İçeriğe geç

Saklı zamanlar

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Saklı zamanlar

Bölüm 6

Zamanın kıyısında

Evin her köşesi, bana adeta geçmişin bir yansımasını sunuyordu. Yavaşça, sabahın ilk ışıklarıyla aralanan pencerelerden içeri sızan güneş, odadaki eski tozların dansına ışık tutuyordu. Ama içimdeki karanlık, dışarıdaki aydınlıktan çok daha yoğun hissediliyordu. Malikane, sanki bir zamanlar burada yaşanmış ama şimdi kaybolmuş her şeyin kokusunu taşıyor gibiydi.Masanın üzerindeki belgeleri inceledikçe, içimde bir şeyler canlanıyordu. Bu belgeler, sadece kaybolan bir aşkı değil, aynı zamanda yıllardır göz ardı edilen bir sırrı da barındırıyordu. Elif’in yazdığı her kelime, bana daha fazla soru işareti bırakıyordu. “Her şeyin sonu burada başlıyor,” demişti. Ne demekti bu? Ve bu cümle beni neden bu kadar etkiliyordu?Birden, içeriye bir rüzgar girdi ve pencereden uçan eski bir kağıt, masanın üzerine düştü. Hemen elimi uzatıp onu aldım. Bu, diğerlerinden farklıydı. Hem yeni, hem de daha net bir şekilde yazılmıştı. Yavaşça okumaya başladım.“Beni bulmanızı istiyorum, Lara. Beni bulmadan önce, deniz kenarındaki eski taşları incele. Orada seni bekliyorum.”Adımımı atarken bir anda bir ses duydum, kapının hafifçe çırpıldığını ve ayak seslerinin beni izlediğini fark ettim. Yavaşça arkamı döndüm. Hiç kimse yoktu, ama bir his vardı. Sanki biri gözlerimi izliyordu.Büyük bir kararsızlıkla odadan çıkıp evin iç kısmına doğru ilerledim. İçerisi kararmıştı; evin her köşesindeki eski mobilyalar, uzun yıllardır unutulmuş gibi duruyordu. Ama bu eski taşların arasında, hala bir şeyler vardı; bir şeyler beni bulmaya çağırıyordu. Adımlarım, beni bilinçaltımın yönlendirdiği yere götürüyordu.Malikanenin mutfağına girdiğimde, duvarın kenarına yerleştirilmiş eski bir taş gördüm. Taş, hiçbir şekilde dikkat çekici değildi. Ama onun etrafındaki diğer taşlardan çok farklıydı. Elimi dikkatlice üzerine koyduğumda, taşın yerinden oynadığını fark ettim. Hafifçe ittiğimde, taşın altından bir kutu çıktı. Kutu, eski zamanlardan kalma bir sandık gibi ağırdı ve üzerinde bir yazı vardı: "Zamanın ötesinde bir bekleyiş"Kutuyu açtım. İçinde eski bir anahtar vardı. Sadece bir anahtar, ama o anahtar bana her şeyi anlatacak gibi hissediyordum.Birden, her şeyin anlamı yerine oturdu. Mektuplar, belgeler, taşlar ve şimdi bu anahtar… Hepsi bana bir şey anlatıyordu. Bu anahtar, geçmişin kapılarını açmak için gerekli olan tek şeydi. Elif’in sırrını, Mert’in peşinden gitmeyi, ve en önemlisi kaybolan zamanın derinliklerine inmeyi başarmalıydım. Ama bir şey vardı… Mert. O anahtarla neyi açmam gerekiyordu? Nerede bulmalıydım?İçimdeki endişe, beni daha hızlı hareket etmeye zorluyordu. Her şey, tüm bu taşların, belgelerin ve mektupların arasındaki gizemi çözmek için doğru bir zamanı bekliyordu. Şimdi, anahtarın neyi açacağını bulmalıydım. Bu yolculuğun sonuna yaklaşmak, bir şeylerin çözüleceğini hissetmek, beni daha da ileriye itiyordu.Ama nerede başlayacaktım? Taşların üzerindeki yazı bana bir şeyler söylüyordu. "Zamanın ötesinde bir bekleyiş..." Bu bekleyişin sonu neydi? Geçmişin sırrına ulaşmak için son adımı atmam gerekiyordu. Ve o an, her şey bir araya gelecekti

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.