İçeriğe geç

Sahte hayat

Bölüm 14 · 4 dk okuma

Sahte hayat

Bölüm 14

Eski ev

Ertesi gün boyunca aklımdan tek bir düşünce bile geçmedi. Dersler, öğretmenlerin söyledikleri, sınıftaki konuşmalar... Hiçbirini doğru düzgün duymuyordum. Aklım sürekli aynı yerdeydi. Eski evimizde. Merdivenlerin altında saklanan siyah kutuda. Ve yıllardır kayıp olduğunu düşündüğüm Emir'de. En kötüsü de Emir'in bana "Tek başına gel" demesiydi. Telefonumu cebimden çıkarıp mesajı tekrar tekrar okudum. Mesaj hâlâ oradaydı. Silinmemişti. "Yarın gece, eski evde." "Tek başına gel, Lina." "Çünkü sana bütün gerçeği anlatacağım." Mesajın altında Emir'in adı vardı. Ama gerçekten Emir olduğundan nasıl emin olabilirdim? Belki de biri onun hesabını kullanıyordu. Belki de S uygulaması yine benimle oynuyordu. Belki de bütün bunlar başından beri bir tuzaktı. Okul çıkışında Arda yanıma geldi. "Seninle konuşmam lazım." "Neyle ilgili?" "Bu gece." Bir an sustum. "Ben de gitmek istiyorum," dedi. "Hayır." "Lina..." "Mesaj açıkça tek başıma gitmemi söylüyor." "Tam olarak bu yüzden yalnız gitmemen gerekiyor." "Ya beni izliyorlarsa?" "İzlesinler." "Arda, anlamıyorsun. Bu kez mesele yalnızca benim değil." "Emir." Başımı salladım. "Emir." Arda birkaç saniye sustu. "Ben yıllardır onu bulmaya çalıştım. Şimdi karşımıza çıktıysa onu bırakmam." "Ya bu gerçekten bir tuzaksa?" "O zaman birlikte çıkarız." "Birlikte?" "Evet." Mina da yanımıza geldi. "Ben de geleceğim." Ona baktım. "Hayır." "Bu sefer beni durduramazsın." "Senin bu olayla ne kadar bağlantılı olduğunu bile bilmiyoruz." "Tam da bu yüzden gelmeliyim." Bir süre üçümüz sessizce birbirimize baktık. Sonunda başımı salladım. "Tamam. Ama annem gelmeyecek." Arda şaşkınlıkla baktı. "Neden?" "Çünkü annemin benden sakladığı bir şey var. Eğer gerçeği gerçekten öğrenmek istiyorsam, bu kez kendi başıma hareket etmeliyim." Akşam olduğunda eski eve doğru yola çıktık. Hava kararmıştı. Sokaklar her zamankinden daha sessiz görünüyordu. Eve yaklaştıkça içimde garip bir his oluştu. Sanki burayı ilk kez görmüyordum. Sanki bir zamanlar her köşesini biliyordum. Evin kapısının önüne geldiğimizde durdum. "Burada bir şey hatırlıyorum." "Neyi?" diye sordu Arda. "Kapının yanında küçük bir taş vardı." Mina etrafa baktı. "Şurada mı?" Parmağıyla duvarın dibini gösterdi. Taşı görünce kalbim hızlandı. "Evet." Taşın yanına çömeldim. Altında küçük bir anahtar vardı. Arda şaşkınlıkla bana baktı. "Sen bunu daha önce biliyor muydun?" "Hayır." "Ama buldun." "Hatırladım." Anahtarı elime aldım. Kapıya yaklaştırdım. Kilit açıldı. Kapıyı yavaşça ittim. İçeriden soğuk bir hava geldi. Evin içi yıllardır kimse yaşamıyormuş gibi görünüyordu. Mobilyaların üzeri örtülerle kaplıydı. Duvarlarda eski fotoğraflar vardı. Bir tanesine baktım. Ben. Mert. Emir. Üçümüz bahçede oturuyorduk. Fotoğrafın arkasında bir tarih yazıyordu. "12 Ekim 2024." Fotoğrafı elimden düşürecek gibi oldum. "Bir yıl önce." Mina fotoğrafa baktı. "Demek Emir'i o zamandan beri tanıyordun." "Sanırım." Arda başka bir fotoğraf aldı. "Burada dört kişi var." Fotoğrafa baktım. Ben, Mert, Emir ve... Bir kız. Yüzü çizilmişti. "Bu kim?" Mina fotoğrafı görünce geri çekildi. "Onu tanıyorum." "Kim?" Mina'nın sesi çok kısıktı. "Defne." "Defne'nin yüzünü neden çizmişler?" "Bilmiyorum." Tam o sırada üst kattan bir ses geldi. Tak. Hepimiz sustuk. Tak. Bir adım geri attım. Arda fısıldadı. "Burada biri var." Mert bize gelmemişti. Bu kez gerçekten yalnızdık. Arda önden ilerledi. Merdivenlere geldik. Üst kata çıkmak üzereyken telefonum titredi. S uygulaması açıldı. "Yanlış yere bakıyorsunuz." Ardından yeni bir mesaj: "Merdivenlerin altına bak." Başımı aşağı çevirdim. Merdivenlerin altında küçük kapı vardı. Çocukluğumdan hatırladığım kapı. Anahtarı çıkardım. Kapıyı açtım. İçerisi karanlıktı. Telefonumun ışığını açtım. Duvarlarda onlarca fotoğraf vardı. Benim fotoğraflarım. Mert'in. Emir'in. Annemin. Arda'nın. Mina'nın. Hatta okulda tanıdığım insanların bile. "Burayı kim yaptı?" diye fısıldadım. Arda fotoğraflara baktı. "Bizi yıllardır izliyorlar." Masada küçük siyah kutu duruyordu. Kutuyu görünce nefesim kesildi. "Bu." Arda bana baktı. "Açacak mısın?" "Sanırım." Kutunun üzerinde küçük bir harf vardı. S. Kapağı açtım. İçinden eski bir USB bellek, bir fotoğraf ve küçük bir kâğıt çıktı. Kâğıtta tek cümle vardı. "Gerçeği öğrenmek istiyorsan önce fotoğrafa bak." Fotoğrafı çevirdim. Fotoğrafta üçümüz vardı. Ben, Mert ve Emir. Ama fotoğrafın arkasında başka bir tarih vardı. "24 Ağustos 2026." Bugün. "Bu imkânsız." Arda fotoğrafı aldı. "Bugün çekilmiş." Mina USB belleği gösterdi. "Belki cevap oradadır." USB'yi bilgisayara taktık. Ekranda yalnızca bir video vardı. Dosyanın adı: "SON KAYIT." Videoyu açtım. Emir ekranda belirdi. Bu kez yüzü çok daha netti. "Lina, eğer bunu izliyorsan, sonunda kutuyu buldun." Nefesimi tuttum. "Bu videoyu sana yıllar önce bırakacaktım. Ama bunu yapamadım." Emir birkaç saniye sustu. "Çünkü seni korumak zorundaydım." Arka planda bir kapı sesi duyuldu. Emir başını çevirdi. "Vaktim az." Kameraya yeniden baktı. "S uygulamasını ben yapmadım." Arda bana baktı. Emir devam etti. "Onu sen yaptın." Başımı eğdim. "Ama sistemi ele geçiren kişi ben değildim." Ekranda bir dosya açıldı. "ADMIN_00'ın kim olduğunu biliyorum." Kalbim hızla çarpmaya başladı. Emir kameraya yaklaştı. "ADMIN_00 senin hayatındaki en güvendiğin kişi." Video aniden kesildi. Ekranda yalnızca tek bir kelime kaldı. "ARDA." Arda'nın yüzündeki ifade değişti. Ben yavaşça ona baktım. "Arda?" "Bu saçmalık." Telefonum titredi. S uygulaması açıldı. "Şimdi ona sor." Arda geri çekildi. "Lina, bana inan." "Ben..." Ne diyeceğimi bilmiyordum. Arda'nın gözlerinin içine baktım. O da bana bakıyordu. Sonra telefonumda yeni bir mesaj belirdi. "ADMIN_00 yanında." Ekranda bir konum açıldı. Konum, bulunduğumuz evi gösteriyordu. Ve hemen ardından yeni bir mesaj geldi. "Fakat Arda ADMIN_00 değil." Bir anlık sessizlik oldu. "Ne?" Ekranda ikinci bir isim belirdi. "ADMIN_00 — LARA YALIN." Annem. Sonra üçüncü mesaj geldi. "Arda sadece seni buraya getirmek için görevlendirildi." Arda'nın yüzü bembeyaz oldu. "Lina, yemin ederim bilmiyordum." Tam cevap verecekken evin üst katından bir ses duyuldu. Birinin merdivenlerden aşağı indiğini duyduk. Adımlar giderek yaklaşıyordu. Mina fısıldadı: "Burada yalnız değiliz." Son basamakta biri göründü. Karanlığın içinden yavaşça ortaya çıktı. Emir. Ama bu kez yüzünde hiçbir gülümseme yoktu. Bize baktı ve tek bir cümle söyledi: "Lina, annene sakın güvenme." Sonra gözlerini Arda'ya çevirdi. "Ve ona da." Arda donup kaldı. Ben ise iki kişinin arasında kalmıştım. Çünkü artık kime inanacağımı gerçekten bilmiyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.