İçeriğe geç

S&M •taekook•

Bölüm 14 · 10 dk okuma

S&M •taekook•

Bölüm 14

14

¡ufak bir duyuru! (ufak bir ara vereceğimi söylemiştim, bunun sebebi aslında derslerim ve rutinimdi. ama son günlerde ciddi anlamda iyi şeyler yaşamıyorum, doğru bir psikolojide değilim. çareyi ister istemez kurgularımda ve sizlerle buldum. ve asıl tarihinden çok daha erken bir vakitte döndüm.) !!!aynı zamanda ufak bir uyarıda bulunmak istiyorum. açıkçası hafızası pek iyi olan biri değilim. bu nedenle bu zamana kadar hiç karakterlerin yaşlarından bahsettim mi bilmiyorum ve gidip baksam da bulabileceğimden emin değilim. bu yüzden şu ana kadar bahsettiysem onu unutun, bu bölüme kadar bahsetmemişim gibi düşünün lütfen�� daha fazla uzatmayayım, iyi okumalar. ••• I've been everywhere, man, looking for someone Someone who can please me Love me all night long I've been everywhere, man, looking for you, babe Looking for you, babe Searching for you, babe ••• 12.18 "Taehyung'um? Bu renk nasıl annem? Beyazını beğenmedin ama... bak bak! Siyahı filinta gibi gösterecek oğluşumu, eminim- ama bakmıyorsun evladım!" "Anne, yeter artık." Yaklaşık 45 dakikadır Bayan Kim, ona düğün için beğendiği bazı damatlıkları gösterdiğinden fazlasıyla bıkkın hissediyordu alfa. Gözlerini yumarken hissettiği baş ağrısıyla şakaklarını ovuşturdu. Kadın da onun bu tepkisine karşılık kırgın bir ifadeyle kataloğu sertçe kapattı. "Hep böyle yapıyorsun ama. Bayan Jeon ne de güzel gelinlikler bakıyor omegasına. Ben neden alfama bakamıyorum?" Güldü bıyık altından alfa. "Bana gelinlik mi bakmak istiyorsun?" Kadın bir tane şaplattı oğlunun başına. Taehyung da refleksle elini başının arkasına götürüp inledi. "Bak şiddete başvurmak istemiyorum ama beni çok kışkırtıyorsun Kim Taehyung! Bir de dalga geçiyor annesiyle! Terbiyesiz velet." Hızla başını kaldırdı duyduğu hakaretle. "Ne veledi Tanrı aşkına! 27 yaşında adamım ben." "Bir de karşılık veriyor." Göz devirdi alfa. Paris'ten geldiğinden beridir çoğu zaman kendi evinde olsa da annesinin zorlu daveti nedeniyle ailesinin evine de gelmek zorunda kalmıştı. Ama bunun ne kadar yanlış bir tercih olduğunu şu an daha iyi anlıyordu. Tek konunun Jungkook ile gerçekleşmesi yakın olan izdivaçı olması, onu şimdiden bıktırmış gibiydi. Tabii bu muhabbeti yıldırdır duyan Jungkook'un yaşadığı bıkkınlığı şimdi anlıyordu. Annesi yüzündeki aniden değişen ifadesiyle gülümsedi ve omzunu oğlunun omzuna değdirdi. Alfa ona döndü anlam vermeye çalışan yeşil gözleriyle. Kaşlarını kaldırdı. "Yine ne oldu?" "Aranız nasıl?" Gülümsemesi ve kıkırdaması cidden çok tedirgin ediciydi kadının. Taehyung gergince yutkundu. Yerinde dikleşti. "Kim ile?" Kadın 'hadi ama!' der gibi omzuna vurdu hafifçe. Kaşlarını çattı. "Kim ile olacak! Jungkook ile tabiki!" "Hmm..." diye mırıldandı alfa. Doğrusu araları, iyi gibiydi. Yani en son birbirleriyle o balkonda öpülerek vedalaşmış olmalarında rağmen, bir daha görmeselerde... Lakin konuşmamışlardı da. Kötü müydü ki? Kötüydü de Taehyung mu fark etmemişti yoksa? "İyi." Kadın gözlerini büyüttü anlam vermeye çalışır gibi. "Sadece iyi mi?" Kafasını salladı oğlu da. Bu durum biraz aklını karıştırmıştı. Zaten son günlerde Jungkook fazlasıyla aklında dolandığından kendisini karışık hissetse de, kendisine durmadan aklına takabileceği bir şeyler bulabiliyordu. O sırada annesi de kendi kendine bir şeyler mırıldana mırıldana yanından ayrılırken, aniden gelen bildirim sesiyle kahve keten pantolonunun cebinden telefonunu çıkartması bir olmuştu. Ekranındaki tanıdık isimle gülümsemesini engelleyemedi, iyice yayıldı koltukta. Ardından ise kendisine gelenin bir mesajdan çok, bir fotoğraf olduğunu fark etti. Kasılmış ifadesiyle parmaklarını gezindirdi kilit ekranında. ••• jungkook fotoğraf* ••• Ne olduğunu merak ettiğinden istemsizce ilerleyen parmağını fotoğraf üzerine tıklattı ve ekranını kaplayan fotoğrafı inceledi. Aniden ekranında gördüğüyle göz bebekleri titreşmiş, zar zor yutkunmuş olsa da; heyecanını engelleyememişti. Yeşil gözleri bir bir gezindi omega tarafından kendisine gönderilen, dişleriyle ezdiği boynu ve sigarasını söndürdüğü köprücük kemiğinin üzerinde. Boynundan omzuna dek gözüken bembeyaz tenini izledi. Ardından ise gözleri aşağıya inerken karşılaştığı pespembe göğüs ucu ve ucundaki metal ile adeta katrana boyandı. Gözlerini yumdu bir şeylere sinirlenmiş gibi. Fotoğraftan zar zor çıkarken parmakları klavyeyi turladı, lakin o anda omega hızlı davranmış olmalıydı. ••• jungkook sonunda bana istediğimi veriyorsun ••• İstediğinin kendisinin ona bırakacağı izler olduğunu bildiğinden, kaynayan kanına karşın uyarılan aletine götürdü elini. Etrafında kimsenin olmadığını görünce avucunun ortasıyla havalanmasını engellemek istercesine düzeltti. ••• taehyung ne yapmaya çalışıyorsun sen jungkook hm? ne yapmaya çalışıyormuşum ki taehyung bir anda böyle şeyler atma jungkook biraz önce annem yanımdaydı ya görseydi? ••• O sırada haftanın beş günü olduğu gibi tekrardan malikanenin tenis kortunda antrenmanını yapan omega, aldığı bu karşılıkla göz devirmeden edememişti. "Küçük efendi? Yoruldunuz mu?" Bozuk aksanıyla kendisine seslenen özel hocasına nazik bir gülümsemeyle karışık verirken, tenis eteğini düzeltti yavaşça. "Biraz dinlensem iyi olacak. Kusura bakmayın. Dün gece biraz içtim, başım hala dönüyor Bayan Schneider." "Ah dikkat etmelisiniz küçük efendi. Lakin ne kusuru. İsterseniz sizlere keten tohumu detoksu söyleyeyim." "Teşekkürler Bayan Schneider." Orta yaşlı kadın asistanına doğru uzaklaşırken omega raketini yerine bıraktı ve kısa süreli molasını elindeki telefonuyla geçirmeye karar verdi. Evet, nerede kalmıştı... ••• jungkook sen ona masum bir fotoğrafına bile sikim kalkıyor desene ••• Gelen karşılığın doğru olması biraz şaşırtıcıydı. Bu dürüstlük karşısında boğazını temizledi alfa. Elini ensesinin arkasına atarken, kafasını koltuk başlığına yasladı her zamanki gibi. ••• taehyung çoğu zaman beni istemediğini belli ederken bir anda izlerim için yalvarır hale geliyorsun taehyung bir öyle bir böylesin ortanı bulamıyorum jungkook öncelikle şurada bir duralım ben kimseye yalvarmam taehyung bunu biliyorum yazıyor... beni cezbediyorsun ••• Övülmeyi ne de çok seviyordu bu omega. En ufak güzel bir söze nasıl da tav okuyordu ama... Yanaklarındaki çukur gamzeleri daha da belirginleşirken bebek gibi dudaklarını birbirine bastırdı hemen. ••• jungkook acıyı tatmak hoşuma gidiyor kanamayı seviyorum taehyung ona ne şüphe dudaklarını parçaladığımda çenene akan şarabından pek bir memnundun jungkook sen değil miydin? taehyung ne kadar memnun olduğumu bilemezsin jungkook içinde aciz bir canavar yatıyor ama ellerinde canlanmama izin vermiyorsun taehyung nefesinden çıkan ateş hem beni hem seni yakar jeon taehyung dediğin gibi o aciz bir canavar jungkook kendini geriye atma jungkook yanmak istiyorsam yalnızca yak taehyung ••• Alfaya kalırsa o ne dediğini bilmeyen birisiydi. Çünkü bu durumda ya patavatsız ya da deli cesaretli birisi olmalıydı. Kim bile bile kendisini yaktırmak isterdi ki? ••• taehyung emir vermeyi seviyorsun jungkook ben şımarık büyüdüm yazıyor... laflarım ikiletilmeden görüldü ••• "Ah şu omega..." İstediğini almadan kesinlikle bırakmıyordu yakasını. Kendisini yakmasına neden bu kadar takıntılıydı, bilmiyordu ama bunun hoşuna gitmediğini de söyleyemezdi. Ama nedensizce içinde bunun Jungkook için doğru olmadığına dair bir his vardı. Bir iç çekti uzunca. Koca elleriyle saçlarını dağıttı. ••• taehyung şu anda bunu konuşmak zorunda mıyız jungkook jungkook daha ne kadar konuşmamayı düşünüyoruz peki taehyung söyle o zaman taehyung bir süre daha hiç olmazından seni tanımak istiyorum yazıyor... yıllanmış bir şarapmışsın misali yavaş yavaş yudumlamak istiyorum görüldü jungkook yazıyor... dün yeterince yudumlamadın mı zaten yanık köprücüğümü boşverelim ama boynum mosmor oldu taehyungie :( görüldü taehyung sikeyim| yazıyor... seni görmek istiyorum jungkook tch tch tch bensizliğe alışmalısın alfa taehyung ? yakında nikahlı eşim olacaksın jeon sensizlik epey kısa gibi duruyor jungkook aynen öyle kim adı üstünde 'yakında' kendime ait bir hayatım ve rutinim var antrenmana gideceğim ve bu süreç içinde rahatsız edilmekten nefret ederim taehyung haa tenisçisin değil mi bir kaç defa duyduğumu hatırlıyorum jungkook evet bir süredir maçlara çıkmasan da taehyung nedenini sorsam sınırımı aşar mıyım görüldü ••• Gözleri ekrandan ayrıldı ve kortun duvarlarında gezinmeye başladı omeganın. Nedensizce pot kırdığını hissetmişti ve bu güzel yüzünün kasılmasına neden oldu. Buklelerini düzeltti parmak uçlarıyla. Koca ceylan gözleri açık üst bacaklarındaki fondötenle kapatmaya çalışsa da ufaktan belli olan bir karşılık dikiş izinde gezindi. Buklelerini sevdiği uzun parmaklarını usulca gezindirdi izin üzerinde. Dili gergince alt dudağının üzerinde gezindi. Dalgınlaşmıştı aniden, fakat bunu bozan gelen mesaj bildirimi oldu. ••• taehyung cevap vermeyecek misin jungkook geride durmam için bir sebep yok yazıyor... ve evet sınırını aşarsın görüldü taehyung tanrım bugün fazla uyuzsun ben kaçıyorum jungkook sırf söylemedim diye mi hah sensin uyuz taehyung neyse ne yazıyor... bu arada jungkook ne var taehyung kibarlığın için teşekkürler yazıyor... antrenmanın ne zaman biter jungkook 16:00 gibi malikanenin sahasında olursun taehyung ah tamam jungkook duş alman ve hazırlanmam hariç:) taehyung tanrım... • • • ilâhi bakış açısı 14.37 "Taehyung'um ne de güzel akıl etmiş de davet etmiş seni. Ne ikram edeyim, tatlım? Kahve, limonata, kola? Dur dur! Hepsinden ikram edeyim, istediğini seçersin." "Kola mı?" Taehyung yanında bir bacağını diğerinin üzerine atmış omegaya baktığında, annesinin hızlı konuşmalarına anlam vermeye çalıştığını gördü. Diliyle dudak piercingini dürtüklerken gözlerini yumdu. "Ben kola içmiyorum Bayan Kim. Yine de teşekkürler." "Fanta da olabilir?" "Anne." diye uyarıcı bir sesle kadını durduran Taehyung'a annesi gözlerini kısarak baktı. Omeganın dibinde rahatça oturmuş, onun kavisli sırtı göğsüne gelecek şekilde duran bedenini izlerken; bilmese birbirleriyle yıllardır evliler zannedecekti. Uyumlulardı, lakin bir yandan da etki altında gibilerdi. Jungkook annesini uyaran alfanın göğsüne elinin tersini değdirip karışmamasını ima etti. Zarif gülümsemesini sundu. "Ben asitli ya da kafeinli hiç bir şey tüketmiyorum Bayan Kim." Kadın tekli koltuğa geçip ellerini dizleri üzerine koyarken gözlerini üst üste kırpıştırdı safça. "Neden ki tatlım? Hasta değilsin değil mi?" Omega gülümseyip yüzünü eğerken, Taehyung göz devirerek kafasını iyice geriye atmıştı. O sırada Bayan Kim de anlamış gibi sesli bir şekilde devam etti. "Aa doğru! Sporcuydun değil mi? Nasıl unuturum!" Doğrusu Jungkook ilk defa Bayan Kim'e karşı cidden yapmacık olmayan bir gülümseme sunuyordu. Çünkü ilk defa onu samimi bulmuştu. Kadın Bay Kim'in eski karısını boşadıktan hemen sonra evlendiği, alt seviye bir insandı. Omeganın onu samimi bulmaması tabiki de bundan değildi, öyle olsa Hoseok'la da anlaşamazdı. Lakin bu kadın kendi özünü öylesine unutarak değişmişti ki, sonradan görmediği bir çok kişinin ağzına laf olmuştu. Konulu davetlerle konudan bağımsız kıyafetler giyiyor, spordan anlamasa da sırf üst seviye gözükmek adına spor salonlarına dahi rüküş spor kıyafetleriyle geliyordu. Açıkçası kötü bir insan olmadığını biliyordu ama yapmacık insanlara katlanabildiği söylenemezdi. Lakin bugün kendi evinde, sakin bir ortamda olduklarından mıdır nedir; kendi gibi hissettirmişti Bayan Kim. İçten ifadeleri vardı. Yüzü bir anda düşünceli bir hal aldı kadının. Saçını kulağının arkasına götürdü. "Sporcular kola içmiyor muymuş?" Omega biraz rahatlamış hissetse gerek sırtını alfanın göğsüne yaslarken, yüzünü yana eğdi ve reddetmek ister gibi salladı. "Ay aman aman! Ben yorulunca sıcaklayıp içiyordum! Bunu şimdi mi söylüyorsun evladım!" "Anne neden bağırıyorsun? O nereden bilebilir?" diye sessizliğini sonlandıran Taehyung'a gülümsedi Jungkook. Ciddi bir şey olmasa da alfanın onu koruyor olması her seferinde hoşuna gidiyordu. Bu gülümsemeye karşın alfanın eli de beline gitti, fark ettirmeden güven vermek ister gibi okşadı. "Ah neyse ne. Benim tansiyonum çıktı. Gideyim de limonlu su yapayım kendime. Size de ne ikram edeyim, siz söyleyin o zaman." Yanı başına gelip şekilli buklelerini inceleyen kadına gülümsedi omega. Alfa ise onun gülümsemesini inceliyordu. "İzotonik ya da hipotonik bir şeyler olabilir Bayan Kim." "Ne tonik?" "Anne sen boşver ben hallederim şimdi." Bayan Kim abartı tepkilerle salondan ayrılırken, yalnız kalan ikili arasında ufak bir sessizlik oluşmuştu. Lakin temaslar kesilmişe benzemiyordu. Alfa belini okşadığı omegayı kendisine daha da yapıştırdığında omega sessizce kıkırdadı. Elini belindeki ele götürüp çekmeye çalıştı pek de uğraş vermeden. "Çek şu elini." Yüzündeki gülümseme tam tersini söylese de Taehyung onun nazlarını az çok biliyordu. Dudaklarını omeganın bembeyaz omuz girintisine bastırarak boynuna doğru ilerledi. "Çok güzel görünüyorsun." diye fısıldadı kulağına. Aldığı iltifatla yüzünde bıyık altından bir gülümseme oluşan Jungkook'un kaşları kavislendi ve dudakları büzüldü. Güzel gözleri ise cilveyle kısıldı olabilirmiş gibi. "Her zamanki gibi mi?" Kafa salladı alfa. Omeganın çehresini inceleyen yeşilleri öyle dolu bakıyordu ki, Jungkook gülümsemesini engelleyemeden onun kolları arasında döndü ve kollarını boynuna doladı. Adamın bir bacağı üzerine yerleşti ve uzun zarif parmaklarıyla adamın çenesinde çıkmaya başlayan ufak tüyleri sevdi. Alfa yavaşça yakınlaştı ve burnunu omeganın burnuna sürttü. "Pazar akşamı boş musun?" Bir eli kavisli belinin altından kalçasına dek inmiş, kalçasını yavaşça avuçlamıştı. Yüzünü yana eğdi omega o sırada. Dudaklarını büzdü bebek gibi. "Kovboy festivali için mi?" diye sorduğunda tekrardan kafa salladı alfa. "Festivale benimle gel." Omeganın nedensizce gözlerinin içi parıldadı o anda. Devamında duyduklarıyla ise kurdunun içini parçaladığını hissetti. Sahipleniyordu. "Herkes bizi bilsin." • • • bölüm sonu. resmen bin defa dönüp yazdım bölümü. hiç yazasım yoktu ama bu kovboy festivalini yazmayı çok istemiştim. Bu yüzden bu bölümle bağlamak doğru geldi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.