İçeriğe geç

SAYIN SAVCIM

Bölüm 19 · 6 dk okuma

SAYIN SAVCIM

Bölüm 19

Bölüm 16

Aynada kendime son kez baktım. Bu sefer siyah açıkçası götümü zor kapatan dekolteli bir elbiseydi. Saçlarım salık bırakıp maşa yapmıştım. Kapı çalınca içeriye oda servisi girdi yani mitten Aslı. Aslı kulaklığımı takıp göğüs dekoltemin altına keskin maket bıçağı koydu. Bir sorun olup olmadığını sorunca , bir sorun olmadığını söyledim.

Sistemimiz harikaydı , otelin içindeki çoğu çalışan yaklaşık 1 ay önceden belirli bölümlerde işe girmişler ve bütün işleyişe hakim olmuşlardı. Zaten odayıda onlar sayesinde aratabilmiştik , neden daha önceden odayı aratmadınız derseniz de Laura'nın her hafta oda ve her ay otel değiştirmesi.

Ayağıma arşa kadar uzanan siyah topukluları giyip dilsiz şöföre hazır olduğuma dair bir mesaj atıp otelin girişine gittim. Dilsiz şöförün açtığı kapıdan arabaya bindim.

Araba ****** gece kulübünün önünce durdu. Dilsiz şöförün kapıyı açmasıyla arabadan inip içeriye girdim , çok gürültülü ve kalabalıktı. Gözlerimle etrafı taradığında köşede barın sağ tarafında oturan Alex ve Luke'yi gördüm ve çapkınca gülümseyip yanlarına doğru ilerlemeye başladım.

Bu görev boyunca kendimden çok iğreniyordum ama ben , ben değildim ben Laura'ydım...

Selamlaştığım sırada kulaklıkdan "Alex'in yanına otur" diye bir ses geldi. Alex'in yanına oturduğumda Alex kolunu omzuma atıp okşamaya başladı ve "her zamanki gibi çok güzelsin Laura" dediğinde , kibirlice gülerek "biliyorum tatlım" dedim ve Alex'in göğsüne yaslandım. Kulaklıktan Mustafa Albayın güzel küfürlerini duyunca gülmemek için kendimi zor tuttum.

Luke "Birazdan misafirlerimiz gelirler , dikkat et Laura geçenki gibi sorun yaşanmasını istemeyiz" dediğinde burnumdan soluyarak "Benim haklı olduğumu biliyorsun Luke , adamın yaptığı kabul edilemez di" dedim , bana "sonuna kadar haklı olsanda adamı ulu orta yerde öldüremezsin Laura" dedi. Olay şuydu yine bunun gibi bir toplantıda müşterilerden biri Laura'ya tec*avüz etmeye çalışıyor , Laura'da Luke'nin belinden silahını çekip öldürüyor ulu orta yerde.

Sözde misafirlerimiz! gelince yerimi hiç bozmadan oturmalarını bekledim , ben yerimi hiç bozmadığım için Alex'de adamların oturmasıyla tokalaştı. Luke ise her zamanki ciddiliğiyle ayağa kalkıp tokalaşmıştı.

Luke'nin Türkçe bir şekilde "ne içersiniz beyler" dediğinde adamlar birer içki istedi , Alex'e "çevirirmisin" dediğimde bana adamların her konuştuğunu çevirmeye başladı. Yeri ve zamanı söyledikten sonra adamlar kalktı. Alex beni belimden tutup ayağa kaldırdı ve oldukça yakın bir şekilde ellerini kalçamın hemen üstüne koyup dans etmeye başladık. Ben içimden , bizi izleyen albay ve tim de dışından Alex'e yaratıcı küfürlerini bahşediyordu.

Biraz dans ettikten sonra bu dans işinin daha fazla uzamaması için Alex'e "Çok içtim , başım dönüyor. Otele gitmek istiyorum" dediğimde bana 'ciddimisin' bakışı attı , durumu toparlamak için ne kadar istemesemde 'regl' olduğumu söylediğimde dilsiz şöförü beklemeden beni kendisi otele bıraktı.

Otelin girişine geldiğimizde kendimden iğrenerek "bu geceyi en güzel şekilde telafi edeceğim" dediğimde bana o pis , her gördükçe kusma isteğimin arttığı gülüşünü yolladı. Odama geçip kendimi banyoya attım ve bütün vücudumu nerdeyse tahriş oluncaya kadar keseledim özelliklede Alex'in dokunduğu yerleri...

Kendimi yatağa atıp uyumaya çalıştım.

...

Sabah dün geceye göre daha iyi bir psikolojiyle uyandım. Oda servisinden kahvaltı istediğimde yemeği Aslı getirdi , bana "iyimisin" dediğinde ona dürüst olarak "hayır" dediğimde Aslı otelin masaj bölümünde beni bekleyeceğini söyledi , eğer daha fazla odada kalırsa bunun dikkat çekiceği için beni otelin masaj bölümüne çağırmıştı , daha rahat konuşabilmek için.

İlahi bakış açısı

Kadın kahvaltısını yapıp biraz odada oyalandıktan sonra otelin masaj bölüme indi ve Aslı'nın olduğu odaya girdi. Kadın Aslı'nın güvenilir biri olduğunu biliyordu , görev boyunca onunla Aslı'nın yakından ilgilendiği için aralarında samimi bir dostluk oluşmuştu.

Kadın kendini toparlayarak Aslı'nın yanına oturdu ve müdürün geldiği zamandan başlayarak o geceye kadar olan her şeyi ayrıntılarıyla anlattı. Kadın ağlamıyordu sadece bir süreliğine o güçlü maskesini indirmişti , kadın bu odadan çıktığı zaman eski o yıkılmaz haline bürüneceğini iyi biliyordu o yüzden ilk ve son kez içindekileri ,çok küçük bir kısmınıda olsa, her ne kadar kendisi bilmesede, yeni dostuna anlattı...

Kadına çok iyi gelen bir konuşmadan sonra kadın odadan çıkarak eski o yıkılmaz maskesini takarak odasına geçti. Konuşmak kadına her ne kadar iyi gelsede bir o kadarda onu zorlamıştı.

Diğer yandan dün gece olanlar sadece kadın için zor olmamıştı. Albay ve tim içinde zor geçmişti.

Atay'ların evinde ise gerginlik devam ediyordu. Güney kız kardeşinin karargaha gelmediği için albaya sorduğunda albay adliyede olduğunu ve bir süre karargaha gelmeyeceğini söyledi. Güney bu duruma her ne kadar üzülsede bir şey demeden odadan çıkmıştı ne de olsa kardeşinin evini biliyordu , istediği zaman kardeşini görmeye gidebilirdi.

Defne Türkeri

Aslı'nın getirdiği siyah bir buluz , siyah kalın bir kapşonlu hırka ve yine siyah bir eşofmanı giydim. Saçlarımı at kuyruğu yaparak siyah postallarıda ayağıma geçirdim.

Aslı sağ postalımın içine koymam için küçük bir çakı verdi , kulaklığımı takıp bana bir bileklik verdi. Bilekliği incelemeye başladığımda Aslı "içinde küçük bir verici var bu sayede konumunu hep görebileceğiz" dedi ve ardından "daha iyimisin" diye sorduğunda onu onaylayıp dilsiz şöföre mesaj attım.

Şöförün açtığı kapıdan binerek cam kenarına oturdum ve akıp giden yolu izlemeye başladım.

Saatlerdir yoldaydık, sonunda malları ve silahları koyduğumuz o güvenli! depoya vardık. Yine geçen seferki gibi şehirden çıktıktan belirli bir mesafe sonra arkamıza, bu sefer yaklaşı 20'ye yakın araba takılmıştı , dikiz aynasından gördüğüm kadarıyla arabaların yarısı full doluyken diğer yarısının sadece şöför kısmında tek kişi vardı. Muhtemelen mallar bu arabalarla taşınacaktı.

Yine dilsiz şöförün kapıyı açmasıyla arabadan indim, bu durum her ne kadar beni rahatsız etsede bir şey diyemiyordum. Hava çoktan kararmıştı, adamlara malları ve silahları arabalarına yüklemelerini söyledim ve beklemeye başladım.

...

Saat gece yarısına yaklaşırken işleri anca bitmişti, arabalara binip buluşacağımız yere doğru sürü gibi gitmeye başladık.

Buluşacağımız yere tam vaktinde vardığımızda arabadan yine şöförün açtığı kapıdan inerek adamların tam karşısında durdum , pardon adam demiştim değil mi hemen düzeltiyorum arabadan inerek itlerin tam önünde durdum. İte parolayı sorunca doğru cevap verdi , benimle beraber gelen itlere arabadaki malları diğer itlerin arabasına taşımalarını söyleyip etrafı kolaçan etmeye başladım.

İlahi bakış açısı

Kadın itlerle buluşmaya giderken mit ekibide boş durmadı. Buğra (mitten) Alex'in Defne savcıyı bıraktığı andan beri yakından takip ediyordu. Alex'in otel odasına gizlice girip bazı önemli belgeleri aldı , adamlar her ne bok yemişlerse kayıt altına almışlardı. Buğra dosyaları kopyalarıyla değiştirirken mitten Hira Alex'i oyalıyordu , hira uzaklaştığında Defne savcıya Alex'i arayıp onu oyalaması istendi.

Savcı Alex'i arayıp malları teslim edildiğinden başlayarak ayakkabı numarasına kadar ,ki bu yaklaşık 2 saat sürdü, anlattı. Kadına iş tamam dediklerinde bile kadın Alex'i şüphelendirmemek için cilveli bir şekilde konuşmaya devam etmişti.

Luke'nin odasına girmeye gerek kalmadan işlerine yarayacak bütün dosyaları Alex'in odasında bulunca savcıya 'görev bitti otele dön' emri verilince kadın otele geri döndü.

Nerdeyse her şey tamamdı sadece geriye adamları tutuklamak ve yargılamak kalmıştı. Alex'i ve Luke'yi mit ekibi , Ormandaki teslimatı yaptıkları tererüstleri 2 tane bordo bereli timi , Laura'nın arkasından teker teker ayrılan adamları ise Jöh ekibi tutukladı.

Kadın otele dönünce ise dilsiz şöförü oteldeki mit ekibi tutukladı.

Kadın görevin bittiğine sevinirken başına geleceklerden haberi yoktu...

Umarım bölümü beğenirsiniz :)

İyi kalın hoşça kalın :)

Bölüm sonu

4 yorum

  • Dilsiz şöförü çok fazla söylüyorsun ve bu metni yormuş kelime tekrarlarından kaçınmalısın ve biz okur olarak şöförün dilsiz olduğunu ilk söyleyişinde öğrendik yani sonrakilerde şöför demen daha doğru olur bu arada yanlış anlama sadece kitaplarda olmaması gerektiği için söylüyorum