İçeriğe geç

Sahte hayat

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Sahte hayat

Bölüm 3

Sıradaki sensin

“Yüklediğim 2. fotoğrafı referans alarak yüzümü ve tüm doğal yüz hatlarımı kesinlikle değiştirmeden koru. Fotoğrafı, 1. görseldeki gibi karlı, sinematik ve soğuk tonlu bir atmosfere dönüştür.

Arka plana donmuş bir göl, hafif sisli hava, uzakta ahşap bir dağ evi ve yumuşak şekilde yağan kar ekle. Işık yumuşak ve doğal olsun, kış gün batımı hissi versin. Renk tonları soğuk mavi ve beyaz ağırlıklı olsun.

Kıyafetimi açık krem/bej tonlarında, kürk detaylı kışlık bir mont gibi düzenle. Başımda siyah bir başörtüsü kalsın. Fotoğraf profesyonel, gerçekçi ve yüksek çözünürlüklü olsun. Yapay veya abartılı görünmesin, doğal ve gerçekçi dursun

Kâğıdı elimde tutarken birkaç saniye boyunca hareket edemedim. Üzerindeki iki kelime gözlerimin önünde tekrar tekrar beliriyordu. “Sıradaki sensin.” Defne arkamdan yanıma geldi ve kâğıdı elimden aldı. Okuduğu anda yüzü bembeyaz oldu. “Bunu kim yazdı?” diye sordum. Defne cevap vermedi. “Defne?” “Bilmiyorum.” “Ama korktun.” “Çünkü bu ilk kez olmuyor.” Ona döndüm. “Ne demek ilk kez olmuyor?” Defne kâğıdı buruşturup cebine koydu. “Buradan çıkalım.” “Hayır. Bana ne olduğunu anlatacaksın.” “Lina, burada anlatamayacağım.” “Neden?” Defne kapıya baktı. “Çünkü duvarların bile kulağı var.” Bu cümle beni daha da tedirgin etti. Yine de onun peşinden çıktım. Koridorda yürürken etrafımıza bakıyordum. Birkaç öğrenci yanımızdan geçti. Her şey normal görünüyordu ama artık hiçbir şey bana normal gelmiyordu. Sanki herkes bir şey biliyor, yalnızca ben hiçbir şeyden habersizmişim gibi hissediyordum. “Dün Arda benimle konuştu,” dedim. Defne bir anda durdu. “Ne söyledi?” “S uygulamasını biliyordu.” “Başka?” “Yeni öğrenciler için yapılmadığını söyledi.” Defne birkaç saniye boyunca sessiz kaldı. “Arda sana başka bir şey söyledi mi?” “Hayır.” “O zaman şanslısın.” “Neden?” “Çünkü Arda biriyle konuşmak istemiyorsa kolay kolay konuşmaz.” “Sen onu nereden tanıyorsun?” Defne cevap vermeden önce koridorun sonuna baktı. “Eskiden daha farklıydı.” “Nasıl yani?” “Daha konuşkandı. Daha normaldi.” “Ne değişti?” Defne'nin gözleri bir anlığına uzaklara daldı. “Kardeşi.” “Kardeşi mi var?” “Vardı.” Bu kelimeyi söylerken sesi çok kısıktı. Bir şey sormak üzereydim ama zil çaldı. Öğrenciler sınıflara doğru hareket etmeye başladı. Defne kolumdan tuttu. “Derse girelim. Sonra anlatırım.” Sınıfa döndüğümüzde Arda yerinde oturuyordu. Bize baktı ama hiçbir şey söylemedi. Ben de onun yanından geçip yerime oturdum. Öğretmen derse başladı fakat hiçbir şey dinleyemedim. Aklımda tek bir şey vardı: Arda'nın kardeşi. Defne'nin neden onun hakkında konuşmak istemediğini merak ediyordum. Dersin ortasında telefonum titredi. Ekrana baktım. S uygulaması açılmıştı. Yeni bir paylaşım vardı. “Bazı insanlar geçmişlerini saklamayı sever.” Altında bir fotoğraf vardı. Fotoğraf eski görünüyordu. Arda vardı. Yanında da daha küçük bir çocuk. İkisi birlikte gülümsüyordu. Fotoğrafın altında bir tarih yazıyordu: 12 Ekim 2025. Bir sonraki paylaşım geldi. “Bir yıl önce bugün.” Sonra bir tane daha. “Her şeyin başladığı gün.” Kalbim hızlandı. Ekranı kapattım. Tam o sırada arkamdan bir ses geldi. “Telefonunu kapat.” Döndüğümde Arda bana bakıyordu. “Ne?” “Uygulamayı.” “Neden?” “Çünkü ne kadar çok bakarsan, o kadar çok şey öğrenirsin.” “Ben zaten öğrenmek istiyorum.” Arda'nın yüzündeki ifade değişti. “Hayır. Henüz istemiyorsun.” “Bana ne olduğunu anlat.” “Anlatamam.” “Neden?” “Çünkü anlatırsam sen de bunun bir parçası olursun.” “Ben zaten parçasıyım.” Arda birkaç saniye bana baktı. Sonra önüne döndü. “Henüz değilsin.” Ders bitince Arda sınıftan çıktı. Ben de arkasından gitmek için ayağa kalktım ama Defne kolumu tuttu. “Yapma.” “Bırak.” “Lina, ciddi söylüyorum.” “Bana yardım etmiyorsun.” “Seni korumaya çalışıyorum.” “Neden?” Defne sustu. “Çünkü dün gece senin fotoğrafını gördüm.” Bir anda durdum. “Ne?” “S uygulamasında.” “Sen de mi gördün?” “Evet.” “Bana neden söylemedin?” “Çünkü korktum.” “Neyden?” Defne'nin gözleri doldu ama ağlamadı. “Çünkü fotoğrafın altında yazan cümleyi daha önce görmüştüm.” “Hangi cümleyi?” “'Yeni gelenler her zaman ilk hedef olur.'” İçimde kötü bir his oluştu. “Kaç kişi?” “Ne?” “Kaç kişi daha hedef oldu?” Defne cevap vermedi. Bu sessizlik cevaptan daha korkutucuydu. “Defne.” “Dört.” “Dördü de ne oldu?” “İkisi okuldan ayrıldı.” “Diğer ikisi?” Defne gözlerini kaçırdı. “Onlar hakkında kimse konuşmuyor.” O an koridordan bir ses geldi. Bir dolap kapağı sertçe kapandı. İkimiz de dönüp baktık. Koridorun sonunda Arda duruyordu. Bize bakıyordu. Sonra elindeki telefonu kaldırdı. Ekranına bir şey yazdı ve telefonunu cebine koydu. Benim telefonum aynı anda titredi. Ekranı açtığımda yeni bir paylaşım gördüm. “Üç kişi aynı sırrın peşinde.” Altında üç isim vardı. Lina. Defne. Arda. Bir sonraki satır ise daha da korkutucuydu. “Ama yalnızca biri gerçeği öğrenecek.” Defne telefonu elimden aldı. “Bunu görmemeliydin.” “Artık gördüm.” “Lina...” “Hayır. Artık kaçmayacağım.” Defne bana baktı. “Ne yapacaksın?” Telefonumu geri aldım. “S uygulamasının kimin tarafından yapıldığını bulacağım.” Defne başını iki yana salladı. “Bunu yaparsan başına iş açılır.” “Zaten açıldı.” Tam o sırada Arda yanımıza geldi. “Geç kaldınız.” İkimiz de ona baktık. “Ne için?” diye sordum. Arda cebinden küçük bir anahtar çıkardı. “Gerçeği öğrenmek için.” Anahtarı avucuma bıraktı. Üzerinde okulun logosu vardı. “Bu ne?” diye sordum. “Eski arşiv odasının anahtarı.” “Orada ne var?” Arda gözlerini üzerime dikti. “S uygulamasının başladığı günle ilgili bir kayıt.” “Neden kendin bakmıyorsun?” Arda'nın yüzü sertleşti. “Çünkü ben oraya bir daha girmeyeceğim.” “Neden?” Arda birkaç saniye sustu. “Çünkü kardeşimi son gördüğüm yer orasıydı.” Bu cümleden sonra koridorda sessizlik oldu. Ne Defne konuştu ne ben. Arda arkasını dönüp uzaklaştı. Avucumdaki anahtara baktım. Okulun eski arşiv odası... S uygulaması... Arda'nın kayıp kardeşi... Ve benim okula geliş nedenim. Bütün bunların birbiriyle bağlantılı olduğuna dair içimde korkunç bir his vardı. Fakat henüz bilmediğim bir şey vardı. O gece eve döndüğümde telefonumda yeni bir bildirim bekliyordu. S — Özel mesaj. Mesajı açtım. Tek bir cümle vardı. “Arşiv odasına gitme, Lina.” Birkaç saniye sonra ikinci mesaj geldi. “Çünkü orada bulacağın şey, neden bu okula gönderildiğini sana hatırlatacak.” Telefon elimden kaydı. Çünkü bunu yalnızca bir kişi biliyordu. Benim ailem.

Bölüm sonu

1 yorum