İçeriğe geç

Sahadaki Güneş

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Sahadaki Güneş

Bölüm 6

6. Bölüm : Fırın

Okuldan sonra grup her zamanki köşelerinde toplanmıştı.

Ama bu sefer ortam farklıydı.

Bora telefonu eline almış, ekranı Güneş’e doğru çevirmişti.

“Biz bir grup kurduk.”

Güneş kaşlarını çattı.

“Ne grubu?”

Yankı hemen araya girdi.

“Takım grubu değil.”

“Takım zaten var.”

“Bu daha özel.”

Emir sakin sakin açıkladı:

“‘Fırın’.”

Güneş boş boş baktı.

“Fırın ne?”

Atlas omuz silkti.

“Isı, baskı, stres… biz.”

Sarp ekledi:

“Ve içindesin.”

Güneş gözlerini devirdi.

“Ben niye fırına girdim?”

Bora sırıttı.

“Çünkü artık bizdensin Cem.”

Güneş bir şey diyemeden Bora telefonu açtı.

Ekranda grup mesajları vardı.

⸻

FIRIN 🔥

Bora:

Cem aramıza hoş geldin 😎

Yankı:

HOŞ GELDİN YENİ ATEŞ PARÇASI

Emir:

Kuralları sonra atarım.

Atlas:

Sessiz kalmayı öğren.

Sarp:

Sorun çıkarma.

⸻

Güneş ekrana baktı.

“Bu bir tehdit gibi.”

Yankı güldü.

“Biraz.”

Tam o sırada telefon titredi.

Yeni mesaj.

Ayaz gruba katıldı.

Bir anda ortam sessizleşti.

Güneş dondu.

Bora fısıldadı:

“Tamam… bu garip oldu.”

Ayaz mesaj attı.

Ayaz:

Ne bu çocuk oyunu?

Yankı:

SEN DE GELDİN KAPTAN 😭

Ayaz:

Çıkabilirim.

Atlas:

Gerek yok.

Emir:

Faydalı olabilir.

Sarp:

Kalsın.

Ayaz kısa bir süre sustu.

Sonra yazdı:

Cem.

Güneş telefona baktı.

Kalbi hafif hızlandı.

Yazdı:

Cem:

Ne var?

Ayaz:

Konuşmamız lazım.

Bora hemen Güneş’e döndü.

“Yandı bu iş.”

Güneş başını salladı.

“Ben hiçbir şey yapmadım.”

Yankı kahkaha attı.

“Bunu Ayaz’a anlat.”

—

Akşamüstü.

Okul çıkışı neredeyse boşalmıştı.

Güneş mesajı aldı.

Ayaz:

Çatıya gel.

Güneş derin nefes aldı.

“Harika…”

Çatı kapısını açtığında rüzgar yüzüne çarptı.

Ayaz oradaydı.

Kenar duvara yaslanmıştı.

Sessizdi.

Güneş yaklaştı.

“Ne istiyorsun?”

Ayaz dönmedi bile.

“Grup kurdunuz.”

“Evet.”

“Adı Fırın.”

“Evet.”

Ayaz hafifçe başını eğdi.

“Beni neden eklediniz?”

Güneş omuz silkti.

“Ben eklemedim.”

Ayaz ilk kez ona döndü.

Bakışı sertti ama bu kez farklıydı.

“Sen her şeye dahil oluyorsun zaten.”

Güneş sinirlendi.

“Bu benim suçum değil.”

Ayaz bir adım yaklaştı.

“Beni rahatsız eden şey bu.”

“Ne?”

“Sen.”

Güneş bir an durdu.

“Ben mi?”

Ayaz gözlerini kaçırmadı.

“Dünkü olay.”

Güneş anında gerildi.

“Yanlışlıkla oldu dedim.”

Ayaz başını salladı.

“Biliyorum.”

“Öyleyse problem ne?”

Ayaz cevap vermedi.

Sadece bir süre ona baktı.

Rüzgar ikisinin arasında sert esiyordu.

Sonra çok daha kısık bir sesle konuştu:

“Ben bir şeyi anlamadığımda sinirleniyorum.”

Güneş kaşlarını çattı.

“Bunu zaten söylemiştin.”

Ayaz bir adım daha yaklaştı.

“Ve seni anlamıyorum.”

Güneş yutkundu.

“Ne demek bu?”

Ayaz tam cevap verecekken…

Aşağıdan ses geldi.

“CEM! AŞAĞI GEL!”

Bora.

Yankı bağırıyordu:

“TOP OYNAYACAĞIZ!”

Ayaz gözlerini Güneş’ten ayırmadı.

“Bitmedi.”

dedi sadece.

Ve arkasını döndü.

Güneş olduğu yerde kaldı.

Kalbi yine o tanıdık hızdaydı.

Ama bu sefer farklıydı.

Çünkü Ayaz’ın “bitmedi” dediği şey…

maç değildi.

Bölüm sonu

2 yorum