İçeriğe geç

Same Love Diffrent Universe

Bölüm 32 · 4 dk okuma

Same Love Diffrent Universe

Bölüm 32

Part 4

Dylan

Jungkook! Burda mısın?!

Jungkook ve Taehyung Dylan'ın seslenmesi ile kendilerini toparladılar.

Taehyung

Ben artık gitmeliyim. Sonra görüşürüz

Jungkook

Pekala görüşürüz.

Taehyung'un ayrılması ile Dylan geldi.

Dylan

Kocaman evde seni kaybettim sandım. Nerelerdeydin?

Jungkook

Biz Taehyung ile biraz dolaşıyorduk.

Dylan

Ahh doğru ya. Öyle söylemiştim. Neyse seni bulduğuma göre artık gitsek iyi olur.

--Bekleyin...

Jungkook ve Dylan duydukları tanıdık ses ile sesin geldiği yöne doğru baktılar. Bu Taehyung'un babası Seokjin'di.

Seokjin

Jungkook yeteri kadar sende kalmıştır diye düşünüyorum.

Dylan

Efendim buna hiç gerek yok. Evde boş yer vardı zaten.

Seokjin

Ben Jungkook'u kendi isteğim ile misafir etmek istiyorum.

Dylan

Peki efendim nasıl isterseniz.

Seokjin

Sen artık gidebilirsin Dylan. Yakında görüşürüz.

Dylan

Peki efendim. Görüşürüz.

Dylan, Seokjin ile Jungkook'a el sallayıp oradan uzaklaştı. Seokjin, eliyle Jungkook'a komut verdi ve yürümeye başladı. Jungkook da Seokjin'nin arkasından gitti. Biraz yürüdükten sonra Hoseok ile karşılaştılar.

Hoseok

Lütfen burdan sonrasında beni takip edin.

Jungkook kafasıyla onayladıktan sonra Seokjin ile ayrıldılar. Bir süre Hoseok ile yürüdükten sonra sonunda bir odaya geldiler.

Hoseok

Burası artık sizin odanız. İyi akşamlar efendim.

Jungkook

İyi akşamlar Hoseok. Ve lütfen bana Jungkook de.

Hoseok

Ahh peki Jungkook.

Hoseok, gülümseyip Jungkook'a selam verdikten sonra odadan çıktı. Jungkook, Hoseok çıkar çıkmaz kendini yatağa saldı. Yatak gerçekten çok rahattı. Gözlerini yumdu. Tam o sırada da aklına Taehyung geldi. Gerçekten çok güzel ve çok yakışıklıydı. Eğer Dylan gelmeseydi az daha o güzel dudaklarını dahi öpecekti. Sıkıntı ile nefes verdikten sonra yataktan kalktı ve camın önüne geldi. Camdan dışarı baktı ve Taehyung'u gördü. Cam tamda Taehyung'un odasına bakıyordu. Taehyung, uyumaya hazırlanıyordu. Üstündeki rahatsız kıyafetleri çıkarıp bir süre odada üstsüz şekilde dans etti. Jungkook ise büyülenmiş şekilde onu izliyordu ve istemsizce gülümsedi. Taehyung elini beline koydu ve bir süre belini ovuşturdu. Ardında da kendini yatağa saldı. Jungkook sonunda gözlerini pencereden çekti ve perdeleri kapattı. Gülümseyerek tekrar yatağa yattı ve kısa süre sonra da uyuyakaldı.

Jungkook, kapının çalma sesi ile gözlerini açtı.

Dylan

Jungkook! Benim.

Jungkook hemen ayağı kalktı ve üstünü giyindi. Ardından hızlıca kapıyı actı.

Dylan

Günaydın.

Jungkook

Günaydın

Jungkook kenarı çekilip Dylan'a geçmesi için yer açtı. Dylan içeri girip yatağa oturdu.

Dylan

Vay canına. Çok şanslısın. Biri bana gelip "Kim Seokjin'in evinde kalıcaksın" dese kalp krizi geçirirdim herhalde.

Dylan yataktan kalkıp pencereye doğru ilerledi. Bahçeye bakarken Taehyung'u gördü. Taehyung yavaşça camı açtı ve önüne bir sandalye çekip dışarıyı seyretmeye başladı. Bir süre sonra da gözlerinden yaşlar süzüldü ve yüzünü ellerinin arasına aldı.

Dylan

Taehyung yine ağlıyor.

Jungkook, Taehyung'un ağladığını duyunca hızlıca pencerenin önüne geldi.

Jungkook

Ne?! Nerde?!

Dylan, ilk başta Jungkook'un paniklemesine şaşırdı. Daha sonra ona komik geldi ve güldü.

Dylan

Sakin ol dostum. Muhtemelen düğün yüzündendir.

Jungkook

Hiç babası ile konuştun mu?

Dylan

Bak bu benim haddimi aşar, tamam mı? Aile arasındaki bir şey. Hem Taehyung içinde iyi olucaktır.

Jungkook

Sana konuştun mu dedim?

Dylan

Hayır. Hiç konuşmadım.

Jungkook hızlıca odadan çıktı. Dylan Jungkook'un arkasından bakakaldı ve ardından gülümsedi.

Taehyung kapının çalması ile gözyaşlarını sildi. Oturduğu yerden kalkıp kapının arkasına geçti ve başı eğik bir şekilde kapıyı açtı. İçeri giren kişinin Jungkook olduğunu görünce kapıyı hızlı ve sessiz bir şekilde kapatıp kilitledi. Jungkook'a sarıldı.

Taehyung

Sen miydin? Ödümü kopardın.

Jungkook karşılık verip sıkıca Taehyung'a sarıldı.

Jungkook

Merak etme benim.

Taehyung geri çekildi. Başı hala yere eğikdi. Jungkook, Taehyung'un çenesini tutup başını kaldırdı.

Jungkook

Neden ağlıyorsun?

Taehyung

Sadece korkuyorum. Cihaz tamir olmadan önce evlenirsem diye. Ve seni bir daha göremeyecek olma korkusu da var.

Jungkook

Eğer cihaz tamir olduğunda evlenmiş olursan seni yinede alırım. Sensiz hiçbir yere gitmem ben.

Taehyung gülümsedi ve başını olumsuz anlamda salladı. Hızlıca Jungkook'a yaklaştı ve dudaklarına yapıştı. Jungkook, Taehyung'un belini kavradı ve karşılık verdi. Öpüşürlerken kapı çaldı.

Hoseok

Taehyung bey. Sofra hazır efendim.

Jungkook ve Taehyung durdular. Taehyung ağzını eliyle sildi.

Taehyung

Birazdan gelirim Hoseok. Sen gidebilirsin.

Hoseok

Peki efendim.

Hoseok'un gidiş sesi duyulduktan sonra Taehyung Jungkook'a doğru döndü ve gülümsedi. Jungkook da tavşan dişleri ile kocaman gülümsedi.

Taehyung

Peki senin burda ne işin var?

Jungkook

Dün baban gelip beni burda misafir etmek istediğini söyledi. Şu odada kalıyorum.

Jungkook eliyle karşı pencereyi işaret etti. Taehyung tekrar gülümsedi.

Taehyung

Demek ki babam seni sevmiş. Bu duyduğum en güzel haber.

Jungkook

O zaman bu düğünü iptal edebilirim anlamına mı geliyor?

Taehyung

Galiba... Ama şimdi ikimizinde kahvaltı için gitmesi gerekiyor.

Taehyung, parmağı ile Jungkook'un burnuna dokundu. Jungkook tekrar kocaman gülümsedi. Taehyung odanın kapısının kilidini yavaşça açtı. Daha sonra da kapıyı açtı ve birlikte kahvaltıya gittiler.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.