Dün geceki olaydan sonra evde uyumayıp ders çalıştım evet bir savcı olabilirim ama bir insan olarak kanunları unutabiliyoruz. Üstüme siyah bir takım giyip hafif bir makyaj yaptım , saçlarımıda önlerinde tutamlar bırakarak biraz salaş bir topuz yapıp evden çıktım.
Çağırdığım taksiye binip adliyeye doğru yola koyuldum. Ücretini ödeyip adliyenin, kapısından girdim. Danışmadan başsavcının odasını öğrenip 3. kata çıktım , kalemlerin olduğu odaya girip başsavcının müsait olup olmadığını sordum ve olumlu yanıt alınca kapıyı çalarak içeri girdim.
"Başsavcım ben yeni atanan Cumhuriyet Savcısı Defne Türkeri "diyerek hızla söze başladım ,başsavcı "Buyrun savcım , oturun lütfen" dediğinde masanın önündeki sandalyelerden birine oturdum, başsavcı "Bildiğim kadarıyla izninizin bitmesine daha 1 hafta var savcım" dediğinde "evet başsavcım ama bir an önce görevime başlamak istiyorum, bu kadar izin kâfi" dedim, başsavcı "eminmisiniz savcım" dedi teyit etmek için, hiç beklemeden onaylayınca şaşırdı.
Sıkıntıyla nefes alıp "Savcım siz hem adliyede hem de karargahın savcısı olarak görev yapıcaksınız kısacası bir ayağınız burda diğer ayağınız karargahda da olacak istemezseniz başkasını görevlendirebiliriz" dediğinde "Hayır başsavcım görevi kabul ediyorum eğer kadın olduğum için böyle söylüyorsanız..." dediğimda başsavcı sözümü yarıda kesip "Hayır , hayır yani savcım bu işlerin cinsiyeti yoktur ama sizin için zor olabilir diye düşündüğüm için demiştim" dedi.
Alayla "Asla başsavcım görevimi yapmak benim için asla zor değildir, aksine zevkle yapıyorum yorulsam bile sıkıntı olmuyor" dedim sonlara doğru ciddileşerek .
Başsavcı konuyu daha fazla uzatmak istemediğini belli ederek kalemini çağırdı ve bana odamı göstermesini istedi. Odadan çıkıp bir alt kattaki odama girdim. Çantamı masaya koyup oturdum , o sırada kapı çaldı "gel" komutunu verince içeri benden biraz uzun bir adam girdi. Adam"Ben Caner Gürsoy sizin kâtibinizim savcım" dedi, bende kısaca "Defne Türkeri" dedim , Caner "Savcım bir isteğiniz var mı? " diye sorunca kafamı sallayıp oturmasını söyledim.
"Ben hem karargahda hem de burda görevimi icra edeceğim o yüzden adliyede olmadığım zaman elim ayağım sen olacaksın kısacası sık sık adliye ve tugay arası gidip geleceksin " dedim biraz nefeslendikten sonra devam ettim "istemiyorsan başka bir kâtip isteyeceğim" dedim ve yüz ifadesini inceledim biraz şaşırmıştı yüzüne ufak bir tebessüm kondurarak "Siz nasıl isterseniz savcım" dedi, bende onun gibi yüzüme ufak bir tebbessüm kondurarak "Bana adliyeyi gezdirirsin sonrada tugaya geçerim"dedim , Caner "Tabi ki savcım" dedi ve adliyeyi gezmeye başladık .
...
Adliye küçük olduğu için 10dk da gezmiştik ve Caner'le de kaynaşmıştık baya kafa çocuktu , tugaya geçeceğimi söyleyip odama geçtim ve bir taksi çağırdım, çantamı ve kabanımı alıp aşağıya indim. Taksi 2dk içinde gelince bindim ve adresi verdim , yolları bilmediğim için navigasyondan yolu takip ettim. Bir süre en azından yolları öğreninceye kadar böyle devam edecektim. Vardığımda ücreti ödedim ve girişteki görevli askerlere kimliğimi göstererek içeriye girdim.
İlahi bakış açısı
Tugayda bir karmaşa hakim olmuştu çünkü savcı gelmişti. Kapıdaki erlerden biri hemen albayın postasını arayıp haber vermiş ordan geçen erler de savcının geldiğini öğrendiklerinde bütün tugaya yaymıştılar, her zamanki gibi.
Aynı zamanda yüzbaşı Öztürk'de savcının geldiğini duyup sinirlenmişti , hiç haz etmiyordu bu savcıdan her işine karışıyordu. İşlerine karışıp emirler yağdırıyordu askerlerine , bildiği kadarıyla yeni savcı haftaya göreve başlayacaktı içinden sadece 1 hafta diye geçirdi.
Öte yandan yüzbaşının timide yüzbaşı gibi 1 hafta diyerek sabrediyorlardı. Her ne kadar görevden yeni gelmiş olsalarda görev çıksın diye dua ediyorlardı , bir yandan da yeni savcıda onun gibimidir diye düşünüyorlardı.
Diğer yandan albayda yeni savcıyı düşünüyordu. O sırada savcı erlere albayın odasını sordu ve odaya doğru ilerlemeye başladı. Onu gören herkes şaşırıyordu kadın herhalde ilk defa kadın bir savcı geldiğini düşündüğü için şaşırdıklarını sandı ama şaşırma sebepleri bambaşkaydı. Kadın albayın postasına albayın müsait olup olmadığını sordu ve posta müsait olduğunu söyleyince içeri girdi.
Defne Türkeri'nden devam
Halil albayla biraz işleyiş hakkında konuştuktan sonra timlerle tanışmak için bahçeye çıktık .Beni görenler özellikle düşük rütbeliler gözle görülür bir şekilde şaşırken albay söze girdi "Yeni atanan Cumhuriyet savcısı Defne Türkeri" albay sesini sertleştirip devam etti " sancak tekmil ver" dedi gür sesiyle.
"Teğmen Ali Aslan , Kahramanmaraş " dedi
"Teğmen Can Kara , Mersin " dedi
"Üsteğmen Yavuz Erdem , Ankara" dedi
"Üsteğmen Kaya Özer , Yozgat" dedi
"Kıdemli Üsteğmen Yiğit Eroğlu , Tokat " dedi
"Yüzbaşı Efe Öztürk , İstanbul Sancak timi 1 yüzbaşı , 1 kıdemli üsteğmen , 2 üsteğmen ve 2 teğmenle emir ve görüşlerinize hazırdır komutanım" dedi.
Sonra diğer timlerlede tekmil verdi. Karargahda 2 bordo bereli ve 2 tanede mavi bereli tim varmış . Bordolar Sancak ve Hançer, mavi bereliler ise Ay yıldız ve kılıç timi. Hançer timi bir süreliğine izinli oldukları için onlarla tanışamamıştım.
Albay postasına beni odama götürmesini söyleyip yanımızdan ayrıldı , postayla beraber odama geçtim. Odam geniş bir masa önünde iki sandalyesi olan ortada küçük bir masayla koltuğu olan , duvardaki kitaplığında sayısız dosya olan ve bahçeye bakan normal bir oda .
Yaklaşı 3-4 saat dosyalarla ilgilenip bahçeye inmeye karar verdim, koridordan geçen bir eri durdurup kafeteryanın nerde olduğunu sordum. Çay alıp bahçeye çıktım. Bahçede sancak timi ve bazı subaylar çardaklarda oturup sohbet ediyorlardı , bazıları ise eğitim alanında çalışıyorlardı. Sancak timine baktığımda koyu bir sohbetin içinde oldukları gördüğüm için onları rahatsız etmeden bir banka oturdum ve gökyüzünü izledim.
Ne kadar süre geçti bilmiyorum ama çayım biteli biraz zaman geçmişti, odama geçtim ve dosyaları incelemeye devam ettim.
İlahi bakış açısı
Sancak timi koyu bir sohbetin içindeyken bahçeye savcı girdi , ilk farkeden Can oldu. Can "Komutanım savcı hanım bahçeye çıktı " dediğinde Ali "Yanımıza çağıralım mı komutanım" dedi boş boğazlık yaparak ardından "Hem kaynaşırız komutanım , tanımak lazım kimdir necidir diye" dedi tereddütle. Tim savcının hareketlerini izliyorken savcı biraz gökyüzünü izlemeye başladı.
Kara "bence rahatsız etmeyelim abi, dalmış gibi" dedi ve diğerlerinde onu onaylayınca sohbete geri döndüler, konu konuyu açtı ve savcıya geldi. Kara bu sefer "Sizce nasıl biri yeni savcı" dediğinde yüzbaşı "Onu zaman gösterincek aslanım " dedi , tim komutanlarına katılınca sohbete devam ettiler.
Defne Türkerin'den devam
Saate baktığımda mesai saatinin bitmesine az kaldığını fark ettim , zaten dosyaları okurken fazlasıyla yorulmuştum ama işin en azından yarısını bitirmiştim. Benden önceki savcı yani Eren savcı dosyaları eksik doldurduğu için işimi hayli uzatmıştı. Onları tamamlaması için en son bir dosyaya koyup rafa yerleştirdim. Son olarak gözüme çarpan diğer detaylarıda albaya sormak için not ettim.
Hazırlanıp bir taksi çağırdım , bahçeye çıktığımda sancak timini gördüm ve kısa bir baş selamı verdiğimde timde karşılık verdiler. Çağırdığım taksiye bindim ve adresi verdim aynı zamanda navigasyonu açtım. Karargahdan biraz uzaklaştıktan sonra taksi evin tersi bir konumuna sürmeye başladı...
Umarım bölümü beğenirsiniz :)
İyi kalın hoşçakalın :)



