İçeriğe geç

Sahte hayat

Bölüm 13 · 5 dk okuma

Sahte hayat

Bölüm 13

Annemin sakladığı gerçek

Kapı kolunun yavaşça aşağı indiğini görünce içgüdüsel olarak geriye doğru bir adım attım. Mert hemen önümde durdu. Arda da yanımıza geçti. Mina ise kapının diğer tarafına bakıyordu. Annem hiçbir şey söylemiyordu. Yüzündeki korku, kapının arkasında kimin olduğunu bildiğini açıkça gösteriyordu. Kapı açıldı. Ama kimse yoktu. Koridor tamamen boştu. Arda dışarı baktı. "Kimse yok." Mert hemen kapıyı kapattı ve kilitledi. "Bu mümkün değil," dedi. "Neden?" diye sordum. "Çünkü kapının önünde biri vardı." "Belki kaçtı." "Hayır." Mert telefonunu çıkardı. Ekranda S uygulaması açıktı. "Bak." Ekranda kapının önü görünüyordu. Az önce kapıya vuran kişi kamerada görünmeliydi. Ama görüntüde yalnızca biz vardık. "Bu nasıl mümkün?" Mert ekranı büyüttü. "Kamera kaydı değiştirilmiş." Arda başını salladı. "Yani biri sistemi uzaktan kontrol ediyor." Mert bana baktı. "Evet." Telefonum titredi. S uygulaması yeniden açılmıştı. "Kapıyı açmadığınız için teşekkürler." Altında yeni bir mesaj belirdi. "Şimdi annenize sorun." Annemin yüzüne döndüm. "Ne soracağım?" Ekrana yeni bir cümle geldi. "Emir kim?" Annem gözlerini kapattı. Bir süre cevap vermedi. "Anne." "Lina..." "Emir kim?" Annem sonunda başını kaldırdı. "Emir senin düşündüğün gibi biri değil." "Onu tanıyor musun?" "Evet." "Ne zamandır?" "Sen doğmadan önce." O an odadaki herkes sustu. "Ben doğmadan önce mi?" Annem başını salladı. "Emir senin hayatına sonradan girmedi." "Neden?" "Çünkü Emir benim kardeşimdi." Gözlerimi kırpıştırdım. "Ne?" Arda da şaşkınlıkla anneme baktı. "Senin kardeşin mi?" "Evet." "Benim dayım mı?" Annem başını salladı. "Emir benim küçük kardeşimdi." İçimdeki bütün sorular birbirine karıştı. "Öyleyse neden herkes onun kayıp olduğunu söylüyor?" "Çünkü yıllar önce ortadan kayboldu." "Ne zaman?" "Sen daha çok küçüktün." "Nasıl kayboldu?" Annem cevap vermeden önce Mert konuştu. "Çünkü S uygulamasını buldu." Annem Mert'e baktı. "Artık bunu söylememiz gerekiyor." Mert başını salladı. "Geç bile kaldık." Annem derin bir nefes aldı. "Emir, S sisteminin ilk kurulduğu dönemde bilgisayar kayıtlarını inceleyen kişiydi. Sistemin yalnızca öğrenciler arasında kullanılan basit bir uygulama olmadığını fark etti." "Neyi fark etti?" "Birilerinin insanların mesajlarını, fotoğraflarını ve sırlarını gizlice topladığını." "Kim?" "Başta bilmiyordu." "Sonra?" "Sonra öğrendi." "Kim olduğunu?" Annem başını salladı. "ADMIN_00." Odaya sessizlik çöktü. "Kimdi?" Annem gözlerini benden kaçırdı. "Emir onun kim olduğunu öğrenince kaçmak zorunda kaldı." "Kimdi?" "Bir süre sonra Emir bana ulaştı." "Sonra?" "Onu sakladım." "Nerede?" Annem cevap vermedi. Mert konuştu. "Eski evde." "Eski ev?" "Senin çocukluğundaki ev." Bir anda zihnimde bir görüntü oluştu. Küçük bir ev. Beyaz perdeler. Koridorda duran eski bir dolap. Ve merdivenlerin altında küçük bir kapı. "Orada bir oda vardı," dedim. Annem bana baktı. "Hatırlıyorsun." "Merdivenlerin altında." "Evet." "Emir orada mı saklandı?" Annem başını salladı. "Bir süre." "Ben onu gördüm mü?" "Her gün." "Nasıl olur da hatırlamam?" "Çünkü o günlerden sonra hafızanı değiştirmeye çalıştılar." "Kim?" "ADMIN_00." Mert araya girdi. "Ve bunu yapan kişi yalnız değildi." "Kim vardı?" Annem cevap vermeden önce bilgisayar ekranı kendiliğinden açıldı. Yeni bir mesaj vardı. "Annen yine eksik anlatıyor." Ardından: "Emir'i saklayan tek kişi annen değildi." Yeni bir isim belirdi. "MERT." Mert'in yüzü değişti. Arda ona döndü. "Sen de mi biliyordun?" Mert başını eğdi. "Evet." "Ne zamandır?" "Başından beri." "Ve bana söylemedin?" Mert bana baktı. "Seni korumak için." "Artık bu cümleden nefret ediyorum." Mert sustu. "Ben sana güvendim." "Biliyorum." "Çocukluğumdan beri seni tanıyormuşum." "Evet." "Emir'i de tanıyormuşum." "Evet." "Ve bütün bunları unutmuşum." Mert cevap vermedi. Tam o anda telefonum titredi. S uygulamasında yeni bir mesaj belirdi. "Hatırlamak istiyorsan, ilk sırra dön." Ekranda bir adres çıktı. Eski evimizin adresi. Kalbim hızlandı. "Oraya gitmemiz gerekiyor." Annem hemen karşı çıktı. "Hayır." "Neden?" "Çünkü orası güvenli değil." "Emir orada mı?" Annem sustu. "Anne!" "Hayır." "Yalan söylüyorsun." "Hayır, Lina." "Öyleyse neden korkuyorsun?" Annem gözlerimin içine baktı. "Çünkü oraya gidersen, o geceyi tamamen hatırlayacaksın." "Belki de bunu istiyorum." "Hayır." "Ben istiyorum." Mert bana baktı. "Ben de seninle geleceğim." Arda hemen konuştu. "Ben de." Mina da başını salladı. "Ben de." Annem çaresizce bize baktı. "Kimse anlamıyor." "Ne?" "Emir'i bulmak sorun değil." "Öyleyse sorun ne?" Annemin sesi titredi. "Sorun, Emir'i kimin sakladığı." "Sen değil misin?" Annem başını iki yana salladı. "Hayır." Mert'in yüzü ciddileşti. "Ben biliyorum." Hepimiz ona döndük. "Kim?" Mert birkaç saniye sustu. Sonra bana baktı. "Emir'i saklayan kişi..." Durdu. "Sendin." Kalbim duracak gibi oldu. "Ben mi?" Mert başını salladı. "Evet." "Bu imkânsız." "Hayır." "Ben daha çocuktum." "Tam da bu yüzden kimse senden şüphelenmedi." "Emir'i ben mi sakladım?" "Evet." "Neden?" Mert gözlerini yere indirdi. "Çünkü Emir'in yerini bilen tek kişi sendin." "Ve şimdi?" "Şimdi o yerin neresi olduğunu hatırlaman gerekiyor." Telefonum tekrar titredi. Ekranda tek bir cümle vardı: "İlk sırra dön." Altında eski evimizin fotoğrafı belirdi. Fotoğrafın üzerinde kırmızı bir işaret vardı. Merdivenlerin altındaki küçük kapı. Birden başım ağrımaya başladı. Gözlerimi kapattım. Ve bir anı geri geldi. Ben küçüktüm. Merdivenlerin altında duruyordum. Emir karşımdaydı. Elinde küçük siyah bir kutu vardı. "Bunu saklaman gerekiyor," diyordu. "Nereye?" "Kimse bulamayacak bir yere." "Annem bulursa?" "Annen biliyor." "Ya diğerleri?" "Onlara güvenme." "Kimlere?" Emir kapıya baktı. "Kimseye." Sonra bana küçük kutuyu verdi. "Bir gün biri sana S'nin ne olduğunu sorarsa..." "Ne diyeceğim?" "Hiçbir şey." Görüntü bir anda kayboldu. Gözlerimi açtığımda herkes bana bakıyordu. "Hatırladım," dedim. Mert hemen yanıma geldi. "Neyi?" "Emir bana bir kutu verdi." "Kutuyu nereye koydun?" Birkaç saniye düşündüm. Sonra cevabı biliyordum. "Eski evde." Annemin yüzü bembeyaz oldu. "Hayır." "Neden?" "Çünkü kutu hâlâ oradaysa..." Annem cümlesini tamamlayamadı. Mert tamamladı. "...ADMIN_00 da orayı biliyordur." O anda bilgisayar ekranı yeniden açıldı. Tek bir mesaj vardı: "Geç kaldınız." Ardından yeni bir görüntü geldi. Eski evimizin içi. Kamera yavaşça merdivenlere doğru ilerledi. Merdivenlerin altında küçük kapı açıldı. İçeride biri duruyordu. Yüzü görünmüyordu. Sonra kamera kişinin yüzüne yaklaştı. Hepimiz donduk. Mina'nın ağzından tek bir kelime çıktı. "Emir." Ekrandaki kişi kameraya baktı. Ve gülümsedi. Sonra görüntü kesildi. Telefonumda son bir mesaj belirdi: "Yarın gece, eski evde." "Tek başına gel, Lina." "Çünkü sana bütün gerçeği anlatacağım." Ve mesajın altında bir isim vardı. "Emir."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.