İçeriğe geç

SANA ÇIKAN YOLLAR

Bölüm 2 · 2 dk okuma

SANA ÇIKAN YOLLAR

Bölüm 2

Onu ne kadar tanıyorum?

Alp’in arabasına bindiğimde içimi yoğun bir stres kapladı. Şoföre telefondan adresi gösterdikten sonra sessizce camdan dışarıyı izlemeye başladım. Arabadaki sessizlik sinirlerimi bozuyordu; sanki bir şeyler söylemek zorundaymışım gibi bir baskı hissediyordum. Arabasını övsem görgüsüzce dururdu. Ne iş yaptığını sorsam, parasının kaynağını sorguluyormuşum gibi görünecekti —ki yalan yok, merak da ediyordum. En sonunda dayanamayıp sessizliği bozdum:

“Bu buluşma çok iyi oldu, değil mi? Bunca zaman birbirimizden haberimiz yoktu. Ee, sen neler yaptın liseden sonra?”

Alp, telefondan başını kaldırıp bana döndü.

“Üniversiteye gitmedim, babamın işlerine yardım ettim. O öldükten sonra da her şey bana kaldı zaten.”

Babasının vefat ettiğini bilmiyordum; bu gerçeği böyle soğukkanlılıkla dile getirmesini ise hiç beklemiyordum.

“Bunu bilmiyordum, başın sağ olsun.”

“Sorun değil, uzun zaman oldu.”

Ardından, simsiyah ve keskin gözleri bir anda yumuşayıp şefkatle bakmaya başladı. “Asıl seni sormalı. Okul birincisi olan sensin.”

“Ben öğretmen oldum. Bölümümü birincilikle bitirdim ama maalesef hâlâ atanamadım. Görüyorsun ya, bazen ne kadar çabalarsan çala başarıya ulaşamıyorsun.”

“Çünkü başarılı olmak istiyorsan çalışmaktan fazlasını yapmalısın,” dedi. Üzerime doğru eğilip kolunu omzuma uzattı. “Bencil olacaksın ve sana engel olan her şeyden kurtulacaksın.”

Söyledikleri ilk başta ürkütücü gelse de onun ağzından duymak bir an aşırı komik geldi. Kendimi tutamayarak gülmeye başladım. Bu beklenmedik gülme krizim karşısında kısa bir şaşkınlık yaşasa da o sert yüz ifadesi tatlı bir tebessümle yumuşadı.

O an ağzımdan kontrolüm dışında bir cümle döküldü: “Gülümsemek sana çok yakışıyor, neden daha sık gülümsemiyorsun?”

Sözlerimin hemen ardından utançtan yerin dibine geçmek istedim. Alp’in bakışları önce kıpkırmızı olan burnuma, ardından yavaşça dudaklarıma kaydı. Bir an duraksadı, kendini toparlayıp geriye çekildi. Sanki az önce hiçbir şey yaşanmamış gibi yeniden camdan dışarıyı izlemeye başladı.

Yaklaşık beş dakika sonra şoför aracı evin önünde durdurdu. Alp’e veda etmek istedim ancak içerideki gergin havadan çekindiğim için sessizce arabadan indim. Eve girer girmez hâlâ orada olup olmadığını kontrol etmek için pencereye koştum; bekliyordu. Güvende olduğumdan emin olmak istiyor gibiydi. Odama geçip ışığı yaktım; tam on saniye sonra arabanın uzaklaşan motor sesini duydum.

Hemen üzerimi değiştirip pijamalarımı giydim. Makyajımı temizledikten sonra kendimi yatağa bıraktım. Bugün kesinlikle planladığım gibi geçmemişti. Sadece arkadaşlarımla vakit geçirip dönecektim ama Alp bütün kafamı altüst etmişti. Eskiden de böyle biri miydi? Zihnimde hep serseri bir çocuk olarak kalmıştı ama hatırladığımdan daha fazlası mı vardı? Gözlerimi kapatıp lise yıllarına, geçmişin anılarına doğru çekilmeme izin verdim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.