İçeriğe geç

SAKLI MAÇ

Bölüm 51 · 2 dk okuma

SAKLI MAÇ

Bölüm 51

Bölüm 51

Poyraz, Pars’ın o muzip ve sınır tanımaz teklifi karşısında ne diyeceğini bilemeyip kızarırken, göz ucuyla koridora bakan ağır ahşap kapının kulpuna takıldı. Metal kol milim milim aşağı iniyor, menteşeler hafif bir gıcırtıyla içeriye doğru aralanıyordu.

Poyraz’ın gözbebekleri dehşetle büyüdü. Ne Pars’ın eğlenen bakışlarını düşünecek hali kalmıştı ne de verecek bir cevabı. Refleksle yerdeki havlusunu kaptığı gibi parmak uçlarında fırladı ve iki adımda en uçtaki buğulu camlı duş kabinine dalarak kapıyı ardından hızla örttü.

Pars ise arkası kapıya dönük olduğu için hareketi son anda fark etmişti. Yüzündeki o serseri sırıtış yerini şaşkınlığa bıraktı; Poyraz’ın bu derece kontrolsüzce kaçışına anlam veremeyerek başını çevirdi.

"Nereye be—"

Pars’ın cümlesi dudaklarında donakaldı. Çünkü soyunma odasının aralanan kapısından süzülen o tanıdık, ince ses doğrudan boş alanda yankılandı:

"Pars? Burada mısın?"

Gelen Selin’di.

Kapıyı hafifçe itip içeri doğru yarım bir adım atmış, pembe ojeli tırnaklarıyla kapı pervazını kavramıştı. Gözleri boş banklarda ve askılarda gezindi; nihayet beline doladığı havluyla ve çıplak göğsüyle soyunma odasının ortasında dikilen Pars’a kilitlendiğinde Selin’in dudakları memnun bir tebessümle kıvrıldı.

"Sonunda buldum seni," dedi Selin, içeri tamamen adım atmaya yeltenerek. "Herkes yemekhaneye geçti bile. Sen hâlâ burada oyalanıyor musun?"

Duş kabininin buğulu camının arkasında, sırtını buz gibi fayansa dayamış halde duran Poyraz nefesini ciğerlerine hapsetti. Kalbinin gürültüsü su borularının sesinden bile daha baskındı. Selin’in erkekler soyunma odasına kadar burnunu sokması bardağı taşıran son damlaydı ama çıkaracağı en ufak bir çıtırtı, ıslak zeminde az önce başlayan o fısıltılı konuşmayı ve aralarındaki sırrı yerle bir edebilirdi.

Pars bir saniye bile duraksamadan hemen toparlandı. Yüzündeki o gevşek, şakacı ifadeyi anında silip yerini her zamanki o buzdan örülü, kimseyi yanına yaklaştırmayan mesafesine bıraktı. Kollarını çıplak göğsünde kavuşturup bir adım öne çıktı; Selin’in daha fazla içeri girmesini engellercesine bakışlarını kızın gözlerine dikti.

"Selin, erkekler soyunma odasına böyle paldır küldür girilmeyeceğini öğrenemedin mi?" dedi Pars, sesi nemli odada bir kılıç gibi keskin ve soğuk tınlayarak. "Koç Demir ya da çocuklardan biri çıplak yakalansaydı ne yapacaktın?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.