Not: bu bölümü okurken bir yandan da indila - love story dinlemenizi tavsiye ederim 😁
Prens Taehyung yatağına uzanmış uyumaya çalisiyordu. Bir sağa dönüyordu bir sola dönüyordu fakat düşünceleri yüzünden bir türlü uyuyamıyordu. Sürekli Jungkook u ve yaşadıklarını düşünüyordu. Birden kapı çaldı. Prens Taehyung uyuyormuş gibi gözlerini kapattı. Bir beden Taehyung un yatağına doğru yaklaştı.
Jimin
Taehyung, uyudun mu?
Prens Taehyung duyduğu tanıdık ve samimi ses ile gözlerini açtı.
Prens Taehyung
Hayır, uyumadım.
Jimin
Ben sana bir şey sormak istiyordum.
Prens Taehyung
Tabi sor.
Jimin
Bugün baloda bende vardım. Dediğin gibi maskeden dolayı kimse beni tanımadı. Ama seni hiçbir yerde görmedim. Sen nerdeydin?
Taehyung, arkadaşının söylediklerini duyunca biraz şaşırdı. Çünkü Jimin in baloda olmasını beklemiyordu.
Prens Taehyung
Ben hava almak için dışarı çıkmıştım. Ama neden bana baloya geleceğini söylemedin?
Jimin dikildiği yerden bir adım geri çıktı. Sanki Taehyung un sorduğu soru onu rahatsız etmişti.
Jimin
Şey... Ben... Aslında ben sana sürpriz yapıcaktım. Seni tanırım gibi gelmişti.
Taehyung gülümsedi ve Jiminin kolundan tutarak yatağa otutturdu.
Prens Taehyung
Bir dahakine böyle birşey yapacağın zaman bana söyle. Çünkü bu balolar beni sıkıyor. Babam bu kadar darlamasa eminimki güzel bir balo olabilirdi.
Jimin de Taehyung a gülümsedi. Daha sonra ikisi uzun bir konuşmaya daldılar. Prens Taehyung bir süre Jimin e yaşadıklarını anlatmak istedi ama vazgeçti.
Aradan bir kaç gün geçti. Prens Taehyung hala Jungkook u düşünüyordu. Muhtemelen hayatında belki bir daha hiç göremeyecekti. Ama yinede yaşadıkları o şeyler sanki az önce yaşanmış gibi geliyordu ve o his bedeninde hala gezmeye devam ediyordu. Taehyung istemsizce gülümsedi. Uzun koridorda ilerlerken yanından hızlıca görevliler geçti. Taehyung birden etrafına baktı ve herkesin bir şeye hazırlanmaya çalışıyormuş gibi olduğunu fark etti. Ardından da Jimin geldi.
Jimin
Prens Taehyung. Hazırlanmanız gerek.
Prens Taehyung
Neye Jimin? Neler oluyor?
Jimin
Bugün bir maskeli balo var. Haberiniz yok mu?
Taehyung bir derin nefes verdi. Daha sonra Jimin ile odasına gittiler. Ve o gün olduğu gibi hızlıca hazırlandı. Herkes odadan çıktıktan sonra Taehyung Jimin e döndü.
Prens Taehyung
Asla vazgeçmeyecek, değil mi?
Jimin
Sanırım öyle görünüyor
Prens Taehyung
Gerçekten beni yorduğunu ne zaman anlayacak merak ediyorum.
Jimin
Belki bu sefer farklı olur.
Prens Taehyung
Nasıl olucak? Bunu istemiyorum ki.
Jimin
Belki sizin gibi biri daha çıkar ve kim bilir belki ikinizde birbiriniz sayesinde bu fikrinizden vazgeçersiniz. Biraz umuttan bir şey olmaz.
Taehyung derin bir nefes aldı. Aynaya döndü. Maskesini takarken aklına yine Jungkook geldi ve hafifçe gülümsedi.
Prens Taehyung
Haklısın jimin. Biraz umuttan bir şey olmaz.
Balo başladı. Herkes yine önceki olduğu gibi maskeden tanınmıyordu. Prens Taehyung yine ziyafet masasının orda durmuş yemeklere bakıyordu. Birden bunun çok saçma olduğunu düşündü ve ziyafet masasının yanından çekildi. Hızlı hızlı ilerlerken aniden birisine çarptı.
Prens Taehyung
Oh afedersiniz. Sizi görmedim.
Prens Taehyung kafasini kaldırıp çarptığı kişinin yüzüne baktı. Çarptığı kişi de Taehyung a bakıyordu ve Taehyung u görünce tavşan dileri ile kocaman gülümsedi. Bu Jungkook tu.
Prens Jungkook
Bu bir tesadüf olamaz herhalde değil mi meleğim?
Taehyung biraz şaşkın ve birazda utanmış bir şekilde Jungkook un yüzüne bakıyordu. Önce dediklerini idrak edememişti. Sadece boş bir şekilde Jungkooka bakıyordu.
Prens Jungkook
Sen iyi misin?
Jungkook un sorduğu soru ile kendine gelen Taehyung önceki söylediği şeyi sonunda idrak etmişti.
Prens Taehyung
Herkesin içinde bana meleğim mi dedin sen?
Jungkook mahçup bir şekilde kafasını kaşıdı.
Prens Jungkook
Şeyy... Evet. Eğer herkesin içinde dememi istemiyorsan benimle gel.
Jungkook yine geçen seferki gibi Taehyung un kolunu tuttu ve yine dışarıya doğru koştular.
Bu sefer daha sessiz bir yere gittiler.
Prens Jungkook
Geçen sefer maskelerimiz olduğu için kendimi tam tanıtmamıştım. Aslında ben bir prensim. Kral Namjoonun oğlu prens Jungkook.
Prens Taehyung
Ahh bende öyle. Bende kral Seokjin in oğlu prens Taehyung.
Prens Jungkook
Sana bir şey sormalıyım?
Prens Taehyung
Tabi sor lütfen
Prens Jungkook
Neden geçen sefer öyle kaçıp gittin?
Taehyung, Jungkookun sorduğu soru ile düşüncelere daldı. Gerçekten neden kaçmıştı? Neyden kaçmıştı? Kaçtığı kişi kimdi? Bunu aslında hiç düşünmemişti. Düşündüğü şey sadece Jungkook ve yaşadıklarıydı. Belki de gerçekten ona aşık olmaktan korkmuştu.
Prens Jungkook
Aslında... Artık merak etmiyorum. Çünkü şuanda karşımdasın. Ve eğer kaçmak isteseydin benimle buraya gelmezdin.
Taehyung hala konuşmuyordu. Çünkü Jungkooka ne diyeceğini bilmiyordu.
Prens Jungkook
Sen iyi misin? Sanki bir şeyler demek istiyormuş gibisin.
Prens Taehyung
Şey... Ben...
Taehyung Jungkook a doğru ilerledi. Tam konuşucagı sırada ayağı takıldı ve Jungkook un üstüne düştü. İkisinin de yere düşünceğini düşünen Taehyung gözlerini yumdu fakat düşmediler. Jungkook o kadar güçlüydü ki Taehyung u kolaylıkla tutabiliyordu. Taehyung kafasını kaldırdı ve Jungkook a baktı. İkisi yine çok yakınlardı. Jungkook Taehyung un gozlerinin içine bakıyordu. Taehyung biraz utanmıştı ama oda Jungkookun parlayan gözlerine bakıyordu. Birden Jungkook Taehyung un dudaklarına doğru yaklaşmaya başladı. Taehyung Jungkookun onu öpeceğini düşündü ve hafifçe gözlerini yumdu.
Gardiyan
Orda biri mi var?
Uzaktan bir gardiyanın sesi duyuldu. Taehyung ve Jungkook hemen kendilerini toparladılar. Koşarak ordan uzaklaştılar. Geçen seferki, süs havuzunun oraya geldiler. Şato dan slow bir müzik sesi geliyordu. Jungkook Taehyung u selamladı ve elini uzatarak konuştu.
Prens Jungkook
Bu dansı bana lutfeder misiniz meleğim?
Prens Taehyung
Tabikide.
Taehyung Jungkookun uzattıgı eli tuttu. Jungkook Taehyungun belini tuttu. Taehyung da elini Jungkookun omzuna koydu ve çalan müzikte dans etmeye basladilar. Dansın ilerleyen saatlerinde taehyung iki elini de Jungkookun omuzlarına koymuştu. Jungkook ta iki eliyle Taehyungun belini tutuyordu. Taehyung kafasini Jungkookun göğsüne dayamıstı ve gözlerini kapatmıştı. İkiside bu güzel anın bitmesini hiç istemiyordu. Onlar için o kadar güzel bir andı ki yaptıklarının farkında bile değillerdi. Müzik bitince ikiside kendine geldi ve hızlıca birbirlerinden ayrıldılar. Taehyung yine arkasını dönmüştü. Jungkook ta bir süre üstüne başına çeki düzen verdi. Ardından Taehyung a döndü.
Prens Jungkook
Dans için teşekkür ederim meleğim.
Taehyung arkasını dönmeden cevap verdi.
Prens Taehyung
Bende teşekkür ederim.
Prens Jungkook
Artık dönsek iyi olur. Sanırım balo bitmek üzere. Maskeni takmayı unutma.
Taehyung ve Jungkook farklı yollardan balonun olduğu salona geri döndüler.
Aradan yine bir kaç gün geçti. Yine herkeste bir koşuşturma vardı. Ve yine balo vardı. Kral seokjin oğlu uygun eşi bulana kadar vazgeçmeyecekti. Bir süre davetler ve balolar devam etti. Ama her seferinde prens Taehyung ya ortadan kayboluyor yada bir bahane bularak davete katılmıyordu. Kral seokjin davetleri her ne kadar oğlunun eş bulması için yapıyor olsada prens Taehyung her seferinde Jungkook ile buluşuyor ve onunla vakit geçiriyordu.
Bir gün yemek masasında kral seokjin dayanamdı.
Kral Seokjin
Oğlum. Senin için her hafta bir davet düzenliyorum. Ama seni ortalıklarda hiç görmüyorum. Bazılarına zaten hasta olduğun için katılmadın. Neden böyle yapıyorsun?
Prens Taehyung
Çünkü yapmış olduğun bu davetleri sevmiyorum baba.
Aksine Taehyung davetleri çok seviyordu. Çünkü davetler Jungkook la buluşup mutlu olduğu tek zamanlardı.
Kral Seokjin
O zaman sen kendine bir eş bulmuyorsan bunu benim yapmam gerekecek.
Taehyung birden duraksadı. Kral seokjin habercilerden birini çağırdı.
Kral Seokjin
Bütün krallara haber gönderin. Ne kadar prenses varsa hepsi gelsin. Yarın bir tören ile Prens Taehyung un huzuruna çıkacaklar.
Taehyung un yüzünden şaşkınlığı anlaşılabiliyordu. Yarın bir sürü prenses gelicekti ve Kral seokjin içlerinden birini oğlu için seçecekti. Taehyung o akşam yine uyuyamadı ve bütün gece Jungkooku düşünerek ağladı.


