DURUN!
Herkes durup sesin geldiği yöne baktılar.
Bu Kral Namjoon du. Jungkook duyduğu ses ile bir oh çekti. Babasının onu kurtaracağına emindi.
Kral Namjoon
Öldürmeye kalktığınız kişi bir prens. O benim oğlum, kral Seokjin. Bunu yapamazsın. Seninde bir oğlun var.
Kral Namjoon konuşurken kral Seokjinin gözlerine bakıyordu. Kral seokjin birden afalladı.
Kral Seokjin
O bir prens mi? Senin oğlun mu?
Herkes şaşkın bir şekilde olanları izliyordu.
Kral Seokjin
Onu serbest bırakın.
Kral Seokjin son emrini verdikten sonra orayı hızlıca terk etti. Kral Namjoon oğlunun yanına geldi ve kolundan tutarak onu kaldırdı.
Kral Namjoon
Yine duramadın dimi? Ne zaman bir yere gitsek kargaşa çıkarıyorsun. Bari burda yapma.
Prens Jungkook
Teşekkürler baba. Beni yine kurtardın.
Taehyung Jungkook a bakıyordu. İçi çok rahatlamıştı. Jungkook ta dönüp Taehyung a baktı ve göz kırptı. Ardından kral Namjoon ile birlikte ordan gittiler.
Taehyung olanları anlayamıyordu. O yuzden de kral Seokjinin yanına gitti.Taehyung babasının odasının kapısını çaldı.
Kral Seokjin
Gelebilirsin.
Taehyung onay aldıktan sonra içeri girdi ve babasının yanına oturdu.
Prens Taehyung
İyi misin?
Kral Seokjin
Evet iyiyim. Senin düğünde olman gerekmiyor mu?
Prens Taehyung
Baba, ben evlenemem. Çünkü...
Kral Seokjin
Başkasını seviyorsun değil mi?
Taehyung birden duraksadı. Kral Seokjin in dediği doğruydu ama bunu nerden biliyordu? Yada sadece bir tahmin miydi?
Prens Taehyung
Hayır, yani...
Kral Seokjin
O çocuğu seviyorsun değil mi?
Prens Taehyung
Şey... Ben...
Kral Seokjin
Bunu biliyorum Taehyung. Gözlerinde gördüm. Aslında hokkabaz diye gelende oydu. Bugünde seni kurtarmaya geldi. Onu tanıdım. Seni mutlu eden bu gizemli kişiyi nasıl unutabilirim ki.
Taehyung hiçbir şey diyemiyor ve sadece şaşkın bir şekilde babasının yüzüne bakıyordu.Gerçekten de bunu gözlerinden mi anlamıştı?
Kral Seokjin
Bende küçükken aşık olmuştum. Hemde yasak bir aşk. O yüzden seni anlıyorum. Ama ben babam değilim. Seni sevdiğine kavuşturacağım oğlum. Bu düğünü iptal edicem.
Taehyung duydukları üzerine bir şok daha yaşadı. Kral Seokjin de küçükken bir erkeğe aşık olmuştu. Ama kime?
Prens Taehyung
Baba, sormamda sakınca yoksa o kişi kimdi?
Kral seokjin yere baktı bir süre. Daha sonra Taehyung un yüzüne baktı.
Kral Seokjin
O kişi kral Namjoon du. Onun oğluna aşık olman bir tesadüf olamaz. Şimdi istiyorsan çıkıp git. Kalbinin sesini dinle ve sevdiğine git. Seni tutmayacağım.
Taehyung gercekten de gitmek istiyordu. Gidip Jungkook a kavuşmak istiyordu. Ve onu tutan kimse yoktu.
Prens Taehyung
Teşekkür ederim baba. Seni çok seviyorum.
Taehyung babasına sarıldı ve koşarak odadan çıktı. Şatodan çıktı. O sırada da kral Namjoon ile prens Jungkook gitmek için arabalarına biniyorlardı. Taehyung hemen onlara doğru koştu. Kral Namjoon ile prens Jungkook arabalarına bindikleri gibi araba hareket etti ve atlar tempolu bir şekilde ilerlemeye başladılar. Prens Taehyung vazgeçmedi ve peşlerinden koşmaya devam etti. O sırada da prens Jungkook sevdiği çocuğun evleneceği düşüncesi ile çok mutsuzdu. Jungkook biraz hava almak için pencereyi açtı ve tanıdık bir ses işitti.
Prens Taehyung
DURUN! BEKLEYİN!
Jungkook hemen arabanın durmasını emretti. Ve hızlıca arabadan indi. Arabanın durduğunu gören Taehyung da koşmayı bıraktı. Jungkookun arabadan indiğini gördü ve kocaman gülümsedi. Jungkook, Taehyung a doğru gitmek istedi. Ama kral Namjoon ne tepki vericekti? Oğlu hakkında ne düşünürdü? Jungkook tereddüt ederek Kral Namjoon'a baktı. Kral Namjoon da kafasını eğmiş kapıdan Taehyung a bakıyordu. Daha sonra Jungkook a döndü ve gidebileceğine dair kafasıyla onayladı. Jungkook onayı alır almaz Taehyung a doğru koşmaya başladı. Taehyung da bunu gördü ve oda Jungkook a doğru koştu. Birbirlerine koşarak sarıldılar. Ve sonunda ikisininde çokça arzuladığı dudakları kavuştu. Uzun bir süre birbirlerinden ayrılamadılar. Nefesleri kesilince öpüşmeyi bıraktılar ve alınlarını birbirlerine yasladılar. O sırada da kral namjoon yanlarına geldi.
Kral Namjoon
Hep senin bana benzedigine dair içimde bir his vardı ama bu kadar benzeyeceğini hiç düşünmemiştim.
Jungkook ve Taehyung şaşkın bir sekilde birbirlerine baktılar. İkiside olanlara anlam vermeye çalışıyordu.
Kral Namjoon
Ben de prensken bir prense aşık olmuştum. Ama ikimizde sonsuza kadar birlikte olamayacağımızı biliyorduk. Çünkü günün sonunda ikimizde birer kral olucaktık.
Prens Jungkook
O yüzden mi Taehyung a gitmeme izin verdin?
Kral Namjoon
Eğer sizi ayırsaydım kendimi affetmezdim. Çünkü yaşayacağınız acıyı daha önce yaşadım.
Jungkook kral Namjoon'a sarıldı ve teşekkür etti. Taehyung Jungkookun kolunu tuttu.
Prens Taehyung
Şimdi ne olucak?
Prens Jungkook
Sanırım ben biliyorum. Kralım varisim olarak uşağım Hoseok un yerime geçmesini istiyorum. Lütfen talebimi kabul edin.
Kral Namjoon, Jungkook un bu isteğini yerine getirdi. Taehyung ve Jungkook çok sevindiler. Kral Namjoon elindeki altın kesesini oğluna uzattı.
Kral Namjoon
Bununla ihtiyacınız olan her şeyi alın. Ama kendinizi hep korumayı unutmayın.
Jungkook kral Namjoon un elindeki keseyi aldı. Taehyungun elini tuttu ve birlikte şehre doğru yürüdüler. Ve aşk hikayeleri böylelikle başlamış oldu.
Bir kaç yıl sonra kral Seokjinin öldüğü haberi yayıldı şehirde. Aynı şekilde kral Namjoon da ölmüştü. Taehyung ve Jungkook duyduklarında çok üzüldüler ama cenazelerine katılamazlardı. Çünkü onlar artık halkın içinden insanlardı. Bu haberlerden sonra etrafta bir kaç dedikodu dolaşmaya başladı. Her ne kadar dikkatlerini üstlerine çekmeselerde Jungkook her zaman kendini rahatsız hissediyordu. En sonunda şatoyu yani eski evini ziyaret etmeye karar verdi. Taehyung u istemeden de olsa evde bırakarak şatoya gitti. İçeri gireceği sırada kapının önündeki şövalyeler kılıçlarıyla Jungkook un yolunu kestiler.
1. Şövalye
Siz kimsiniz?
2. Şövalye
Buraya izinsiz giremezsiniz?
Jungkook
Kral ile görüşmem gerek.
1. Şövalye
Duymadın mı? Kral Namjoon öldü.
Jungkook
Duydum. Ben yeni kralla görüşmek istiyorum.
2. Şövalye
Buna izin veremeyiz.
1. Şövalye
Daha sonra gelin.
Tam o sırada yenl kral Hoseok şatodan dışarı çıktı.
Kral Hoseok
Burda ne oluyor?
1. Şövalye
Majesteleri! Bu kişi sizi görmek istiyor.
Kral Hoseok
Tamam. Bundan sonrasıyla ben ilgilenirim. Kılıçlarınızı indirin.
Kral Hoseok Jungkook a gelmesi için işaret etti. Jungkook hemen kral Hoseok un yanına gitti. Öncelikle ona selam verdi.
Jungkook
Beni bağışlayın kralım. Gerçekten önemli olmasa gelmezdim.
Kral Hoseok jungkook un yaptıgı hareketten dolayı utandı.
Kral Hoseok
Lütfen şöyle yapma. Sen benden daha üstünken birden senden daha üstün oldum. Biraz garip hissettiriyor.
Jungkook
Bende seni gördüğüme sevindim.
Kral Hoseok ile Jungkook kocaman sarıldılar birbirlerine.
Kral Hoseok
Söz vermiştin onu getireceğine. O nerde?
Jungkook
Evet biliyorum. Ama bu günlerde herkesin gözü üzerimizde gibi geliyor. Eğer bizi himayenize alırsanız kralım belki o zaman istediğiniz kadar görebilirsiniz.
Kral Hoseok
Yaa şöyle söyleme. Aslında bunu yapabilirim. Kral Namjoon ile kral Seokjin aynı anda ölünce bütün halk birbirine girdi. Belkide gerçekten gözlerine batıyor olabilirsiniz.
Jungkook
Bu yüzden yardımınıza ihtiyacım var.
Kral Hoseok biraz düşündükten sonra muhafızlardan birine seslendi.
Muhafız
Buyrun majesteleri.
Kral Hoseok
Bu adamı hemen evine götürün ve neyi varsa alıp buraya getirin. Bir kardeşi de var. Onuda unutmayın.
Muhafız
Emredersiniz efendim.
Hemen bir araba geldi ve Jungkook ile birlikte eve gittiler. Eve geldiklerinde Taehyung evde yoktu. Jungkook Taehyung u evde bulamayınca karnına bir ağrı girdi. Korkusuz olmasına rağmen bedeni korku denizine kapılmıştı. Muhafızlar eşyaları yavaş yavaş arabaya yerleştirmeye başladılar. Ev tamamen boşalmıştı ama Taehyung hala gelmemişti. Jungkook her geçen dakika kendini daha çaresiz hissediyordu. Muhafzlardan beklemelerini isteyerek koşarak evden çıktı. Aklına gelen her yere baktı ama Taehyung hiçbir yerde yoktu. Jungkook artık o kadar korku ile dolmuştu ki aklına sadece Taehyungun cesedini bulması geliyordu. Jungkook daha fazla dayanamadı ve her zaman gittikleri golün kenarına oturup ağlamaya başladı. Bir süre sonra da Taehyung gölün yanına geldi.
Taehyung
Seni burda bulacağımı biliyordum.
Jungkook hızlıca ayağı kalktı ve bir süre Taehyung a baktı. Elleri korkudan hala titriyordu ve bu duyguyu hiç sevmemişti. Bir anlığına hayal gördüğünü düşündü. Daha sonra koşup bütün risklere karşı Taehyung a sarıldı.
Jungkook
Nerelerdeydin? Seni çok merak ettim.
Taehyung
Özür dilerim. Şatoya gitmiştim.
Jungkook
Senin için çok endişelendim. Öldüğünü sandım.
Taehyung
Sana söylemem gerekirdi. Çok üzgünüm.
Jungkook
Lütfen bana bunu bir daha yapma. Bu hissi hiç sevmedim.
Taehyung
Söz veriyorum bir daha yanından ayrılmayacağım.
Jungkook sonunda rahatlamıştı. Birlikte eve döndüler. Muhafızlar onları bekliyordu. Hemen arabaya bindiler ve şatoya doğru yola koyuldular. Kral Hoseok onları bekliyordu. Arabadan indiler ve kral Hoseok u selamladılar.
Kral Hoseok
Yeni evinize hoş geldiniz. Odanız hazır. Hemen yerlesin.
Jungkook
Çok teşekkür ederim Hoseok.
Kral Hoseok
Ne demek. Her zaman.
Taehyung ve Jungkook bundan sonra şatoda kalıcaklardı.
Bir kaç yıl sonra kral Hoseok bir maskeli balo düzenlemeye karar verdi. Balonun en önemli davetlileri ise Jungkook ve Taehyung du. Balo günü sonunda gelmişti. Taehyung ve Jungkook birbirlerinden habersiz baloya hazırlandılar. Baloda bir sürü insan vardı. Herkes maskeliydi ve kimse tanınmıyordu.
Taehyung bir köşede dikilmiş baloyu seyrediyordu. Tam o sırada yıllar önce bahçede dans ettikleri şarkı çalmaya başladı. Taehyung yavaş yavaş dans eden insanlara baktı. Sanki gözleri Jungkook arıyordu. Tam o sırada biri yanına geldi. Karşısında eğildi ve elini uzattı.
Gelen kişi
Bu dansı bana lütfeder misiniz?
Taehyung duyduğu tanıdık ses ile kişinin yüzüne baktı. Bu Jungkook tu ve tavşan dişleri ile kocaman gülümsüyordu. Taehyung da gülümsedi ve Jungkook un elini tuttu.
Taehyung
Tabikide kralım.
Ve birlikte balo bitene kadar dans ettiler...