini anlayarak yaklaşmaya başladı. Dibime gelmesini bekledim, geldiğinde atik bir hareketle tabancasını alıp onuda kolundan vurdum .
Yerdekilere kısa bir bakış attım az önce vurduğum hariç hepsi bayılmıştı. Yanlarına gidip tabancalarını toplamaya başladım , sonra bir silah sesi ortama yayıldı...
Umarım bölümü beğenirsiniz :)
İyi kalın hoşçakalın :)
