İçeriğe geç

Sahte hayat

Bölüm 19 · 4 dk okuma

Sahte hayat

Bölüm 19

Son gece

Annemin son cümlesi karanlığın içinde asılı kalmıştı. “Yarın gece sakın bana güvenme.” Ne demek istediğini anlamaya çalışırken telefonum yeniden aydınlandı. Ekranda tek bir mesaj vardı. “Yarın gece değil.” Bir sonraki mesaj birkaç saniye sonra geldi. “Bu gece.” Kalbim hızlandı. “Mert...” “Gördüm.” Arda bilgisayarın başına geçti. “Sistem yeniden aktif.” Ekranda kırmızı bir uyarı belirdi. “GERİ SAYIM BAŞLADI.” 05:59:59 “Altı saatimiz var,” dedi Arda. “Neye?” “Bilmiyorum.” Mert ekrana yaklaştı. “Bir dosya açılmış.” Dosyanın adı yalnızca bir sayıdan oluşuyordu. 00. Tıkladığında ekrana eski bir video geldi. Görüntüde çocukluğumdan kalma bir oda vardı. Odayı hemen tanıdım. Eski evimizdeki odam. Kameranın karşısında küçük halim oturuyordu. Yanında Mert ve Emir vardı. Üçümüzün yüzünde ciddi bir ifade vardı. Küçük halim kameraya baktı. “Eğer bunu izliyorsanız, demek ki her şeyi unutmuşum.” Mert'in sesi kayıttan geldi. “Bunu gerçekten yapmak istediğine emin misin?” Küçük halim başını salladı. “Evet.” “Neden?” “Çünkü biri bizi izliyor.” Ekrandaki görüntü bir anda değişti. Bir bilgisayar ekranı göründü. ADMIN_00. Küçük halim konuşmaya devam etti. “Bu sistemi ben oluşturmadım.” Mert'e baktı. “Bunu onlar oluşturdu.” Emir'in sesi duyuldu. “Kim onlar?” Küçük halim cevap vermeden önce kameraya yaklaştı. “Bunu henüz bilmiyorum.” Video birkaç saniye dondu. Sonra yeniden başladı. “Bildiğim tek şey şu: İçimizden biri onların tarafında.” Ekran karardı. Mert bana baktı. “İçimizden biri...” “Evet,” dedim. “Peki kim?” Tam o sırada telefonum titredi. S uygulamasında yeni bir mesaj vardı. “Bunu zaten biliyorsun.” Altında dört isim belirdi. MERT. EMİR. ARDA. LİNA. İsimlerin yanında küçük işaretler vardı. Üçünün yanında soru işareti vardı. Benim ismimin yanında ise kilit simgesi. “Ben neden kilitliyim?” Arda cevap verdi. “Çünkü sistem seni kullanıcı olarak tanımlıyor.” “Yani?” “Diğerlerinden farklısın.” Mert bana baktı. “Lina, çocukken bu sistemi senin geliştirmiş olabileceğini düşünüyorum.” “Ben on iki yaşındaydım.” “Bazen bir şeyi başlatmak için yaş önemli değildir.” Annem sessizce konuştu. “On iki yaşındayken bilgisayarlara karşı olağanüstü bir yeteneğin vardı.” “Bunu bana hiç söylemedin.” “Çünkü unutmanı istedim.” “Beni korumak için mi?” “Evet.” “Peki şimdi neden anlatıyorsun?” Annem gözlerimin içine baktı. “Çünkü artık seni koruyabileceğimi sanmıyorum.” Bu cümle beni susturdu. Saatlerdir anneme kızgındım. Ama ilk kez onun da korktuğunu fark ettim. Arda bilgisayarı gösterdi. “Yeni bir dosya açıldı.” Dosyanın adı: LINA_27. Dosyayı açtık. Videoda ben vardım. Bu kez daha büyüktüm. Yaklaşık on altı yaşındaydım. Kameraya bakıyordum. “Eğer bu kaydı bulduysan, artık son aşamadasın.” Bir süre sustum. “Benden önceki kayıtları gördün. Ama onların hiçbirinde asıl gerçeği anlatmadım.” Mert'in yüzü değişti. Videodaki ben devam etti. “Çünkü bunu sadece ben hatırlıyorum.” Kameraya yaklaştım. “Babamın kaybolduğu gece aslında ne olduğunu biliyorum.” Nefesimi tuttum. Videodaki ben konuşmaya devam etti. “Babam kaçmadı.” Annem gözlerini kapattı. “Onu biri götürdü.” Mert fısıldadı: “Kim?” Videodaki ben başımı çevirdi. “ADMIN_00.” Ekran bir anda karardı. Ardından yeni bir görüntü geldi. Babam bir odada oturuyordu. Karşısında annem vardı. İkisi konuşuyordu. “Lina öğrenirse her şey biter,” dedi annem. Babam cevap verdi. “Bir gün öğrenecek.” “Öğrenmemeli.” “Artık onu durduramayız.” Görüntü kesildi. Annem başını eğdi. “Bu konuşmayı hatırlıyor musun?” diye sordum. “Evet.” “Benden ne sakladınız?” Annem cevap vermedi. Mert ona baktı. “Lara, artık söyle.” Annem derin bir nefes aldı. “Babanı ADMIN_00 götürmedi.” Odadaki herkes sustu. “Ne?” “Baban kendi isteğiyle gitti.” “Yalan.” “Hayır.” “Bana yıllarca öldüğünü söyledin.” “Çünkü onun geri dönmesi seni tehlikeye atardı.” “Peki neden şimdi geri döndü?” Annemin gözleri doldu. “Çünkü seni buldu.” Tam o anda kapının dışında bir ses duyuldu. Birisi koridorda yürüyordu. Mert ışığı kapattı. Hepimiz sessizce bekledik. Kapı açıldı. Babam içeri girdi. Bu kez yüzünde korku vardı. “Lina.” “Ne oldu?” “Onlar buraya geliyor.” “Kim?” “ADMIN_00'ın gerçek sahipleri.” Arda hemen ayağa kalktı. “Kaç kişi?” Babam başını salladı. “Bilmiyorum.” Mert bilgisayara baktı. Geri sayım devam ediyordu. 02:14:36 “Ne yapacağız?” Babam bana baktı. “Sen karar vereceksin.” “Ben mi?” “Evet.” “Ne yapmam gerekiyor?” Babam cebinden küçük bir anahtar çıkardı. “Bu anahtarı S sisteminin merkezine takacaksın.” “Anahtar ne yapacak?” “Bütün sistemi sıfırlayacak.” “Sonra?” “Bütün kayıtlar silinecek.” “Benim anılarım da mı?” Babam başını salladı. “Evet.” Bir an sustum. “Başka seçenek var mı?” Babam cevap vermedi. Arda bilgisayara baktı. “Bir seçenek daha var.” “Neymiş?” “Sistemi kapatmak yerine devralabilirsin.” Mert hemen ona döndü. “Bunu yaparsa ne olur?” “Bütün sistem onun kontrolüne geçer.” “Bu güvenli mi?” “Bilmiyorum.” Annem bana baktı. “Lina, bunu yapma.” “Peki ne yapayım?” “Her şeyi sıfırla.” Telefonum titredi. Ekranda yeni bir mesaj vardı. “Annenin dediğini yapma.” Ardından: “Çünkü o hâlâ yalan söylüyor.” Sonra üçüncü mesaj geldi. “Gerçek ADMIN_00 karşında.” Telefonumun ekranı bir anda aynaya dönüştü. Ekranda kendi yüzümü gördüm. Ama yansımam gülümsüyordu. Ben gülümsemiyordum. Yansımam başını eğdi. Ve dudaklarını oynattı. “Beni hatırladın mı?” Geri çekildim. Mert telefonuma baktı. “Bu nasıl mümkün?” Yansımam konuşmaya devam etti. “Çünkü ben senin unuttuğun tarafınım.” Ekran karardı. Tam o anda sistemde yeni bir kayıt açıldı. “ADMIN_00: LINA.” Hepimiz donup kaldık. Babam bana baktı. “Artık gerçeği biliyorsun.” Ben ise yalnızca ekrana bakıyordum. Çünkü bütün gece aradığımız kişinin başka biri olmadığını anlamıştım. ADMIN_00 bendim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.