Ertesi gün prens Taehyung erkenden kaldırıldı, kahvaltısını yaptı ve hemen uşakları prens Taehyung u hazırladılar. Taehyung kral Seokjin in odasına geldi. Mutsuz olduğu yüzünden anlaşılıyordu. Taehyung ailesinin yanında ağlamamak için kendini zor tutuyordu.
Kral Seokjin
Buraya oturabilirsin Taehyung.
Kral seokjin ve kraliçe nin tahtlarının önüne bir taht konulmuştu. Prens Taehyung babasının gösterdiği yere oturdu ve elleriyle son bir kez gözlerini sildi. Ardından müzikler eşliğinde prensesler tek tek kral, kraliçe ve prens Taehyung un huzuruna çıkmaya başladılar. Kral Seokjin bir prensesi uygun bulduğu gibi Taehyung a bakıyordu ama Taehyung asla hiçbir prensese ilgi ile bakmıyordu. İlerleyen saatlerde kral, kraliçe ve prens Taehyungun huzuruna biri çıktı. Bu bir prenses değildi aksine tam bir hokkabaz gibi duruyordu.
Kral Seokjin
Sende kimsin?
Hokkabaz kostümlü adam
Majesteleri, ben yeni hokkabazınız olmak için geldim.
Taehyung duyduğu tanıdık ses ile kafasını kaldırıp gelen kişiye baktı. Bu Jungkook tu. Gerçekten de hokkabaz gibi giyinmişti. Aynı zamanda da tanınmamak için takma bir bıyık takmıştı. Taehyung gülümsemeden duramadı.
Kral Seokjin
Bu hokkamaz seçimleri değil. Prens Taehyung un prensesi için bir seçim.
Prens Jungkook
Ah öyle mi? Bana hokkabaz seçimleri olacağı söylendi.
Prens Jungkook hem komik bir şekilde konuşuyor hemde komik hareketler yapıyordu. Prens Taehyung gerçekten çok eğlenmişti. Ama bunu kral Seokjine belli etmemesi gerekiyordu.
Kral Seokjin
Lütfen sarayı terk eder misin? Zaten bir hokkabazımız var.
Prens Jungkook
Ama efendim, eminimki ben ondan daha eğlenceli biriyimdir.
Kral Seokjin
Seni zorla atmamı istemiyorsan çık lütfen.
Prens Jungkook
Sizi eğlendiriceğime eminim efendim. Lütfen bana bir şans verin.
Kral seokjin her ne kadar Jungkookun gitmesi için baskı yapsada Jungkook asla gitmiyordu.
Kral Seokjin
MUHAFIZLAR! Hemen şu hokkabazı şatodan atın.
Muhafızlar gelip prens Jungkooku iki kolundan tuttular. Taehyung birden ayağı kalktı.
Prens Taehyung
Bekleyin!
Kral seokjin ve kraliçe ne olduğunu anlayamadılar. Taehyung birden kendine geldi ve babasına döndü.
Prens Taehyung
Kralım. Onun kötü biri olduğunu düşünmüyorum. Eminimki halkımızdan biridir ve onu bu şekilde şatodan atmak bize olan güvenlerini kırabilir.
Kral seokjin bir süre prens Taehyungun söylediklerini düşündü ve ona hak verdi.
Kral Seokjin
Haklısın prens Taehyung. Muhafızlar, hokkabazı bırakabilirsiniz.
Prens Jungkook
Teşekkürler majesteleri.
Prens Jungkook saygı ile selamladıktan sonra salondan dışarı çıktı. Jungkook salondan çıkar çıkmaz da prens Taehyungun yüzü yine düştü. Kral seokjin aniden bağırdı.
Kral Seokjin
Biraz ara verelim!
Kral Seokjin oğlunun yanına gitti. Oğlunun mutlu olması için elinden gelen her şeyi yapmak istiyordu fakat prens Taehyung asla mutlu olmuyordu.
Kral Seokjin
Oğlum, neden böyle yapıyorsun?
Prens Taehyung
Söyledim ya baba. İstemiyorum. Biliyorum bunları benim iyiliğim için yapıyorsun ama ben bunları istemiyorum.
Kral seokjin kraliçeye döndü.
Kral Seokjin
Lütfen bizi biraz yanlız bırakır mısın?
Kraliçe kafasıyla onayladıktan sonra salondan dışarı çıktı. Çıkar çıkmaz kral Seokjin konuşmaya başladı.
Kral Seokjin
Az önce seni gördüm. O hokkabaz seni baya neşelendirdi. Onu tanıyor muydun?
Taehyung birden duraksadı. Eli ayagi buz tuttu ve karnına sancılar girmeye başladı.
Kral Seokjin
Bak eğer o çocuk içinse her şey ben...
Prens Taehyung
BABA SEN NE DİYORSUN?!
Taehyung aniden bağırarak oturduğu yerden kalktı.
Prens Taehyung
Sence evlenmek istemememim sebebi bu mu? Nasıl böyle bir şey düşünürsün? Bu bana karşı yapılmış çok büyük bir iftiradır.
Kral seokjin, oğlunun ani çıkışı yüzünden yanlış yaptığını anladı.
Kral Seokjin
Afedersin oğlum. Ben yanlış anladım sanırım. Kusura bakma.
Prens Taehyung
Ben daha fazla devam edemem baba.
Taehyung hızlı bir şekilde salonu terk edip odasına gitti. Arkasındanda kapıyı kilitledi. Yatağına yatarak ağlamaya başladı. Tam ağladığı sırada odasının kapısı çalmaya başladı. Taehyung gelen kişinin Jimin olduğunu düşünerek bir kaç kere yanlız kalmak istediğini söyledi fakat çalan kişi baya ısrarcıydı. Daha sonra kraliçe olabileceğini düşünen Taehyung hemen göz yaşlarını silerek kapıyı açtı. Fakat kapıyı çalan kişi ne Jimin di ne de kraliçe. Bu Jungkook tu. Daha şatodan gitmemişti. Jungkook kafasını yana yatırıp konuştu.
Prens Jungkook
İçeri gelebilir miyim?
Taehyung, Jungkooku bileğinden tutup içeri çekti.
Prens Taehyung
Senin burda ne işin var. Biri seni görürse yanarsın.
Prens Jungkook
Evet evet bunu biliyorum. Ama evleneceğin kişiyi görmeden gitmek istemedim.
Prens Taehyung
Sen ciddi olamazsın.
Prens Jungkook
ㅋㅋ sadece şaka yapıyordum.
Jungkook yaptığı şakaya gülerken Taehyung birden Jungkooka sarıldı. Göz yaşlarını tutamadı ve ağlamaya başladı.
Prens Jungkook
Hey hey ne oldu? Sen iyi misin?
Prens Taehyung
Ben bunu yapmak istemiyorum. Evlenmek istemiyorum ve kral olmak istemiyorum. Her şeyden vazgeçtim.
Prens Jungkook
Ama biz prensiz ve bu bizim kaderimiz. Kral olmak bir seçim değildir. Sana verilmiş bir ünvandır.
Prens Taehyung
Evet ama... Ben senin kraliçen olmak istiyorum.
Taehyung sıkılarak Jungkook a bunu söyleyince Jungkook çok şaşırdı. Eliyle Taehyungun çenesini tutarak kafasını kaldırdı.
Prens Jungkook
Bende benim kraliçem olmanı istiyorum.
Jungkook parmakları ile Taehyungun göz yaşlarını sildikten sonra dudaklarına yaklaştı. Taehyung da Jungkooka yaklaştı. Tam o sırada kapı çaldı.
Jimin
Majesteleri müsait misiniz?
Taehyung hemen paniklemeye başladı ve Jungkook u saklamak için bir yer aradı. Jungkook Taehyungun aksine çok rahattı. Taehyungu kolundan tuttu ve kendine çekti.
Prens Jungkook
Sakin ol. Ben görünmeden gidebilirim.
Taehyung Jungkooka güveniyordu. Bu yüzden de Jimine cevap verdi.
Prens Taehyung
Evet Jimin. İçeri gelebilirsin.
Jungkook kapının arkasına geçti. Jimin içeri girip Taehyungun yanına doğru yürüyünce de hızlıca açık kapıdan cıktı.
Jimin
Olanları duydum. Sen iyi misin?
Prens Taehyung
Evet, iyiyim.
Aslında Taehyung hiç iyi değildi. Babasının hala vazgeçmeyeceğini biliyordu. Ağlamak geliyordu içinden ama kendisini tutmalıydı.
O gün Taehyung odasından hiç çıkmamıştı ve akşama kadar Jimin ile sohbet etmişlerdi. Jimin gittikten sonra da gözyaşlarını bırakmış ve uykuya dalana kadar ağlamıştı.
Ertesi gün kral Seokjin, prens Taehyungun odasını ziyaret etmiş ve onun için ideal prensesi bulduğunu ve en kısa zamanda evleniceklerini söylemişti. Taehyung düğün gününe kadar ne odasından çıkmıştı, ne yemek yemişti, ne de Jimin ile konuşmuştu. Jimin arada Taehyungu kontrole geliyordu ama içeri giremiyordu. Sadece kapıdan günlük olayları anlatıp gidiyordu. Taehyung ise sadece ağlıyor, Jungkooku düşünüyor ve Jimin i dinliyordu. Bir hafta boyunca böyle devam etti. Her gün Taehyung için ayrı bir karanlık gündü. Ve Taehyung en son ne zaman güldüğünü bile hatırlamıyordu.
En sonunda düğün günü geldi. Jimin en sonunda Taehyung un odasına girmişti. Taehyungun gözleri şişmişti ve hiçbir şey yemediği içinde çokça kilo vermişti. Jimin Taehyunga sarıldı.
Jimin
Neden benden yardım istemedin? Neden?
Prens Taehyung
Bunu yapamadım. Özür dilerim Jimin
Taehyung Jimine daha sıkı sarıldı. Artık kendini tutmayı bıraktı ve ağlamaya başladı. Jimin de kendini suçladı ve oda ağlamaya başladı.
Jimin
Yinede bu kıyafetlerle çok güzel görüneceksin. Hepsini özellikle ben seçtim. Tabi biraz bol olabilirler.
Taehyung Jiminin dediği şeye gülümsemeden duramadı. Haklıydı çünkü.
Jimin
Ve sana mutluluklar dilerim.
Prens Taehyung
Pek mutlu olabileceğim söylenemez ama yinede sağol.
Jimin
Düğünden önce bir şeyler yesen iyi olur.
Taehyung kafası ile onayladı. Daha sonra içeri servis ile Taehyungun kahvaltısı geldi. Prens Taehyung zorla bir şeyler yedi ve yine uşakları hemen onu hazırladılar. Yine herkes odadan çıktı ve Jimin ile Taehyung yanlız kaldı.
Jimin
Çok yakışıklı oldun. Her zamanki gibi.
Jimin hayran gözlerle Taehyung a bakıyordu. Taehyung da boy aynasında kendisine bakıyordu.
Jimin
Seni biraz yanlız bırakıyımda toparlan. Birazdan görüşürüz.
Prens Taehyung
Tamam. Görüşürüz.
Jimin kapıyı kapatarak odadan çıktı. Çıkar çıkmaz kapı çaldı. Taehyung kapıya doğru ilerledi.
Prens Taehyung
Birazdan gelirim.
Kapıdaki kişi
Sanırım bekleyecek pek vaktim yok
Taehyung duyduğu tanıdık sesle hızlıca kapıyı açtı. Bu Jungkook tu. Tam karşısında duruyordu. Taehyung hemen Jungkooku kolundan tutup içeri çekti. Kapıyı kapattı ve hızlıca Jungkook a sarıldı. Bir süre birbirlerine sarıldılar.
Prens Taehyung
Gerçekten bunu görmek istemezsin. Neden geldin?
Prens Jungkook
Buna engel olmaya geldim. Seni burdan götürücem.
Prens Taehyung
Ama nasıl? Her yerde gardiyanlar var. Seni yakaladıkları an öldürürler.
Prens Jungkook
Eğer sen evlenirsen ben zaten ölürüm.
Taehyung Jungkook a tekrar sarıldı. Onunla olmak için her şeyi yapardı şuan. Tam odadan çıkacakları sırada içeri bir kaç gardiyan girdi.
Gardiyan 1
Sende kimsin?
Gardiyan 2
Hemen prens Taehyung u bırak.
Jungkook Taehyung un kolunu sıkıca tuttu. Onu bırakmamaya yemin etmişti. Gardiyanlar Jungkookun üstüne yürüdüler ve Jungkook u tuttular. Taehyung ise hiçbir şey yapamadan öylece sevdiği çocuğa baktı. Gardiyanlar Jungkooku idam yerine götürdüler. Kral Seokjine de hemen haber gönderildi. Kral ile kraliçe idam yerine geldiler. Kral Seokjin ayağa kalktı ve konuşmaya başladı.
Kral Seokjin
Duyduğuma göre oğlumu kaçırmaya çalışmışsın. Hemde en önemli gününde. Buna asla izin veremem. Daha önce de verdiğim emir üzere böyle bir şeye kalkışanlar idam edilecektir. Hemen kellesini vurun.
Taehyung, kral Seokjinin yanında durmuş öylece olanları izliyordu. İçi kan ağlıyordu. Sevdiği çocuk gözlerinin önünde ölücekti. Taehyung kendini toparladı ve itiraz etmek için öne gelmisti ki bir ses duyuldu.