İyi okumalar 🦋
_____________
Hyunjin anında eve gelmiş, yavaşca odasının kapısını açmıştı. Yatağında kıvrılıp uyuyan küçük bedeni gördüğünde ise rahatlamıştı.
Sessiz adımlarla ilerleyip, yatağa yatmış ve Felix'in sarı saçlarını okşamaya başlamıştı. Felix de mırıldanarak Hyunjin'e taraf biraz daha sokulmuştu.
Hyunjin hala duyduklarını kaldırmaya çalışıyodu. Babası gelmişti. Yıllardır şehri terketmişti ve şimdi geri dönmüştü. Üstelik Hyunjin'in sevdiği kişiyi almaya gelmişti.
Hyunjin babasını tanıyordu. Ve dünyada onun kadar acımasız olan başka bir kişi daha tanımıyordu. Her an her yerden çıkıp Felix'i ondan alabilirdi. Aklındaki düşünceler içinde boğulurken aniden duraksamış arkasını dönerek dolaba bakmıştı.
Yavaşca yataktan kalkıp, kıyafet dolabının üstüne uzanmış, eski ve tozlu olan kutuyu eline almıştı. Kutuyu açıp bir süre içindeki şeye baktıktan sonra iç çekmişti.
Babasına karşı kullanabileceği tek silah bu kazıktı. Aynı zamanda bu kazık onun kendisini de öldürebilirdi.
Eğer babası Felix için gelirse bu kazığı kullanarak onu öldürmeliydi. Ama safkan bir vampir karşısında ne kadar güçlü olabilirdi ki?
Hyunjin, kutuyu kapatıp tekrar eski yerine bırakmıştı. Hala düşünüyordu. Babası o cadının yanından ayrıldıktan sonra neden hemen Felix için gelmedi ki? Hala neyi bekliyordu? Cadı ona neden karga tüyü vermişti ki? Neden bir cadının yardımına ihtiyacı olsun? Yoksa cadı gelecekte olacak şeyleri mi görmüştü? Tekrar, tekrar ve tekrar bu soruları kendine soruyordu.
F: " Hyunjin?"
Hyunjin sorular dünyasından Felix'in sesi sayesinde çıkmış arkasına dönerek yatakta oturmuş vaziyetde gözlerini ovuşturan çocuğa bakmıştı.
H: "Seni uyandırdım mı? Uyu hadi daha saat çok geç"
F: "Neden orada duruyorsun? Yatakta çok yer kapladığım için seni rahatsız mı ettim?
Felix, camdan dışarı bakmış ve devam etmişti.
F: "Aslında fırtına da dinmiş ben kendi odama gideyim."
Felix yataktan inmek için yorganı üstünden çektiğinde aniden Hyunjin onun karşısında belirmişti. Yorganın ucundan tutarak Felix'in üstünü tekrar örtmüştü ve omuzndan hafifce ittirerek tekrar yatar pozisyona getirmişti.
H: "Hayır gitme, uyu burada. Artık hep burada benimle uyuyacaksın"
Hyunjin artık Felix'i gözünün önünden bir saniye bile ayırmamalıydı. Çünkü onun hayatı tehlikedeydi. Bu yüzden günün en tehlikeli zamanı olan gecelerde de onun yanında kalmalıydı.
F: "N-neden?"
Hyunjin yorganın ucunu kaldırarak kendisi de yatağa yatmıştı ve yorganı üstüne çekmişti. Felix'e taraf dönüp, elini saçlarına atarak okşamaya başlamıştı.
H: "Belki de yatağımda küçük bir civcivin olması hoşuma gitmiştir?"
Hyunjin bu sefer elini Felix'in beline atarak kendine doğru çekmiş ve belini okşamaya başlamıştı. Felix de bulunduğu bu harika ve güvenli yerde uyumaya karar vermişti. Çünkü çok rahattı ve Hyunjin çok güzel kokuyordu.
İkisi de aralarında olan bu yakınlaşmayı sorgulamıyordu... Çünkü ikisinin de hoşuna gidiyordu....
....
M: "Ooo Hyunjin'in fasulyesi uyanmış"
Minho saçları dağınık, yüzü hala uykulu vaziyette merdivenleri inen çocuğa bakarak konuşmuştu. Felix de yüzüne kocaman bir gülümseme kondurmuştu.
BangChan ve Minho safkan vampir olmadıkları için günüzleri hep evde oluyorlardı. Böylece Felix evde yalnız kalmıyordu. Ve giderek onlara alışıyordu.
B: "Hadi bakalım gel de kahvaltı et. Hyunjin sana uyanır uyanmaz kahvaltı vermemizi emretti. İlaçların varmış"
Diyerek eliyle masayı gösternişti, Bangchan. Felix de bir şey demeden masaya oturmuş ve kahvaltısını etmeye başlamıştı.
F: "Hyunjin nerede?"
B: "Bugün dolunay var. Tüm geceyi evde geçirmesi gerekiyor. O yüzden işlerini halletmeye gitmiştir."
M: "Bu evin kurt sayısı artıyor. Chan evlenecek bir vampir bul da sayımız artsın."
B: " Aslında evde bir tek cadı eksik. Sen evlenecek bir cadı bulsan da evde her türden kolleksiyonumuz olsa."
M: "Ben cadıları sevmem"
Minho gözlerini devirmiş ve koltukta önüne dönerek kitabını okumaya devam etmişti.
F: "Dolunayda bir şey mi oluyor Hyunjin'e?"
B: "Hayı-
M: "Sen hayatta kal diye her dolunayda acı çekiyor ve-"
Bangchan aniden Minho'nun karşısında belirmiş ve elini sertçe ağzına kapatmıştı.
B: "Sen onu dinleme Felix. Hyunjin bugün'den sonra her şeyi anlatır sana"
Felix anladım anlamında başını yavaş yavaş aşağı, yukarı sallamış ve iştahı kaçtığı için elini masadaki ilacına atmıştı. İlacı ağzına atıp, üstünden su içtikten sonra merdivenleri çıkarak odasına gitmişti.
B: "O daha çocuk. Ona karşı düşünmeden konuşma"
M: "Hadi ama sadece gerçekleri söyledim. Hem bu gece evde olacak ve Hyunjin'in dolunayda neler yaşadığını kendi görecek."
Bangchan, Minho'nun bir nevi haklı olduğunu anlamıştı ama yine de Felix hassas bir çocuğa benziyordu. Ve Hyunjin'i ailesi gibi görüyordu. Kendisi yüzünden ona zarar gelmesi Felix'i baya üzmüştür.
...
Hyunjin peluş oyuncaklar rafının önünde durmuştu, rafa bakıyor gibiydi ama kafası çok karışık olduğu için yine içinden kendi kendine konuşuyordu.
Bugün 15 eylüldü. Felix'in doğum günü, bugün tam 18 yıldır ki Hyunjin her dolunayda güçsüz kalıyordu.
Eskiden her dolunayda güçlenir, herkes dolunay oldu mu asla dışarı çıkmaz Hyunjin'den kaçardı. Ama şimdi tam tersi oluyordu.
Hyunjin gözlerini kapatmış, kafasında konuşan seslere susumalarını emrettikten sonra açmış ve karşısında duran sarı, civciv peluş oyuncağa bakmıştı. Yanaklarında çiller vardı. Tıpkı Felix'inkiler gibi. Peluş oyuncağı eline alıp hafifce gülümsemişti.
Gülümsemesini solduran şey ise arkasında duyduğu adamın sesiydi.
"Hep bu kadar zayıftın. Şimdi de bir çocuk için hediye mi alıyorsun. Acınası. Benim çocuğum olmayı haketmiyorsun"
Hyunjin dersin nefes alarak arkasına dönmüştü.
H: " Ben hiçbir zaman senin çocuğun olmak istememiştim zaten."
"Benim çocuğun olduğun için bu kadar güçlüsün unutma"
H: "Hayır. Senin çocuğun olduğum için bu kadar acımasızım. Ne işin var burada? Neden geldin?
"Cevabını bildiğin soruları sorma. Çocuğu bana ver ki senin yaşamana izin vereyim."
H: "Benim tanıdığım pislik adam çoktan beni öldürüp çocuğu almıştı."
"Güzel en azından sana kim olduğumu öğretmişim. Gelip almamam seni daha çok kotkutuyor dimi? Başka şeyler planladığımı biliyorsundur.
H: "Ne kadar pislik bir herif olduğunu biliyorum. Çocuğu almak için beni öldürmen gerekiyor bunu unutma"
" Merak etme zamanı geldiğinde seni de küçük sürtüğünü de öldüreceğim"
Son lafını söyledikten sonra ortadan kaybolmuştu. Hyunjin dolunayın ağırlığını yavaş yavaş üstünde hissediyordu. Belki de Felix'e zarar gelme korkusuydu hissettiği şey.
...
Felix sabahtan beri yatağında uzanmış, Jiniret'ine sarılmış bugün olacakları düşünüyordu. Düşündükce daha çok korkuyor, yatakta daha fazla küçülüyordu. Ama aniden gözü kapıya sataştı.
H: "Burada ne yapıyorsun? Sana benim odamda yatman gerektiğini söylediğimi hatırlıyorum."
Felix Hyunjin'e bakmış başını anladım anlamında salladıktan sonra yataktan kalkıp, Hyunjin'in odasına gitmeyi düşündü. Ama Hyunjin karşısında belirdiği için yatakta oturur vaziyetde kaldı ve karşısındaki yakışıklı yüze baktı.
H: "Önce şunu merhemi sürelim yaralarına. Doktor her gün sürün demişti."
Hyunjin lafını bitirir bitirmez Felix'in onayını beklemeden onun sweat'ni çıkarmış, kremi açarak morlukların üstüne sürmeye başlamıştı.
H: "Acıyor mu?"
F: "Acıyor mu?"
İkisi de aynı anda aynı soruyu sorduklarında Hyunjin kremi kapatıp, Felix'in yüzüne bakmıştı.
F: "Dolunayda çok canın acıyor mu?"
H: "Senin canın benimkinden daha çok yanmıştır eminim."
Dedikten sonra Felix'in vücudundaki morluklara bakmıştı. Sonra yanında duran Sweat'i alıp, Felix'e giydirmişti.
F: "Ne olacak şimdi?"
H: " Bugün doğum günün değil mi?
Hyunjin sohbeti değişmeye çalışıyordu. Zaten yaklaşan dolunayın ağırlığı giderek artıyordu. Çok sabırsız, güçsüz ve sinirliydi.
F: "Evet"
Hyunjin yerdeki poşeti eline almış ve Felix'e uzatmıştı. Felix bir süre Hyunjin'in gözlerine baktıktan sonra poşeti eline almış ve içindeki peluş oyuncağa bakmıştı.
H: "Bu da sana benziyor"
Felix gülümsemiş ve sarı peluş oyuncağı kucaklayarak sarılmıştı.
F: "Yumuşacık"
Hyunjin giderek daha kötü olduğunu anladığı için Felix'e hafifce gülümsemişti.
H: "Benim odama git. Birazdan dolunay başlayacak. Ben burada kalacağım. Odadan dışarı çıkma. Uyu."
Felix iki peluş oyuncağını da eline alıp, Hyunjin'e endişeli bakışlar attıktan sonra odadan çıkmıştı.
_____________
Ehe ehe ehe gidem de diğer bölümü yazam ehe ehe eheeeeeğğğğğ ihahahhahahahağğ






