İçeriğe geç

Saklı zamanlar

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Saklı zamanlar

Bölüm 7

Geçmişin gölgesinde

Anahtar, elimde bir sır gibi ağırlaşmıştı. Onu tutarken, her geçen saniye, geçmişin derinliklerine biraz daha yaklaşıyordum. “Zamanın ötesinde bir bekleyiş…” O yazı, her adımda kafamda yankılanıyordu. Anahtarı tutarken hissettiğim yoğunluk, beni biraz daha derinlere çekiyordu. Bu kadar basit bir anahtarın, bu kadar büyük bir sırrı çözebileceğini nasıl düşünebilirdim ki? Ama şu an, başka bir seçeneğim yoktu. Bu anahtar her şeyin kilidi gibiydi.Malikanenin içindeki karanlıkta ilerlerken, o eski taşlardan birinin altındaki gizli odanın varlığını daha çok hissediyordum. İlk başta, taşların etrafında oluşan hissiyatı ciddiye almadım. Ama şimdi, her şeyin bir anlamı olduğu kesinleşmişti. Evet, bu anahtar o odaya açılan kapıyı açacaktı.Adımlarımı hızlandırdım, kapıdan geçen her saniye beni daha fazla tedirgin ediyordu. Yavaşça, elimi taşın altına yerleştirdim ve onu kaldırdım. Altındaki zemin, eski bir kapıydı. İçimi derin bir korku sarmıştı, ama aynı zamanda içimde bir merak vardı. Bu oda, bu malikanenin geçmişinin en gizemli kısmıydı. Şimdi, sonunda buradaydım.Anahtarı kapının kilidine soktum. Kilit, dönmekte biraz zorlandı ama sonunda açıldı. Kapı, gıcırdayarak aralandı ve içerisi karanlık, dar bir geçit gibi görünüyordu. İçeri adımımı attım. Derin bir nefes aldım, her şeyin sonunda beni bu anahtarla karşılayacak olan sırrı keşfedeceğimizi hissettim.Geçit, beni büyük bir odaya yönlendirdi. Odaya girdiğimde, her şey daha da kararmıştı. Birden, bir ışık kaynağı beliriverdi. O ışık, tam karşımda eski bir sandığın üzerinde yanıyordu. Sandığın üstünde başka bir yazı vardı. Bu yazı, bana adeta çağrı yapıyordu: "Her şey burada başlar, Lara."Sandığı açtım ve içinden eski bir harita çıktı. Harita, tam anlamıyla İstanbul’un eski mahallelerini gösteriyordu. Fakat haritada bir nokta daha vardı: "İstanbul'un kalbinin derinliklerinde bir yer…" Bu yazı, bana önceki mektuplardan birini hatırlattı. “Beni bulmanızı istiyorum, Lara. Beni bulmadan önce, deniz kenarındaki eski taşları incele.” O taşlar… Bu haritada işaretli yer, tam da o taşların olduğu noktaydı.Bir şey vardı, harita tam olarak neyi gösteriyordu? Belki de Elif’in yazdığı her şeyin başlangıcına yaklaşıyordum. Bu yolculuk, bana kaybolmuş bir aşkı ve bu aşkın neden yarım kaldığını anlatacak, belki de Mert’in kaybolan geçmişine dair çok daha fazlasını öğretecekti. Ama burada, bu sandıkta ne vardı? Gerçekten her şeyin başlangıcını mı işaret ediyordu?Yavaşça haritayı katladım, cebime koydum ve geri dönmeye karar verdim. Fakat bir şey vardı. Bir adım attım ve aniden arkada bir ses duydum. Hafif bir hışırtı. Arkamı döndüm, ama kimseyi göremedim. “Beni izliyor musunuz?” diye sordum, ama sesim yine havada kayboldu. Yavaşça ilerledim, fakat bu sefer bir his vardı. Bir şekilde bu evde, bu eski malikanede ben yalnız değildim.O andan itibaren, adımlarım her geçen saniye daha da ağırlaştı. Geçmişin ve bugünün birbirine karıştığı, bir kaybolmuş zamanın izlerinin arandığı bu yolculukta, artık tek bir şey kalmıştı: Cevapları bulmak için her şeye rağmen ilerlemek. Ve bir gün, kaybolan zamanın tüm izlerini takip edeceğim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.