İçeriğe geç

SAYIN SAVCIM

Bölüm 20 · 6 dk okuma

SAYIN SAVCIM

Bölüm 20

Bölüm 17

Aslı'yla beraber karargaha döndük. Mustafa albaya "bir sorun yoktur inşallah albayım" diye tedirgince sorduğumda albay "yok çok başarılı bir operasyondu tebrikler" dediğinde teşekkür ettim, diğerleride tebrik edince topluca teşekkür edip bende onları tebrik ettim. Bu hepimizin başarısıydı.

Mustafa albaya "albayım Alex ve Luke'nin sorgusuna ben gireceğim albayım diğerlerinide yarın öğlen gibi almaya başlarız" dediğimde albay "savcı hanımı duydunuz yarına kadar kimseyle görüşmeyecekler" dediğinde , herkes tek bir ağızdan 'emredersiniz komutanım' dedi. Saat çok geç olduğu için herkes evlerine dağılırken Mustafa albay bana dönerek "Otoparkta bekleyin beni bekle" dedi ve o da gitti.

Odama geçip arabamın anahtarını aldım ve otoparkta Mustafa beyi beklemeye başladım, kısa süre içinde geldi. Mustafa bey "zor bir operasyondu tebrikler kızım" dedi tekrardan tebrik ederek , Mustafa bey'e "teşekkür ederim Mustafa bey , herkesin başarısıydı bu" dedim ve konuşmasını bekledim. Mustafa bey "annenle uzun zamandır konuşamadınız , seni baya bi merak etti tabi diğerleride , yarın akşam bize yemeğe gelirmisin" diye sorduğunda sinir bozucu bir ifadeyle 'bakarız' diyerek arabama bindim ve eve geçtim.

Gece eve geldiğimde miyavlayarak beni karşıladı , onu biraz sevdikten sonra odama geçtim. Üstümü değiştirip kendimi yatağa attım.

...

Dün gece her ne kadar sabaha karşı yatmış olsamda saat 9'da ayaktaydım. Hazırlanıp karargaha geçtim, yolda Eslem hanımları arayıp bu akşam müsait olup olmadıklarını sordum, bana müsait olduklarını söyleyince akşam yemeğe davet ettim onları ve diğerlerini.

Karargaha varınca arabamı park edip odama geçtim. Görevden dolayı işler baya bir birikmişti o yüzden ilk önce onları halletmeye başladım. 2 saat kadar dosyalarla boğuştuktan sonra kafamı dağıtmak için ve Alex ve Luke'nin sorgusuna girmek için gerekli dosyaları alıp tutuldukları sorgu odalarına gittim.

Görevli askere kaydı başlatmasını söyledikten sonra Alex'in tutulduğu odaya girdim. Benim girmemle beraber Alex kafasını kaldırdı , göz göze geldiğimiz an size yüz ifadesini anlatamam. Yüzünde şaşkınlık, korku ,benim komik bulduğum sözde 'sinirli' bir bakış vardı, anlamadığım birkaç şey ağzında gevelerken karşısındaki sandalyeye oturdum. Yüzüme sinir bozucu bir gülümseme takarak aynı Laura gibi sesimi incelterek Türkçe bir şekilde "beni gördüğüne sevinmedin mi sevgili Alex" diye sordum.

Alex fısıltı gibi çıkan sesiyle "olamaz, nasıl" gibi bir şeyler daha gevelerken gülümsememi büyüterek Alex'e bakmaya devam ettim.

Bu durumdan artık sıkıldığım için oyuncağıma cilveli bir şekilde "hadi ama sevgilim, bırak artık 'nasıl' diye düşünmeyi , daha bana anlatman gereken tonlarca bilgi var dimi kırmazsın sen beni kıramazsın" dedim cümlemi bitirdikten sonra güçlü bir kahkaha atarak , anında ciddileşerek dosyayı Alex'in önüne koydum "Alex Brown, 28 yaşındasın ****** şirketinin ana yöneticilerinden birisinin tam 149 suç kaydın var bunlarda delillerin kopyası" diyerek dosyayı fırlatırcasına önüne attım.

O dosyayı incelerken gözümü bir kez bile üstünden çekmiyordum , yüzü değişince yediği bütün haltları gördüğünü anlayıp bu sefer otoriter ve sert bir sesle "anlat, başka kimler var sizin gibi, bana diğer bağlantılarını söyle" diye emir verdim. Alex yüzünde peydah olan sırıtmayala "sana bunları anlatacağımı düşündüren ne seksi kadın daha dün göğsümde bana sarılıyordun hele giydiğin elbisen seni daha da seksi yapmıştı" dedi sırıtışını büyüterek , ona iğrenircesine bakıp "herkesten sır gibi salladığı hatta Luke'den bile sakladığın Carl Moore erkek kardeşin" dediğimde gözleri fal taşı gibi açıldı ve sırıtışı ortadan kayboldu. Ardından devam ettim "23yaşında , endüstri mühendisliği okuyor son sınıf, şu anda İngiltere'de ****(adresi) yaşıyor, istersen bu bilgi koruduğun o 'sevgili dostlarının' kulağına gitmesin değil mi" diye sorduğumda ortama bir sessizlik hakim oldu.

İlahi bakış açısı

Alex kafasında bir şeyleri tartarken kadın dik bakışlarıyla adamı izliyordu. Her şey tam kadının tam istediği şekilde giderken Alex konuşmaya başladı "şartlarım var" dediğinde kadın "söyle" dedi otoriter sesiyle.

Alex kardeşinin ve kendi can güvenliğini isteyince kadın yüz ifadesini bozmadan 'bekle' diyip odadaki telefonu açtı (diğer odayla iletişim kurulan duvara monte edilmiş telefon). Kadın onu albayın ve timin izlediğini bildiği için telefonu açıp karşı tarafın konuşmasını bekledi. Kadın beklediği sesten onay alınca tekrardan Alex'in karşısına oturdu.

Kadın "eğer bizi kandırmaya çalışırsan veya en ufak yalanında..." dedi ve sustu, kadın bilerek cümlesini tamamlamamıştı, gerisini Alex'in hayal gücüne bırakmıştı.

Alex tek tek her şeyi ötmeye başladı. Kadın adamın her kelimesinde yumruk yaptığı elini daha da çok sıkıyordu.

Alex konuşmasını bitirip derin bir nefes aldı ve "size her şeyi anlattım beni ve kardeşimi koruyacaksınız" dedi haykırırcasına. Kadın sırıtarak "bakarız" deyince Alex etrafına küfürler yağdırmaya başladı.

Defne Türkeri'nden devam

Alex'e "sakin ol biz sizin gibi şefersiz değiliz , seni ve kardeşini koruyacağız ama dediğim gibi eğer eksik bir şey anlatmışsan veya yalan söylemişsen..." dedim ve sustum. Ayağa kalkıp arkamı döndüm ve bir iki adım attım, arkamı dönerek Alex'in gözlerinin içine bakarak " Laura seni Luke ile aldatıyordu bundan haberin varmıydı. Hatta Luke'den hamile , yaklaşık 2 aylık bir bebekleri var tebrikler amca veya dayı oluyorsun" dedim ve odadan çıktım. Kapıdan Alex'in küfürlerini ve 'yalan' diye haykırmaları duyarken sesten rahatsız olup odadan bir kaç adım uzaklaştım.

İzleme odasından çıkan albay ve sancak timi bana bakarken kendimi açıklamak için "görevdeyken Luke Alex'in olmadığı zamanlarda , garip bir şekilde yakın davranıyordu, sırtımı falan okşuyordu , bir garip bakıyordu işte. Laura geldiği zaman onu getiren askerler bahçede arabaya kustuğunu ve sürekli aç olup yemek istediğini konuşuyorlardı, ona küçük bir ziyarette bulununca kabak gibi ortada olan gebeliğini fark ettim ve bir arkadaştan yardım istedim." dedim.

Ali ve Can aynı anda "vay be" derken onların aynı anda konuşmalarına sırıttım. Albay "sorguda iyi iş çıkardınız savcım, özellikle son darbeniz çok iyiydi hâlâ şerefsizin sesi duyuluyor" dedi ve hafif sırıttı. Albaya "izninizle Luke'nin sorgusuna gireceğim albayım" dediğimde albay "tabi izin sizin savcım" dedi.

Luke'nin odasına bodoslama girip karşısındaki sandalyeye oturdum. Luke beni görünce Alexle benzer tepkiler verince o da aynı Alex gibi 'olamaz, nasıl' faslından sonra "Laura'nın hamile olduğunu biliyor muydun" diye sordum, Luke bana şaşkınca bakarak saçma bir soru sordu "Laura hamile mi?" dediğinde "evet ve çocuk kimden bilmek istermisin" dedim. Luke sesini düz tutmaya çalışarak "kimden" dedi hafif kekeleyerek. Gülerek "senden" dedim ve ciddileştim "evet sohbet vakti bitti anlat bakalım Luke Weat 29 yaşındasın **** şirketinin ana yöneticilerinden birisinin seninde" dedim ve Luke'nin dosyasından suç kayıtlarına bakarak "178 suç kaydın var" dedim.

İlahi bakış açısı

Luke'nin ısrarla Laura'yı sormasıyla kadın ikisininde iyi olduğunu söyleyince Luke derin bir oh çekti.

Yüzbaşı Alex'in söylediklerine sinirlenirken kadının verdiği cevaplarla içi geri rahatlıyordu ama bu Alex'i dövmemesi için yeterli bir sebeb değildi.

Albay sorguda adeta terör estiren kızını gururla izliyordu, kızı ne kadar da çok ailesine benziyordu. Çoğu huyunu abilerinden alan kızı aynı zamanda kendisine ve kendi abilerinede çok benziyordu.

Ayrıca Mustafa Atay dün konuştukları kısa anda kızının 'bakarız' demesini çok tatlı bulmuştu. Bu gün karısının kendisini arayıp kızının yemeğe davet ettiğini duyuncada aynı Kemal abisine ve Barlas'a benzetmişti kızını.

Ailenin diğer üyeleri özelliklede Eslem Atay , Ceyda Atay ve Ayça Atay çok mutluydu.

Güney görevde olduğundan dolayı bu yemek işinden habersizdi.

Barlas içindeki ön yargılarla verdiği savaşta yavaş yavaş kazanmaya başlıyordu en azından o böyle sanıyordu , acaba zafere gittiğini sandığı yol onu yenilgiye mi götürüyordu...

Çağan devlet hastanesinde yeni görevine başladığı için oldukça heycanlıydı. Bu akşam nöbeti olduğundan dolayı o da yemeğe katılamayacaktı.

Bora davete gitmekle gitmemek arasında arada kalmıştı ve kendisini çok işi olduğuna inandırdı.

Baran ise zehirlenip zehirlenmeyeceklerini düşünüyordu. İçindeki fırtınalar gün geçtikçe büyüyordu...

Arda ise belli etmesene ablasını göreceği için çok heyecanlıydı.

Bütün aile bu şehre alışmaya başlamıştı, düzenlerini bu şehirde yeniden kurmaya çalışıyorlardı .

Kadın sorguda tüm bilgileri alıp kendisini odasına attı. Biraz dinlendikten sonra karargahtan çıkıp evinin yakınlarında olan bir markete girdi, alışveriş yaptıktan sonra eve geçip akşam için yemek yapmaya başladı.

Kadın hem şarkı dinleyip hem de yemek yaparken oldukça mutluydu, yaptığı işten keyif alan bir insandı.

Kadın son kez kurduğu sofraya bakıp duşa girdi, saçlarını kurutup şık bir takım giydiğide tamamen hazırdı tek eksik misafirlerdi yani onun için misafirlerdi ailesi değil...

Umarım bölü beğenirsiniz :)

İyi kalın hoşça kalın :)

Bölüm sonu

5 yorum