İçeriğe geç

SANRI

Bölüm 35 · 2 dk okuma

SANRI

Bölüm 35

BÖLÜM 35

Sanrı, hücresinde Demir'in karşısında, öfke ve şüpheyle yanıyordu. Karşısındaki adam, onu sevdiğini iddia eden öz babasıydı ama aynı zamanda onu yetimhaneye atan aileden intikam almak için onun hayatını mahveden, tehlikeli bir figürdü. "Senin burada ne işin var?" diye tısladı Sanrı. "Sana ne zaman affettim ki, karşıma çıkıyorsun?" Demir, ellerini demir parmaklıklara koydu. Gözlerindeki yanık izleri, ona olan güvensizliğimi artırıyordu. "Biliyorum, bana güvenmiyorsun. Ama bu, benim de meselem. O herifler, benim de ticaretimi mahvetti. Ben buraya yardım etmeye gelmedim, seni kurtarmaya geldim." "Kurtarmaya mı?" Sanrı alaycı bir şekilde güldü. "Sana Baybars'ın hayatını geri verecekler mi? Rüya'yı diriltecekler mi? Benim oğlumu benden çalarken neredeydin?" Demir'in yüzü çöktü. "Bana kızmakta haklısın. Ama zamanımız yok, Sanrı. Onlar seni başka bir yere nakledecekler. Ya şimdi kaçarız ya da bir daha bu fırsatı bulamayız." Sanrı, Demir'in gözlerinin içine baktı. Bu adamı kullanmalıydı. Tek başına kaçması ve Yiğit'i bulması imkansızdı. "Peki," dedi Sanrı, sesi buz gibiydi. "Sana inanmıyorum. Ama oğluma ulaşmak için sana ihtiyacım var. Bana yardım edeceksin." Demir, bir anlık rahatlama ile gülümsedi. "Söz veriyorum, seni çıkaracağım." Sanrı, kafasını demir parmaklıklara yasladı. Gözleri boşluğa dalmıştı. "Sana yardım etmem karşılığında... ne istiyorsun?" "Oğlunu bulduktan sonra, benimle gelmeni istiyorum. Sana ait olan mirası geri alacağız. Bu hayata bir son verip, istediğin yerde yaşayacaksın." "Benim istediğim tek şey, Baybars'ın intikamını almak ve oğlumu güvende tutmak," dedi Sanrı. "Eğer kaçarsak, ilk işim Baybars'ı kimin öldürdüğünü öğrenmek olacak. Ve o katili, ellerimle geberteceğim." Demir'in yüz ifadesi değişti. Baybars'ı vuranın kim olduğunu biliyor gibiydi. "Pekâlâ, önce oğlun. Sonra intikamın. Kabul." Sanrı'nın içindeki şeytan fısıldadı: Önce Demir'i kullan. Dışarı çıkınca, onu da aradan çıkarırsın. Demir, Sanrı'ya bir kaçış planının detaylarını anlattı. Birkaç gün içinde, tesisin lojistik bölümüne sızacaktı. "Kapının kilidini içeriden açacağım. Seni sessizce dışarı çıkaracağım. Gerisi sana kalmış, Fırtına." Sanrı, planı kafasında tekrar ederken, bir an olsun Yiğit'in yüzünü aklından çıkarmadı. Karnını tuttu. Bebeği elinden alındığından beri hissettiği boşluk, sadece intikamla dolabilirdi. "Planda bir değişiklik var," dedi Sanrı. "Bana Yiğit'i bulma sözü verdin. Ona ulaşmadan, buradan ayrılmam." "Oğlun, Suriye'de bir yetimhanede tutuluyor. Onu bir rehin olarak kullanıyorlar. Güvende." "Güvende mi?" Sanrı'nın gözlerinden ateş fışkırdı. "Bana yetimhane deme! Orası bir cehennem!" Demir yutkundu. "Söz veriyorum, Sanrı. Çıktıktan sonra, ilk işimiz Yiğit'i almak olacak." Sanrı, başıyla onayladı. Başka seçeneği yoktu. Demir, ona bir bıçak fırlattı. Sanrı, yılların refleksiyle bıçağı havada yakaladı. Baybars... söz veriyorum, bu sefer ikimizin de intikamını alacağım. Ve oğlumuzu kurtaracağım. Demir gitti. Sanrı, bıçağın soğuk metaliyle bileğini okşadı. Bekleyiş başlamıştı. Bu, onun ikinci şansıydı. Ve bu sefer, kimseye merhamet göstermeyecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.