-- Lütfen onunla konuş Dylan. İstemediğimi söyle. Hayatımı bu şekilde zehir edemez.
Bu Taehyung'du ve ağlıyordu. Dylan da Taehyung'a karşılık verdi ve sarıldı. Jungkook'a üzgün ve mahçup bir bakış attı.
Dylan
Onunla konuşamam bunu biliyorsun. Bu benim yapabileceğim bir şey değil.
Taehyung
Ama babam seni seviyor. Belki ikna olur.
Dylan
Belki... Ama belki bu yeni çocuğu daha çok sever.
Taehyung
Yeni çocuk mu?
Taehyung kafasını kaldırdı ve Jungkook'a baktı. Jungkook gülümsedi ve Taehyung'a el salladı. Taehyung, Dylan'a sarılmayı bıraktı. "Ne kadar yakışıklı biri. Tavşan gibi de dişleri var." diye düşündü Taehyung. Ardından göz yaşlarını sildi. Jungkook Taehyung'a selam verdi.
Jungkook
Merhaba, ben Jungkook.
Taehyung
Bende Taehyung
İkiside birbirlerinin gözlerine baktılar ve başka hiçbir şey söyleyemediler.
Dylan
Jungkook ile dün tanıştım. Sanırım başka bir yerden gelmiş. Tanıdıkça seversin çok komik biri.
Dylan'ın konuşması ile ikiside kendine geldi.
Taehyung
Neden akşam yemeğine kalmıyorsunuz? Hem babam seninle de tanışmış olur.
Dylan
Bence bu harika bir fikir. Değil mi Jungkook?
Jungkook
Evet, olur.
Jungkook, Dylan'ın yanına gitti ve kulağına eğildi.
Jungkook
Bir şey sorucam. Şu tamirci var ya, ona bir kaç dakikalığına gitsem sorun olur mu?
Dylan
Hayır tabikide olmaz. Geldiğinde kapıyı benim gibi çal tamam mı? Beni tanıdığını anlasınlar.
Jungkook
Peki tamam.
Jungkook hızlıca evden çıktı ve tamirciye gitti. İçeri girdiğinde genç bir adamla karşılaştı.
Tamirci
Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim?
Jungkook
Ahh merhaba. Elimde kırılmış olan bir alet var da. Acaba siz onu tamir edebilir misiniz?
Tamirci
Öncelikle aleti görmem gerek.
Jungkook
Tabikide, buyrun.
Jungkook zaman kolyesini tamirciye uzattı. Tamirci eline aldı ve bir süre kolyeyi inceledi.
Tamirci
Vay canına! Bu çok gelişmiş bir şey. Bunu nerden buldun?
Jungkook
Şeyy... Ben burdan değilim de.
Tamirci, Jungkook'a elini uzattı. Jungkook tamircinin elini tuttu ve tokalaştılar.
Tamirci
Bu arada ben Yoongi.
Jungkook
Ahh bende Jungkook.
Yoongi
Merak etme. Bu aleti eski haline getirmek için elimden geleni yapıcam Jungkook.
Jungkook
Ahh teşekkür ederim bay Yoongi. Benim için çok değerli bir şey. Ona göz kulak olursunuz degil mi?
Yoongi
Elbette. Bu kasabada tamir edemediğim hiçbir şey yok. Bu arada sadece Yoongi diyebilirsin.
Jungkook
Teşekkür ederim Yoongi. Artık gitsem iyi olur. Tamiri bitince parasını öderim.
Yoongi
Tamamdır. Hoşça kal.
Jungkook ellini salladıktan sonra dükkanda çıktı. Hızlıca Kim Seokjin'in evine gitti. Kapıyı Dylan'ın çaldığı gibi çaldı. Bir süre sonra da kapı açıldı.
Hoseok
Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim?
Jungkook
Affedersiniz. Ben şey... Az önce Dylan ile
gelmiştim.
Hoseok
Evet sizi hatırlıyorum. Lütfen beni takip edin.
Jungkook, hizmetçi Hoseok'u takip etti ve eve girdi. Biraz yürüdükten sonra büyük bir odaya geldiler. Uzun bir masa vardı. Masanın başlarında bir adam ve bir kadın oturuyordu. Masanın yanlarında ise bir aile, taehyung ve Dylan vardı. Hoseok, selam verip içeri girdi. Jungkook da Hoseok'un arkasından içeri girdi ve masaya oturdu.
Seokjin
Herkes geldiğine göre artık ziyafeti başlatabilirsiniz.
Hizmetçiler hemen sofrayı yemeklerle donattılar.
Seokjin
Söyle bakalım delikanlı, ne iş yapıyorsun?
Jungkook ona sorulan soru ile ağzındaki büyük lokmayı yuttu.
Dylan
O başka bir kasabadan gelmiş. Şuanda benim evimde yaşıyor.
Seokjin
Bu arada ben Kim Seokjin. Taehyung'un babasıyım. Oğlumla zaten tanışmışsın.
Jungkook
Evet efendim.
Seokjin
Bu gördüğün kişiler de Taehyung'un kayınpederi ve kayınvalidesi olucaklar. Ve tabikide eşi.
Seokjin güzel bir kızı işaret etti ve gururla masadakileri tanıttı. Taehyung ise mutsuz bir şekilde olanları seyrediyordu. Jungkook aileye başıyla selam verdi.
Jungkook
Tanıştığımıza memnun oldum efendim.
Seokjin
Ve karşımda görmüş olduğun hanımefendi de benim eşim, Taehyung'un annesi oluyor.
Jungkook oturduğu yerden kalktı ve saygıyla Taehyung'un annesine selam verdi.
Jungkook
Sizinle de tanıştığıma memnun oldum efendim.
Taehyung'un annesi, Jungkook'un yapmış olduğu hareketten dolayı mutlu oldu ve gülümsedi.
Taehyung'un annesi
Ne kadar tatlı bir çocuksun. Lütfen otur.
Jungkook yerine oturdu ve yemeğine devam etti.
Seokjin
Burda ne kadar kalmayı düşünüyorsun delikanlı?
Jungkook
Emin değilim efendim. Gelişim bile çok ani oldu.
Seokjin
Anlıyorum. Umarım Taehyung'un düğününe kadar burda olursun.
Jungkook'un yüzü biraz düştu. Ama hemen kendini toparladı.
Jungkook
Umarım efendim.
Sonunda yemek bitmişti. Seokjin ve eşi misafirleri ağırlarken Taehyung da kendi misafirlerini odasında ağırlıyordu.
Taehyung
Sence babam onu sevmiş midir?
Dylan
Emin değilim. Ama düğüne davet ettiyse bence sevmiş olabilir.
Taehyung
O düğün gerçekleşmemeli. Bunu biliyorsun değil mi?
Dylan
Tabikide. Bu arada, neden Jungkook ile biraz dolaşmıyorsunuz?
Taehyung
Bilmem. Olabilir.
Dylan
Hem birbirinizi daha yakından tanımış olursunuz hemde biraz şu düğün işini unutmuş olursun.
Taehyung
Peki tamam.
Taehyung, Dylan'ın yanından ayrıldı ve Jungkook'un yanına gitti. Jungkook, düşünceli bir şekilde camdan dışarı bakıyordu.
Taehyung
Çok güzel bir bahçe, değil mi? Çıkmak ister misin?
Jungkook, Taehyung'un sorduğu soru ile düşüncelerinden ayrıldı.
Jungkook
Olabilir.
Taehyung
Beni takip et.
Taehyung nazikçe Jungkook'un elini tuttu ve kimseye görünmeden hızlıca evden çıktılar. Jungkook bir süre etrafı inceledikten sonra yürümeye başladılar.
Jungkook
Gerçekten evlenmek istemiyorsan neden bunu babana söylemiyorsun ki?
Taehyung
Zamanında bunu çok yaptım. Beni ilk defa evlendirmeye çalışmıyor.
Jungkook
Anladım affedersin.
Taehyung
Sorun değil.
Jungkook
Peki sormamda sakınca yoksa neden evlenmek istemiyorsun?
Taehyung olduğu yerde kalakaldı. Uzun bir süre Jungkook'un gözlerine baktı. Bir sırrı vardı ve bu sırrını kimseye söylememişti. Acaba Jungkook'a güvenebilir miydi? Bir süre daha düşündükten sonra Taehyung, Jungkook'a güvenmeye karar verdi.
Taehyung
Daha önce bedeninde normalin aksine garip duygular hissettin mi?
Jungkook
Evet çoğu zaman başıma geliyor.
Taehyung
Demek ki yanlız değilmişim. Eğer benim
gibi birinin böyle biri olduğu ortaya çıkarsa babamın bütün itibarı yerle bir olur.
Jungkook
Bunu Dylan biliyor mu?
Taehyung
Hayır kimseye söylemedim. Sana neden söyledim bilmiyorum.
Taehyung birden çok heyecanlandı ve eli ayağı buz kesti. Jungkook'un gözlerine bakmak normalden daha da zor olmaya ve elleri ile oynamaya başladı. Jungkook'un da kalbi çok hızlı atıyordu. Sanki Taehyung'a karşı bir şeyler hissediyordu. Onu artık anlıyordu ve onu burdan, bu acıdan kurtarmak istiyordu. Jungkook, Taehyung'un ellerini tuttu.
Jungkook
Sen bana güvendin. Bende sana güveniyorum. Ben aslında gelecekten geldim. Biliyorum kulağa biraz saçma gelicek ama yanlışlıkla bir zaman makinesi ile uğraştım. Seni bu acıdan kurtarabilirim.
Taehyung
Ama nasıl?
Jungkook
Seni zamanda ileri götürebilirim. Özgür olduğun bir devire. Severken korkmayacağın ve istediğini yapabileceğin bir zaman dilimine. Bunu istemez misin?
Taehyung
Bunu çok isterim. Ama hala anlamış değilim. Bu nasıl olucak?
Jungkook
Yanlışlıkla gelirken zaman kolyesini kırdım ama tamirci Yoongi onu tamir ediyor. Tamir olur olmaz sen ve ben benim zamanıma gidip istediğimiz gibi yaşayabiliriz.
Taehyung bunu duyduğuna çok sevindi ve istemsizce Jungkook'a sarıldı. Jungkook ilk başta şaşırdı ama daha sonra oda karşılık verdi ve birbirlerine sarıldılar. Taehyung, Jungkook'a sarılırken onun kalp atışını hissetti. Jungkook'un kalbi gerçekten çok hızlı atıyordu. Taehyung hızlıca geri çekildi ve kafasını yere eğdi.
Jungkook
Ne oldu?
Taehyung çok utanmıştı. Ama bir yandan
da mutluydu ve gülümsemeden edemedi. Jungkook, Taehyung'un çenesini tuttu ve kafasını kaldırdı.
Taehyung
Kalp atışını hissettim. Gerçekten çok hızlıydı.
Jungkook
Seninkide öyle.
Jungkook, tavşan dişleri ile kocaman gülümsedi. Daha sonra Taehyung'un belini kavradı ve kendine doğru çekti. Taehyung ilk başta şaşırdı ama sonra ellerini Jungkook'un göğsüne koydu. Jungkook, Taehyung'un dudaklarına yaklaşmaya başladı. Taehyung da Jungkook'un onu öpeceğini düşünüp gözlerini yumdu.