İçeriğe geç

Sahte hayat

Bölüm 18 · 4 dk okuma

Sahte hayat

Bölüm 18

Hatırlayanlar

Telefonumun ekranında beliren son cümleye uzun süre baktım. “Çünkü yarın seni hatırlayacaklar.” Bu cümle zihnimde dönüp duruyordu. Eski ev, babam, Mert, Emir, Arda, Mina ve S uygulaması... Her şey birbirine karışmıştı. Sanki hayatımın ortasında yıllardır kapalı duran bir kapı vardı ve ben artık o kapının anahtarını bulmuştum. “Lina?” Mert'in sesiyle başımı kaldırdım. “Ne?” “İyi misin?” “Hayır.” Mert yanıma yaklaştı. “Bunu tek başına çözmek zorunda değilsin.” “Ben neyi çözmeye çalıştığımı bile bilmiyorum.” Arda duvara yaslanmış bizi izliyordu. “Bence artık soru sormak yerine kayıtları takip etmeliyiz.” Ona döndüm. “Senin hakkında hâlâ şüphelerim var.” “Biliyorum.” “ADMIN_99 olduğunu söyledin.” “Evet.” “Sonra da bu hesabı benim oluşturduğumu söyledin.” “Çünkü gerçekten sen oluşturdun.” “Peki neden bana yardım ediyorsun?” Arda birkaç saniye sustu. Sonra cebinden eski bir fotoğraf çıkardı. “Bunu görmen gerekiyor.” Fotoğrafı elime aldım. Fotoğrafta ben, Mert, Emir ve Arda yan yana duruyorduk. Hepimiz gülümsüyorduk. Fotoğrafın arkasında bir tarih vardı. 27 Ağustos 2024. Fotoğrafa bakarken içimde garip bir his oluştu. “Sen o zaman bizi tanıyor muydun?” “Evet.” “Peki neden seni hatırlamıyorum?” Arda başını eğdi. “Çünkü o gece sadece senin hafızan değişmedi.” Mert sessizce konuştu. “Ben de bazı şeyleri hatırlamıyorum.” Mina şaşkınlıkla Mert'e baktı. “Sen de mi?” Mert başını salladı. “Evet.” Bir anda odadaki herkes sustu. Demek ki yalnızca ben değildim. Hepimiz geçmişimizden bir parçayı kaybetmiştik. “Bunu kim yaptı?” diye sordum. Arda bilgisayara döndü. “Bunu öğrenmenin bir yolu var.” “Nasıl?” “Yarınki kaydı bulacağız.” “Yarınki kayıt mı?” Arda bilgisayardaki klasörlerden birini açtı. Ekranda bir tarih belirdi. 27 Ağustos 2026. “Bu kayıt henüz oluşmadı.” Kaşlarımı çattım. “O zaman burada nasıl olabilir?” Arda ekrana baktı. “Çünkü S sistemi gelecekte gerçekleşmesi beklenen olayları önceden kaydedebiliyor.” Mert hemen itiraz etti. “Bu mümkün değil.” “Normal bir sistem için değil.” Arda'nın sesi sakindi. “Ama S normal bir sistem değil.” Annem sessizce konuştu. “Bunu size daha önce anlatmaya çalıştım.” Hepimiz ona döndük. “S ilk oluşturulduğunda yalnızca kayıt tutuyordu. Sonra insanların davranışlarını analiz etmeye başladı.” “Bizi takip ediyor.” “Takip etmekten daha fazlasını yapıyor.” Annem ekrana baktı. “Kimin kime güveneceğini, kimin nereye gideceğini ve insanların hangi kararları verme ihtimali olduğunu tahmin ediyor.” Mina'nın yüzü gerildi. “Yani bizi kontrol edebilir mi?” “Tam olarak kontrol edemez.” Annem başını iki yana salladı. “Ama insanları doğru karara yönlendirebilir.” Bu cümle beni düşündürdü. “Peki benim gelecekteki kaydımı nasıl oluşturdu?” Annem cevap vermedi. Mert bilgisayara baktı. “Çünkü o kaydı sistem oluşturmadı.” Hepimiz ona döndük. “Kim oluşturdu?” Mert gözlerini bana çevirdi. “Sen.” İçimde bir ürperti oluştu. “Ben mi?” “Evet.” “Ne zaman?” “Hatırlamıyorsun.” “Yine aynı şey.” Mert masanın altındaki çekmeceyi açtı. İçinden eski bir defter çıkardı. Defterin kapağında ismim yazıyordu. “Bu senin.” Defteri yavaşça elime aldım. İlk sayfayı açtım. Yazı bana aitti. “Eğer bu defteri bulduysan, demek ki planın ilk kısmı başarılı oldu.” Bir sonraki sayfayı çevirdim. “Birinci aşama: Hafızayı sıfırla.” Kalbim hızlandı. İkinci sayfada: “İkinci aşama: S sistemini uyandır.” Üçüncü sayfada: “Üçüncü aşama: ADMIN_00'ı ortaya çıkar.” Son sayfaya geldiğimde elim durdu. “Dördüncü aşama: Kendimi bul.” Defteri kapattım. “Bütün bunları ben mi yaptım?” Mert cevap vermedi. Arda konuştu. “Bence evet.” “Peki neden?” “Bunu öğrenmek için son kaydı bulmamız gerekiyor.” Tam o sırada koridordan bir ses geldi. Tak. Hepimiz sustuk. Tak. Bir kapı kapanmıştı. Mina fısıldadı: “Burada biri var.” Arda ışığı kapattı. Karanlıkta yalnızca telefonumun ekranı görünüyordu. Ayak sesleri koridorda ilerlemeye başladı. Yavaşça bize yaklaşıyordu. Sonra kapının önünde durdu. Kapı kolu aşağı indi. Mert kapının yanında bekledi. Kapı açıldı. Karşımızda babam vardı. Ama yalnız değildi. Yanında Emir vardı. Emir'i görünce olduğum yerde kaldım. “Sen...” Emir bana baktı. “Beni sonunda buldun.” “Bütün bunları neden yaptın?” “Seni korumaya çalıştım.” “Benden neden saklandın?” “Çünkü beni arayanların seni de bulacağından korktum.” Babam içeri girdi. “Artık saklanmanın anlamı yok.” “Ne oldu?” Babam bilgisayara baktı. “Yarın gece sistem kapanacak.” Mert şaşkınlıkla sordu: “Kim kapatacak?” Babam bana baktı. “Lina.” Şaşkınlıkla geri çekildim. “Ben mi?” “Son anahtarı sen oluşturdun.” Cebimdeki anahtarı çıkardım. Üzerinde küçük bir yazı vardı. “SIFIR.” Emir anahtara baktı. “Bu anahtar sistemi kapatmak için değil.” “Ne için?” “Unuttuğun her şeyi geri getirmek için.” Anahtarı avucumun içinde sıktım. “Yani bütün anılarım geri gelecek.” “Evet.” Mert bana baktı. “Ama bunun bir sonucu olabilir.” “Ne gibi?” “Hatırlamak istemediğin şeyleri de hatırlayacaksın.” “Ben gerçeği istiyorum.” Emir başını salladı. “O zaman yarın gece hazır ol.” “Neye?” “Hayatının en önemli gecesine.” Telefonum titredi. Ekranda yeni bir mesaj belirdi. “Kararı sen vermeyeceksin.” Bir saniye sonra mesaj değişti. “Kararı ben vereceğim.” Gönderen: ADMIN_00. Telefonumun ekranı karardı. Ardından okulun bütün ışıkları aynı anda söndü. Karanlığın içinde annemin sesi duyuldu. “Lina...” “Ne?” Annem birkaç saniye sustu. Sonra fısıldadı: “Yarın gece sakın bana güvenme.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.