İçeriğe geç

Sahte Romeo

Bölüm 8 · 6 dk okuma

Sahte Romeo

Bölüm 8

Havada ki Hakikat

Dedem babasının her zaman kendisine; ‘ Olacak her şey, olacağı yere varır. Yaşanacak her şey, o an geldiğinde yaşanır. Değiştiremezsin.’ Dermiş. Bu sözü anneme söylerken duymuştum. Ne demek istediğini anlamamıştım o zamanlar. Çünkü daha 14 yaşındaydım. Ama yıllar geçtikçe ne demek istediklerini anlamıştım. Hele ki şimdi.

Ayla’nın kuzeni buluştuğumuz da ilk izlenimim çocuk okuduğu bölüm ile alakası yoktu. Çok farklıydı. Ben daha çok rahat giyinen birisini bekliyordum ama tam bir beyefendiydi. Biz masaya gittiğimiz de ayağa kalktı ve kibar bir şeklide ‘Hoş geldiniz’ demişti. Yahu kimin yanına gelmiştik biz?

Gülümsemeye devam ederek; “Dediğiniz kişiyi baya araştırdım ve çok önemli şeyler öğrendim.”

Ayla; “Merakta bırakmada anlat o zaman.”

“Tamam, o zaman. Şimdi kendisi ailesinin tek çocuğu değil. İkiz kardeşi varmış zamanın da ve o kızmış ama bir araba kazası sırası vefat etmiş. Ve ikiz kardeşi dışında ama bir ablası var ama babaları bir anneleri farklı kız babasının ilk evliliğinden.” Dedikten sonra susmuştu. Bir sure bekledik ve;

“Devam etsene başka bir şey var mı?” Demiştim. Ama sanırım sesim fazla yüksek çıkmıştı. Çünkü hem o hem de çevredekiler korkmuştu. Utanmıştım bundan dolayı.

“Aa şey aslında Ayla sen Süleyman diye birisinden bahsettin. Onu tam araştıramadım ama öğrendiğim çok önemli bir şey var.” Tereddütle konuşuyordu ve ben ona beklenti ile bakıyordum. En önemli detayı öğrenmem gerekiyordu.

“Şey az önce bahsettiğim babaları farklı olduğu kız bahsettim ya onunla. Süleyman dediğiniz kişinin annesi ile bu kız kardeş yani Aslan ve Süleyman üvey kardeş sayılırlar.”

“Ne yani bu yüzden mi iyi anlaşamıyorlar?”

“Aslında ondan değil. Dedim ya ikiz kız kardeşi varmış ve vefat etmiş diye. O kız araba kazasında öldüğünde arabanın içinde Süleyman da varmış. Ki arabayı kullanan kişi de Süleyman’ın amcasıymış. Amcası sarhoşmuş ve Süleyman’ı evlerine götürüyormuş ve kaza olmuş. Tabii bu olay olduğunda hem Süleyman hem de ölen kız daha 6 yaşındaymış. Yani Aslan pek anlamasa da Süleyman’ın bir suçu yok ki amcası da yıllardır hapiste.”

Biraz durup;

“Dahası da var. Tam 5 sene önce Aslan hırsızlığa başlamış. Ve bunu suçunu Süleyman’a atmış siz o zamanlar birlikteymişsiniz. Sonra aklanmış Süleyman ama Aslan için aynı şey söylenemez. O beladan belaya koşturup duruyor.” Sustu ve uzun bir süre konuşmadık.

“İkizi çok uzun bir süre kavgalıydı zaten ama Süleyman onun arkasından hiçbir zaman yanlış bir hareketini veya sözünü duymadım. Gerçi Aslan’ı tanımıyorum. Ama Süleyman hep doğruları söylediğini düşünürüm.” Demiştim.

“Zaten öyle okul dönemlerinde veya başka zamanlar da Süleyman hakkında ne kadar yanlış haber var ise bunların hepsinin arkasında Aslan var. Sanırım gururuna yediremediği başka şeyler de var.”

Sormak istemiştim ama konuşmamıza izin vermemişti. Ama aynı şey Aslan için geçerli değil demek ki. Her ikisinin de yanlış bir şey yapmasını engellemek gerekiyor ama nasıl? Birisi ile hiç iletişimim yoktu. Diğeri ise beni hayatından çıkarmıştı. Uzaklaşmıştık birbirimizden. Şimdi ne yapmalıydım. Aslan ile yakın olmak istemiyorum ki ben. Ayla’nın kuzeni işi olduğu için gitmişti. Bizde sessiz bir şekilde oturuyorduk.

“Her ikisinin de yanlış bir şey yapmasını engellemek istiyorum ama yapamayacağımı biliyorum.”Dedim

Ayla inanmayan gözlerle bana bakarak; “Emin misin bundan?”

Kaşlarımı çatarak; “Nasıl yanı? Biri benden ayrıldı. Diğeri ile hiçbir şekilde yan yana gelmek istemediğim birisi. Yani olmayacak bir durum. Sen neden sordun ki?”

“Ayla dediklerin doğru ama büyük bir hakikati unutuyorsun. Biri senin için yaşıyor diğeri ise senden uzak durmak için çırpınıyor?”

“Ne? Ne diyorsun sen?”

“Süleyman senin için yaşıyor. Aslan ise senden uzak durmak için elinden geleni yapıyor. Bunu neredeyse herkes anladı.”

“Aslan benden uzak durmaya mı çalışıyor ama neden? Onunla hiçbir alakam yok ki benim.”

“Sen fark etmesen de o seni seviyor ya da hoşlanıyor. Yıllardır sen Süleyman’ı seviyorsun diye senden uzak duruyor. Bunu sen hariç herkes anladı.” Göz devirerek konuşmuştu.

“Bundan emin misin? Benim onunla konuşmam bir elin parmağını geçmez ki konuştuğumuz zamanlar da hep yanımızda Süleyman vardı. Onun dışında hiç konuşmadık biz.”

Bu doğruydu. Ben asla onunla konuşmamıştım. Gözüm de hiçbir zaman tek birisi olarak görünmemişti ki az önce Ayla’nın kuzeni de anlattıklarından sonra hislerim onaylanmış oldu.

“Olabilir ama Süleyman ile de yakın olmak istemediğini söylemiştin. Eğer Aslan ile yakınlık sağlayabilirsen ikisini de durdurabilirsin. Bunu ancak sen yapabilirsin Ayla. Ben veya herhangi birisi değil sen yapabilirsin. Eğer pişman olmak istemiyorsan yapmalısın.”

Beni ikna etmek istediğini biliyordum ve bende kendimi ikna etmek istiyordum ama bu durum benim için çok zordu. Ben kendimi hiçbir zaman istemediğim bir şey için zorlamamıştım. Şimdi de zorlanacaktım ve elime iyi bir sonuç geçmesinden şüpheliydim. Oflayıp;

“Ne yapmalıyım o zaman. Nasıl yaklaşacağım Aslan’a?”

Ayla gururla gülümsedi; “Sosyal medya’dan baya baktım. Nelerden hoşlanıyor, neler yapıyor? Diye. En çok hayvanlarla ilgileniyor ve kayağa bayılıyor. Birde şu olay var.” Deyip telefonunu bana uzatmıştı. Yanında orta yaşlı birisi ile instagram’a koyduğu fotoğraftı. Elime alıp bakarken;

“Kim bu?”

“Babası.”

“Ne babası mı?”

“Evet babası. Babası doktormuş ve senin babanla birlikte çalışıyor. Büyük bir ihtimalle tanışıyorlar.” Şoka girmiştim. Ailem Aslan’ın ailesi ile tanışıyordu. Ama ben bunu yeni öğrenmiştim.

“Yani babamla konuşmam gerekiyor.”

“Evet, konuşsan iyi olur.” Demişti umut eder gibi. Evet, konuşacaktım ama direk söylersem kabul etmezlerdi. O yüzden bizimkileri bira dediklerini yapıp onları yavaş yavaş ama bir o kadar da hızlı bir şekilde ikna etmem gerekiyordu. O yarış öncesinde Aslan’ı ikna edip geri çekilmesini sağlamalıyım. Derin nefes alıp verdim.

“Tamam, o zaman yapacağım biraz zor olacak ama yapacağım.” Dedim gülümsedim. Ayla’da gülümsedi ve;

“Yapabileceğini biliyorum arkanda olduğunu biliyorum ama bu süre içerisinde sadece telefonda mesajlaşsak iyi olur. Biliyorsun beni birçok şey biliyorum ve sana, kızlara anlattığımı herkes az çok tahmin ederler. O yüzden mesajlaşalım sadece olur değil mi?”

“Olur olur sıkıntı değil ama sen iyi misin? Rengin attı. Bir şeyler olduğu belli lütfen anlat.” Dedim anlatmayacağını biliyordum. Ayla kendi hakkında bir şey anlatmazdı. Huyu buydu. Kendi konusunda konuşmayacağını bildiğimden ısrar ediyordum.

“İyiyim sadece şu Aslan ve Süleyman’ın olayından etkilendim sanırım. Çok karmaşık ve kötü bir durum. Etkilendim ondan.”

Gülümsedim; “Etkilenmemek elde değil. Gerçekten kötü bir durum. Ama bazı durumlar değiştirebiliriz. Geçmişe bir şey yapamayız ama geleceğe çokta güzel şeyler yapabiliriz. Bunu unutma. Birbirimize destek olalım gerisi olacak.” Dedim. Birbirimize destek olmamız gerekiyordu. Ve bana destek olacak kişiler vardı. Ve bunu kaybetmek istemiyordum.

Gülümsedi ve; “Her zaman destek olacağım.” Dedi. İşte beklediğim cevap buydu. Birbirimizi bırakmamıştık.

“Hadi o zaman evlerimize geçelim. Biliyorsun yapacak çok işimiz var.” Dedim kaşlarımı kaldırarak. Ayla benim yüzüme dikkatle bakarak gülmeye başladı. İstemsiz kahkaha atmıştım bende. Gerçekten de normal bir durumda değildik. Ama yapabilecek bir durumumuz yoktu. Gülümsememizi bir son verip hesabı ödemiş ve eve yol almıştık. Tabii buradan çok uzun sürecekti ama yapabilecek bir şey yoktu.

Eve varışım tam tamına 1 saat sürmüştü. Sadece şu otobüs yolculuğu insanı yoruyordu. Tabii eve vardığımda annem de babam da evdeydi. Annem mutfaktaydı yanına gülümseyerek gittim ve arkasından sarıldım. İşte adım adım ilerlemeye başlamıştım. Bizimkilerden bir şey istersem onlara tatlı tatlı davranmam gerekiyordu.

Annem gülümseyerek;

“Bugün iyi geçti sanırım.” Dedi. Ondan ayrılıp;

“Aslında çok yorucu geçti. Sanki lisedeymişiz gibi bir sürü ödev verdiler. Kısa sürede yapmak zorundayım.”

“Yapabileceğini biliyorum ve yaparsın.”

Gülümsedim ve ; “Bu gün ne yemek var. O eller hangi güzel yemeği yapacak?”

Göz devirerek; “Akşam babamın iş arkadaşları geliyor o yüzden masayı donatacağım.” Dedi

Kaşlarımı çatıp; “Kim geliyor?” Merak etmiştim.

“Doktor arkadaşı. Adını söyledi ama unuttum soyadı Soylu. Artık geldiğinde öğreniriz kim olduğunu.”

“Alp Soylu mu? Hatta oğlu var Aslan Soylu” dedim şaşkınlıkla

“Aynen Alp Soylu. Sen nereden biliyorsun?”

“Hiç hiç tahmin ettim.” Dedim. Fırsat ayağıma gelmişti resmen. Bunu kullanmam gerekiyordu.

YENİ BÖLÜM İLE KARŞINIZDAYIM. UMARIM BEĞENİRSİNİZ. LÜTFEN BEĞENİ CVE YORUMLARINIZI EKSİK BIRAKMAYIN. SİZLERİ SEVİYORUM.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.