İçeriğe geç

SAKLI MAÇ

Bölüm 5 · 3 dk okuma

SAKLI MAÇ

Bölüm 5

Bölüm 5

İkinci katın ahşap zemininde yankılanan ayak sesleri, koridorun en ucuna yaklaştıkça daha da boğuk bir hâl alıyordu. Pars önde, Poyraz hemen bir adım gerisinde; aralarında tek bir kelime bile geçmeden 204 numaralı kapının önüne vardılar.

Kapının pirinç numaralığı hafifçe kararmıştı. Pars anahtarı kilide sokup çevirdi; mekanizmanın kuru gıcırtısı ikisinin de gergin sinirlerine battı. Kapı içeriye doğru açıldığında karşılarına çıkan oda, iki kişilik sade bir kamp odasından fazlası değildi: Karşılıklı iki dar tek kişilik yatak, ortada küçük bir ahşap komodin, duvara yaslanmış iki kapaklı eski bir dolap ve çam ağaçlarına bakan geniş bir pencere.

Pars içeri girip spor çantasını sağdaki yatağın üzerine gelişigüzel fırlattı. Poyraz ise kapıyı arkasından sertçe çekip kapattı; kilidin yerine oturma sesi odadaki klostrofobik havayı anında ikiye katladı.

"Soldaki benim," dedi Poyraz, ses tonundaki sertliği gizleme gereği duymadan. Çantasını diğer yatağın kenarına bıraktı.

Pars arkasını dönüp ellerini eşofmanının ceplerine soktu. Omuzlarına dökülen koyu renk saçları dağınık bir gölge gibi yüzünü örtüyordu ama aralarından dik dik bakan siyah gözleri fazlasıyla netti. Soluk tenindeki keskin hatlar, odanın loş ışığında daha da belirginleşmişti.

"Bana emir verme, Aksoy," dedi Pars alçak, kışkırtıcı bir sesle. "Burası senin şov yaptığın saha değil. Sınırını bil."

Poyraz dudak bükerek bir adım öne çıktı. "Sınır mı? Otobüste üzerime çullandığın andan beri sınır falan kalmadı. Koç’un bu saçmalığına katlanıyorsam takımın hatrına katlanıyorum. Yoksa seninle aynı odanın havasını solumak bile midemi bulandırıyor."

Pars alaycı bir şekilde tek kaşını kaldırdı, ardından aralarındaki mesafeyi hiçe sayarak Poyraz’a doğru iki ağır adım attı. Aralarında neredeyse otobüsteki kadar az bir boşluk kalana dek durmadı. Boyları birbirine eşitti; Poyraz geri adım atmayı reddedip çenesini yukarı kaldırdı, yeşil gözlerinde katıksız bir öfke parlıyordu.

"Midini bulandırıyorsa çek git," diye fısıldadı Pars. Sesi tehlikeli bir sakinlikteydi, dudakları Poyraz’ın yüzüne o kadar yakındı ki kelimeleri teninde hissediliyordu. "Kapı orada. Ama biliyorsun, gidersen korktu derler. Kaçtı derler."

"Senden mi korkacağım?" Poyraz öfkeyle Pars’ın omzuna sert bir el koyup onu geri itmeye çalıştı. "Sen sadece başkalarının gölgesinde yaşayan, egosu tavan yapmış bir zavallısın."

Pars geriye sendelemek yerine, Poyraz’ın omzundaki elini bileğinden kavradı. Tutuşu demir gibi sertti; parmakları Poyraz’ın nabzının attığı noktayı sıkıca bastırdı. Poyraz bileğini kurtarmak için hamle yaptı ama Pars onu kendine doğru sertçe çektiğinde ikisinin de göğüsleri birbirine çarptı.

Nefesleri birbirine karıştı. Odaya çöken sessizlikte yalnızca ikisinin hiddetle inip kalkan göğüslerinin sesi duyuluyordu.

Göz göze geldikleri o saniyede, ikisi de birbirlerinin nefretinin altında ezilen tuhaf, açıklanamaz bir elektriği yeniden hissetti. Pars’ın bakışları bir saliseliğine Poyraz’ın hızlı hızlı nefes alan dudaklarına, oradan da yeniden hırsla kısılan yeşil gözlerine tırmandı. Poyraz’ın bileğindeki baskıyı azaltmadı ama parmaklarının altındaki sıcaklık avucunu yakıyordu.

Kapı aniden dışarıdan üç kez sertçe çalındı.

İkisi de sanki ceryana kapılmış gibi anında birbirinden koptu. Poyraz elini hırsla geri çekip geriye doğru bir adım attı, üzerindeki siyah tişörtü düzeltirken soluklarını kontrol altına almaya çalıştı. Pars ise arkasını dönüp pencereye doğru ilerledi, boynundaki damarlar gerginlikten zonkluyordu.

"Poyraz? Orada mısın?"

Dışarıdan gelen ses Derin’e aitti. Hemen ardından Selin’in huzursuz mırıltısı duyuldu: "Pars, kapıyı açar mısın? Eşyalarınızı yerleştirdiniz mi?"

Poyraz kapıya doğru bir adım atmadan önce durdu, omzunun üzerinden Pars’a baktı. Pars camın yansımasından Poyraz’ın yüzüne bakıyordu; gözlerinde öfkenin bile örtemediği karanlık, tekinsiz bir meydan okuma vardı.

Bu oda, kapısı her kapandığında ikisini de boğacak bir tuzağa dönüşmek üzereydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.