✮ ⋆ ˚。�� ⋆。°✩ Who knew that you'd be up in here lookin' like you do? You're making stayin' over here impossible Baby, I'ma say your aura is incredible If you don't have to go, don't ✮ ⋆ ˚。�� ⋆。°✩ • • • S&M (Sado-Mazoşizm) • • • Cevap vermedi, sadece başını hafifçe başka yöne çevirerek bindi arabaya. Kemerini bağlarken bile ciddiyetini korusa da, gözlerinin kenarında, dudaklarının kıyısında ince bir memnuniyet titriyordu. Taehyung da direksiyona geçerken gülümsedi. "Bu arada..." dedi motoru çalıştırmadan önce. "Gerçekten harika görünüyorsun. Biraz fazla harika hatta." "Bana bilmediğim bir şey söyle." • • "Aman Tanrım! Hoşgeldiniz Bay Jeon!" İkili güzellik salonuna girdikleri anda saçlarını yukarıdan bir fırça yardımıyla topuz yapmış olan makyöz omega adeta çığlıklarla yaklaştı Jungkook'a. Sarı saçlı, bembeyaz tenli ve ufak çillere sahipti. Yirmilerinin başlarında olduğu belliydi. "Hoşbulduk Bay Lee." Her zamanki zarif ve nazik gülümsemesini takınan Jungkook, o anda kendi varlığını hatırlatmak ister gibi koca elini incecik beline saran Taehyung'a ufak bir bakış attı ve kendisine yöneltilen yeşil gözlere göz devirmeden edemedi. İnce eliyle belindeki eli ufak bir baskıyla indirdiğinde, Taehyung bu sefer kalçasından yakalamış kendisine bastırmıştı. "Buyrun lütfen... Tanrım... Uzun süredir görememiştim sizi." Boş koltuklardan birisini çeken Felix'e karşı kafasını salladı ve zar zor da olsa alfadan kurtularak koltuğa yerleşti. Aynadaki çehresine bakan gözlerinin çökük gözüktüğünü düşünmüş, göz altlarındaki kapatıcısını parmak uçları yardımıyla dağıtmıştı. "Ben de öyle. Geçen geldiğimde yıllık izine çıktığınızı duydum." "Nişanlımla tatile çıktık. Benim için inanılmaz bir aydı gerçekten." "Ah... gerçekten adınıza çok sevindim." Çilli omega omzuna astığı saç havlularını katlarken, Taehyung kollarını birbirine dolamış bir şekilde kalçasını Jungkook'un bulunduğu masaya yaslayıp yüzünü izlemeye başladı. "Ne bakıyorsun öyle?" Jungkook her ne kadar gözlerini aynadaki çehresinden çekemese de, üzerindeki bakışlardan haberdardı. Alfa onun bu tepkisine karşı sırıttı. Ellerini omeganın oturduğu tekli koltuğun kolluklarına uzattı ve onlardan destek alarak üzerine doğru eğildi. Bir anda açıktaki boynuna yumuşak bir öpücük kondurunca Jungkook adeta donaklamıştı. Kulağına fısıldıyordu. "İnanılmaz cezbedici gözüküyorsun." Omega kendisine geldiğinde ellerini onun gövdesine yerleştirdi ve ufak bir baskıyla ittirdi. "Bana böyle yaklaşma Taehyung. Aramızda bu tür bir ilişki yok." "Her ne ise." Alfa tam tekrardan eski pozisyonuna geçmişti ki, deri ceketinin iç cebindeki telefonu çaldı ve telefonuna uzandı. Yeşil irisleri ekranına kayarken, her ne kadar belli etmese de kimin aradığına dair olan merakını gidermek adına gözlerini telefona yükselten omegadan bihaberdi. "Bunu açmam lazım." Bir şey demek ister gibi dudaklarını aralayan omegaya bakmadan adımlamaya başladı. Elindeki telefonuyla beraber, bir eli cebinde güzellik merkezinin koridoruna doğru ilerlerken ekrandaki 'Namjoon hyung' yazısıyla bakışıyordu. Daha fazla bekletmeden açtı ve ekranı kulağına dayadı. "Hyung?" "Kuzen? Hayırlı olsun, evleniyormuşsun." Taehyung bunu duymasıyla gözlerini yummasına ve iç çekmesine engel olamadı. "Seokjin hyungtan mı duydun?" "Sence?" Elini alnına götürdü ve ovaladı. "Tanrım... Gerçekten beni çıldırtacaksınız." "Sorun sence ondan duymam mı? Hadi ama. Senden duymayı beklerdim." "Ben bile öğreneli iki gün oluyor. Kafa mı buluyorsun?" derken koridordaki gri renk, deri koltuklara ilerledi ve yerleşti. Bir ayağının bileğini diğerinin diz kapağına yaslamış bir şekilde en rahat pozisyonunda oturuyordu. "Nasıl yani?" Gözlerini yumdu ve kafasını geriye yasladı. "Daha sonra anlatırım. Uzun hikaye." "Tanrım... Karışık olmalı." "Öyle." Telefondan da bir iç çekme sesi duyulmuştu. Ama ardından gelen kıkırdamalar, Taehyung'un göz devirmesine neden oldu. "Söylesene. Kimmiş bu şanslı kişi? Seokjin bir türlü söylemiyor, yarın yemeğe geldiklerinde görürsün diyor." Taehyung'un bunu duymasıyla yüzünde ufak bir sırıtıp oldu. Başparmağının ucuyla dudaklarını okşadı. "Jeon Jungkook." Ufak bir sessizlik çöktü. "Sen... şaka yapıyorsun?" "Şaka yapar gibi bir hâlim mi var?" "Seokjin evlenmek istemeyince, seninle mi nişanlamaya karar vermişler? Dostum bu bir şaka olmalı." Alfanın adeta yüzü gerildi. Nedensizce abisi ve Jungkook'un evlenebileceği ihtimali aklında canlanınca, kaşlarının çatılmasını engelleyememişti. "Her ne ise. Sonuçta formanite bir evlilik olacak." "Peki ya Jeon Jungkook ne diyor bu duruma? Formanite de olsa, bunu kabul edeceğini sanmıyorum." "Kabul etmedi zaten. Ama ailelerimiz zorluyor. Sırf şu hisse işi yüzünden, şekilden şekile girdiler resmen." "Belki de bu evlilik size yarar?" Alfanın bunu duymasıyla çatık kaşları seğirdi. Boynunu kıtlattı rahatlatmak ister gibi. "Nasıl yani?" "Diyeceğim o ki, belki de birbirinizden hoşlanırsınız." Taehyung gülmeden edemedi. Bu hoş bir düşünceydi tabii ama bunun olacağını sanmıyordu. Ya da olsa bile ikilinin doğru dürüst bir evlilik sürdürebileceğini. Her şeyden önce o ilişki adamı değildi. Uçkursuz birisi değildi fakat hiç bir zaman uzun süreli bir ilişkiye sahip olmamıştı. Otuzlarının başlarında olsa da evlilik, nişan, mühür gibi terimler ona fazlasıyla uzaktı. Jungkook ise... o kesinlikle ondan da uzaktı. "Saçmalama istersen hyung." "Ne o? Sorun ne?" "Jungkook evlilik konusu geçince bile deliye dönüyor. Tamam aramızda bir çekim olduğu bir gerçek ama..." "Ne?! Siz bir de iki günde fingirdeşmeye mi başladınız?" "Fingirdeşmek? Ve Tanrım... uzun bir hikaye olduğunu söylemiştim." "Sana inanamıyorum! Bunu bana nasıl söylemezsin?" "Şu anda olayların aklında nasıl canlandığını tahmin edebiliyorum ama emin ol ki, her şey çok daha karmaşık. Daha sonra anlatacağım." "Ne daha sonrası? Bu akşam sizdeyim." Taehyung bu dediğine kıkırdarken, kafasını iki yana salladı. Ardından ise aklına gelen biraz önce duyduğu sözlerden sonra, kaşlarını çattı. "Bir saniye, sen yarın yemeğe mi gelecekler dedin?" "Evet, yaklaşık 10 saat falan önce." "Odamı düzeltmem lazım." "Tabii kırbaçlarını görüp tırsmasını istemiyorsan..." "O ancak bundan zevk alır." Parmaklarıyla oynarken, sırıtan ağzının için konuşmuştu. "Bir şey mi dedin?" O anda kendisine gelmiş olmalı ki, sanki Namjoon onu görebilecekmiş gibi kafasını iki yana sallayarak reddetti. "Hayır. Jungkook beni öldürecek, kapatmam gerekiyor." "Sen bir de onunla mısın?! Hey!" Telefonu kuzeninin yüzüne kapatmış ve koltukta doğrularak ayaklanmıştı. Zaten en fazla bir kaç metre ilerisinde olan merkeze doğru ilerledi ve tam kapısındayken telefonunu ceketinin iç cebine yerleştirerek gözlerini etrafta gezindirdi. Aradığını bulduğunda ise yeşilleri görmeyi beklemediği manzarayla usulca kısılmıştı. Yüzünü diğer bir tarafa çevirip çenesini oynatırken gözlerini yumdu. O sırada Jungkook başında dikilip kendi kendine bir şeyler zırvalayan eski sevgilisi Bogum'u pek de umursuyora benzemiyordu. "Bir de engellemişsin. Sana hiç bir yerden ulaşamıyorum." Devirdiği gözlerini alfaya döndürürken, dudaklarını büzdü. "Zaten ulaşamaman için engelledim tatlım. Bunun bir şaka olduğunu farz ediyorum." Felix'in işçiliğiyle güzelce şekillenmiş buklelerini ve parıldayan yüzünü incelerken bir anda kolundan tutulup ayaklandırılmasıyla adeta neye uğradığını şaşırdı. Bogum kolunu adeta kırmak ister gibi sıkıyor, dişleri arasından bağırıyordu. "Sen çok oluyorsun artık." Jungkook'un sinirden dudakları titremeye, gözleri karşısındaki bu adamın bu denli bir hadsizliği neye güvenerek yaptığını algılamaya çalışır gibi büyümüştü. "Sen... Sen kendini ne zannediyorsun?" "Yeter lan!" Bogum'un tuttuğu kolundan savurur gibi kendisini sarsması ve feromon yayması etrafta insanların da dikkatlerini çekmişti ki, anında güvenlikleri çağırmaya uğraştılar. Omega tam alfaya tokatı geçirmek için elini kaldırmıştı ki, bir hışımla dibinde bitip kendisini Bogum'un tutuşundan kurtaran ve yüzüne sert bir yumruk geçiren Taehyung ile buna gerek dahi kalmamıştı. "Orospu çocuğu!" Yere yığılan Bogum'un üstüne çıkmış, insanlar ayırmak için uğraşırken onları umursamadan yumruklarıyla yüzünü dağıtmaya devam ediyordu. Jungkook ise hiç bir şey yapmıyordu. Evet, sadece tekrardan koltuğuna oturmuş bir şekilde onun eski sevgilisini nasıl öldüresiyle dövdüğünü izliyordu. Ayırmak için bir sebebi yoktu. Onu az bir süredir tanısa da Taehyung'un sınırlarını bilen ve nerede ne yapması gerektiğinin farkında olan bir adam olduğunu biliyordu. Başlarına dert açacak bir şey yapmazdı. Ve Bogum içinse... resmen her bir yumruk içine su serpmişti. Yüzündeki ufak gülümsemesi de bunu belli ediyordu. Fakat bu ilâhi gülümsemesini duraksatan bir şey yaşanmıştı o anda. "Ne hakla omegama yaklaşırsın lan sen?!" Dudakları arasından fısıldadı. "Omegam mı?" Taehyung ona 'omegam' mı... demişti? Koşar adımlarla gelen güvenlikler sayesinde ayrılan ikili korkunç derecede gergin ortamın daha da gerilmesini sağlayacak kadar kuvvetli feromonlar yayıyorlardı. Jungkook zaten baskın bir omega olduğundan çok fazla etkilenmese de, çekinik omegalar -çilli olan gibi- çoktan yere çökmüş nefes nefese kalmışlardı. Güvenlikler ağzı burnu kan içinde kalmış Bogum'u ayaklandırmaya çalışırken, Taehyung'u da tutmaya çalışmışlar ama Taehyung'un onların tutuşundan sıyrılıp buna gerek olmadığını dile getirmesiyle, bir nevi biraz önce içinden çıkan canavarı gördükleri için ikiletmemişlerdi. Ki baskın alfa da soluğu koltukta bacak bacak üstüne atmış, parmaklarıyla oynarken kendisini inceleyen omeganın dibinde almıştı. Dizinin üzerine çöktü ve endişeli olsa da bunu belli etmek istemeyen keskin gözlerini parlak kahvelere kitledi. "Jeon... İyi misin?" Omega gözlerini kıstı, yüzünü yana eğdi. Şu anki attığı bakışlar her an bir hakaret etmeye hazırmış gibi hissettirdiğinden Taehyung kendisini toparlamaya çalışsa da; diliyle dudaklarını ıslatırken dibine kadar yaklaşıp, deri ceketinin yakasını kavrayan Jungkook'un fısıltılı sözleri onu adeta dumura uğratmıştı. "Sanırım erekte oldum." "Ne?" • • • bölüm sonu. of çok çok güzeller bayılıyorum bunlara ölücem artık bakın ciddiyim yorumsuz geçmeyin sizi de öldürürüm ha
Bölüm 12
12
Bölüm sonu
5 yorum
Çok güzel çok guzel Aa
1YanıtOHA OHA OHA
Müqqo olmuş balımmm daha iyi yerlere gelirsin umarım 🫠🌸
Efsane bölüm olmuşş bayıldım
Kırbaçlı bölümlere ne zaman geçeriz yazar hanım 🤭
2Yanıt
