İçeriğe geç

Save Me/ HyunLix

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Save Me/ HyunLix

Bölüm 5

Yanında yatabilir miyim?

2023 kötü haberler getirdi. Moralim aşırı bozuka. Neyse inanıyorum 2023 benim senem olacak aldmwlcmeşfö

İyi okumalar 🦋

____________

Hastaneden sonra eczaneye, telefoncuya, oradan markete, oradan avm'e gitmişlerdi ve eve vardıklarında neredeyse akşam olmuştu. Felix çok yorgundu. İçeri girer girmez kendini koltuğa atmıştı.

H: "Kalk Felix bir şeyler ye ki ilaçlarını içebil."

Felix hiçbir şey demeden ayağa kalkmış yemek yemek için mutfağa gitmişti. Hyunjin'in söylediklerini hemen yapıyordu. Ne kadar Hyunjin'in ona zarar vermeyeceğini bilse bile, emirlere karşı gelmek onun için hep kötü sonlanmıştı ve hala korkuyordu.

...

Hyunjin son morluğa da merhem sürdükten sonra Felix'e kalın bir sweat giydirmiş ve üstünü, kafasından başka hiçbir yeri açık kalmayacak şekilde örtmüştü.

H: "Dışarıda yağmur yağıyor. Hava soğuk sakın üşütme"

Demiş ve kapıya doğru ilerlemişti. Tam ışığı kapatacakken Felix ürkek sesiyle arkadan seslenmişti.

F: "Işığı kapatmasan olur mu? Karanlığı sevmiyorum"

Hyunjin bir şey dememiş, ışığı kapatmadan kendi odasına ilerlemişti. Yatağına uzandığında ise aklındaki düşünceler onu yiyip bitiriyordu.

Neden bir çocuğun sağlığı için endişeleniyordu ki? Neden onun karanlıktan korkup korkmaması, yemek yeyip yememesi umurundaydı ki. Neden Felix için gece hayatını bitirmiş, insanlar gibi gece uyuyup, gündüz yaşamaya başlamıştı ki?

Ha evet en önemlisi de neden Felix'i arabada öperek sustumakla tehdit etmişti?

Kesinlikle mühür yüzündendi. Evet evet yoksa ne! asırlardır yaşayan Hwang Hyunjin aşık mı olmuştu. İmkanı yok. Mühür yüzünden o çoçuğa karşı korumacı hissediyordu. Zaten yaklaşan dolunayda her şeyi çözecekti. Kafasına bu kadar takmamalıydı.

Diye fikirlere dalırken uyumuştu ama kapısından gelen hafif tıklatma sesiyle uyanmıştı. Yatakta oturur vaziyete gelmişti.

H: "Gir"

Uykunun verdiği ağırlıkla sadece "gir" demişti. Gecenin yarısı birisi kapısını tıklatıyordu ve o da "gir" diyordu. Ne kadar da saçma.

Hyunjin yavaşca açılan kapıya bakmış ve Felix'in küçük yüzüyle karşılaştığında gülümsemeden edememişti.

Sağ elinde "Jiniret" adını taktığı ayıcığı ve yastığı, sol elinde ise yarısı yerle temasta olan yorganı vardı. Kesinlikle çok tatlı gözüküyordu. Hyunjin bu görüntü karşısında Felix'e sarılmamak için kendini zor tutuyordu.

F: "Gök gürüldüyor"

H: "Evet. Çünkü fırtına var"

F: "Ama korkutucu"

H: "Sadece fırtına Felix bir şey yok. Bak yağmur da yağıyor"

Demiş eliyle pencereden dışarısını göstermişti. Kendisi de pencereye doğru dönüp biraz dışarıya bakmıştı. Ama Felix'e döndüğünde onu gözleri dolu halde bulmuştu. Oda karanlıktı ama o her şeyi net görebiliyordu. Kurt tarafının avantajları diyelim.

H: "İyi misin"

F: "Yanında yata bilir miyim? Çok küçüğüm aslında hiç yer kaplamam. Hem bak kendi yastığımı da getirdim, yorganım da var. Ses de çıkarmam hemen uyurum"

Felix tüm bunları tek nefeste söylediğinde Hyunjin hala hayranlıkla ona bakıyordu. Nasıl her geçen saniye daha da tatlı olabiliyordu?

Hyunjin yatakta kenara kaymış, eliyle sol tarafı işaret etmişti. Felix de onay aldığını anladığında hemen yatağa doğru ilerlemeye başlamıştı.

Yastığını yorganını ve ayıcığını yatağa bırakıp kendisi de yatakta yerini almıştı. Çok kenarda duruyordu. Neredeyse düşecekti. Anlaşılan Hyunjin'i rahatsız etmekten çekiniyordu.

Felix, ayıcığını kucağına alıp başını yastığına koymuştu ki, Hyunjin onun belinden tutarak yatağın ortasına çekmişti.

H: "Küçük olduğun belli zaten. Bak neredeyse yatakta hiç yer kaplamıyorsun."

Sonra gülerek kucağındaki oyuncağa bakmış ve tekrar konuşmuştu.

H: "Oyuncağın senden daha çok yer kaplıyor"

F: "Çok tatlı değil mi. O benim tek arkadaşım onu çok seviyorum. Hem bak sana çok benziyor burada beni var"

Demiş, oyuncağının sol gözündeki beni işaret etmişti. Hyunjin'in de sol gözünün altında beni vardı.

H: "Hmm, yani bana benzediği için mi çok seviyorsun onu?"

F: "Hayır, yani evet. Yani eskiden de seviyordum ama şimdi sana benzediği için daha çok seviyorum"

H: "Hmm peki beni sevecek ne yaptım sana?"

Felix tam cevap verecekti ki şiddetli şekilde gök gürlediği için irkildi ve Hyunjin'e daha fazla yaklaştı.

Hyunjin elini Felix'in saçlarına atıp okşamaya başladı.

H: "Hadi uyu bakalım geç oldu"

Felix, Hyunjin saçlarını okşadığı için mayışmış hemen uykuya dalmıştı. Hyunjin ise eski düşüncelerine geri dönmüştü.

Ve şimdi de bir çocuğu sırf gök gürültüsünden korkuyor diye yatağına almıştı ve uyuması için başını okşuyordu.

...

Gece saat 3 olmasına rağmen Hyunjin dışarıdaydı ve o cadıyı deniz kenardına bulmak umuduyla yürüyordu. Daha fazla dayanamazdı bu hisslerin mühür yüzünden olup olmadığını öğrenmeliydi.

Fırtına neredeyse durmuştu ama her an tekrar başlayacakmış gibiydi.

Deniz kenarına geldiğinde cadının yerine bakınmış ve onu yerde oturur vaziyetde bulmuştu. Yanına yaklaştığında ise yine konuşmaya ilk o başlamıştı.

Cadı: "Geleceğini bildiğim için seni burada bekledim"

Sesi çok kısık çıkıyordu. Ne olduğunu anlamak için cadıya yaklaşan Hyunjin onun boynunda vampir ısırığı gördüğünde şok olmuştu. Cadı ise eliyle derin olan yaraya baskı yapmaya çalışıyordu.

H: "I-ısırılmışsın. Kim yaptı? Nasıl yardım edebilirim? Zehir yayılmadan bir şeyler yapmamız lazım."

C: "Kaderi değişemezsin melez çocuk. Zehir çoktan yayıldı. Ben senin gelmeni bekliyordum.

Hyunjin biraz daha yaklaşıp tek dizi üstüne çökmüş ve cadının yarasına baskı yapmaya çalışmıştı.

H: "Kim yaptı?"

C: "Yine yanlış soru. Asıl soru niye yaptı."

Cadı sağ elinin işaret parmağını kaldırıp, Hyunjin'in kalbinin üstüne koydu.

C: " Mühür buraya etki etmez Hyunjin. Mühür sadece o çocuğun yaşaması için var. Buradaki hisler ise senin o çocuk için yaşamanı sağlar."

Hyunjin bir şey dememişti ama cadı onun buraya ne için geldiğini biliyordu. Hyunjin artık cevabını almıştı. Şimdi ise yavaş yavaş Felix'e aşık olduğunu kabullenmeliydi.

C: "Sana yalan söyledim. Felix doğduğunda annesi ölmedi."

Cadı gittikce daha zor konuşuyor, bilincini zorla açık tutuyordu. Hyunjin ise yine duyduğu kelimeler karşısında kendini daha karmaşık hissediyordu.

C: "Felix doğduğunda annesi melez oldu. Hyunjin, Felix'in kanı melez yaratıyor. Eğer bir insan onun kanını içerse o insan da melez olur, bir vampir içerse o da melez olur. Bu dehşeti gizlemek için annesini kazıkla öldürdüm ve Felix'i kimsenin bulamayacağı yere gönderdim. Ama ona orada kötü davrandıklarını öğrendiğimde seni onun peşinden gönderdim."

Hyunjin, Cadının artık son dakikalarını yaşadığını anladığı için hiç ses çıkarmıyor. Aldığı bilgileri hazmetmeye çalışıyordu.

C: " Ama O, Felix'in peşindeydi. Felix doğduğu günden beri onun peşindeydi. Senim gibi melez olmak istiyordu, yenilmez olmak istiyordu. En son yıllar önce Felix'i aramak için buradan gitmişti ama Felix'in senin yanında olduğunu öğrenmiş. Onu koru, Felix'i koru"

H: "KİM? BANA KİMİN GELDİĞİNİ SÖYLE!"

C: " Baban... Baban geri geldi Hyunjin...."

Hyunjin duyduğu kelimeyle hemen ayağa kalkmış, o psikopatın geldiğini öğrendiği için deliye dönmüştü. Babası safkan bir vampirdi. İlk vampirlerdendi. Viking vampir....

Yıllar önce gitmişti ama ne için gittiğini bilmiyordu. Meğerse Felix'i aramak için gitmiş. Ve şimdi Felix evde tek başınaydı.

Hyunjin şok içinde yerde yatan, ölmek üzere olan bedene bakarken, cadının ona bir karga tüyü uzattığını gördü

C: " Bunu al ve bir cadının yardımına ihtiyacın olursa kanınla yak. O zaman o cadı seni bulur. Güvenebileceğin tek kişi o"

Hyunjin karga tüyünü almış, oradan uzaklaşmak için ayağa kalkmıştı.

C: " Ama unutma eğer sen Felix'in kanını içersen...."

________

Amanın da amanın geldi kaos perilerim.

Bölüm sonu

13 yorum