İçeriğe geç

SANRILARIN YANSIMASI

Bölüm 16 · 2 dk okuma

SANRILARIN YANSIMASI

Bölüm 16

AÇINCA SOLAN ÇİÇEK

“Doğmak, bazıları için hiç var olmamak demek.”

Oyuğun içine adımlarımı attım, ayaklarım yere her değişinde çıkan su sesleri biraz huzursuz hissettirse de bir yol bulma ümidiyle huzurum yeniden yeşermişti. Kurtulamayabilirdik ama kurtulma arayışındaydık. Bu yolun sonu nereye çıkar hiçbirimiz bilmiyordu fakat hepimiz sonu ne olursa olsun bu yolu bitirecektik. Bize sonradan eşlik eden Saye’yle birlikte artık bu yolda beş kişiydik. Oyuğun şekli ovaldi, üzerimize arada sırada damlayan sular, toprakla karışıktı ve pis kokuyordu. “Aaaah!” Hepimiz Saye’nin çığlığıyla durduk. “Ne oldu? Neredesin?” diye ardı ardına sorduğum sorulara cevap gelmiyordu. Endişelenmiştim. “Saye, cevap ver lütfen!” diye bağırdım. Sesim oyuğun sonlarına doğru yankılanıp bana geri döndü. “Arkadaşlar, siz neredesiniz?” diye bağırıp en azından onların sesini duymak istedim. “Ben buradayım Arın.” dedi Raya. Onun haricinde kimseden ses çıkmamıştı. Neler oluyordu? “Raya, diğerleri nerede?” diye sordum karanlığa bakarak. “Bilmiyorum, kahretsin burada kaldık!” diye bağırdı. “Ne?” diye tepki verince “Taş yığını gibi bir şey var önümüzde. Yolu kapatmış.” dedi. “Geri mi döneceğiz?” diye sordu. Bunu yapamazdık ama burada da kalamazdık. “Bilmiyorum. Biraz bekleyelim, belki diğerleri bizi çıkarabilir buradan.” diye düşüncelerimi söyleyince ayak sesleri duydum. Sanırım yere oturmuştu. Ben de aynısını yapıp yere oturdum, yer toprak ve suyun karışımından balçık gibi yapış yapış olsa da umursamadım. Şu an üzerimin kirlenmesi düşüneceğim son şey bile değildi.

Yere zamansız damlayan sular sessizliğimize ses olsa da konuşmamakta kararlıydık. Hem ne konuşacaktık ki? Herhangi bir şey söylemem Raya’nın hastalığına bıçak çekmek olurdu, bunu istemiyordum. Eğer biri konuşacaksa bu kişi ben olmamalıydım.

Kolumu gelişigüzel ayaklarımın yanına uzattığımda bir şey hissettim. Karanlıkta hiçbir şey belli olmuyordu, kime çarptığım veya neye çarptığım konusunda hiçbir bilgim yoktu. “Aaa!” diye bağıran Raya tüm düşüncelerimi ona çekmemi sağladı. Yine bir kaybetme yaşamak istemiyordum. Telaşla ayağa fırladım ve kollarımı uzatıp onu aradım. Ayaklarım bir şeye çarptı, ardından Raya’nın fısıltısını duydum. Ne yapıyorsun?” diyordu. “Ben sadece, kayboldun sandım.” dedim. Öylece durmaya devam ettim. Ardından sıcak bir tenin dokunuşunu hissettim. Fısıldayarak “Özür dilerim ve teşekkür ederim.” diye kulağımın dibine eğilmişti. Nefesini hissediyordum ve bu ürpermeme neden oluyordu. Ona karşı söyleyecek bir cümle bulamıyordum. Ona hislerimi söylersem açınca solan çiçeklere dönecektim. Belki de... “Arın ve Raya Soyaslan, kardeş olduğunuzu biliyor muydunuz?” Tüm düşüncelerim bu soruyla beynimde alev almaya başlamıştı.

*

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.